Lafmacun.Org : Son Entryler http://www.lafmacun.org/ en son girilen entryler tr-TR agva http://www.lafmacun.org/entry/921918 şimdi gidiyorum oraya. begenirsem haber vericem. hadi bakalım. vlt http://www.lafmacun.org/entry/921917 very large telescope (vlt), çok büyük teleskop. <a href="http://www.lafmacun.org/bak/sili" title="şili">şili</a>’de bulunan dört adet dev teleskop. http://vstportal.oacn.inaf.it dunyayi eve getirmek deyimini uc canak antenle hayata geciren adam http://www.lafmacun.org/entry/921915 ne kadar da gereksiz bir adamdır tanrım.. ne zaman ki bir evin balkonunda 2-3 tane çanak anten görsem aklıma hemen o adamın pornocu olduğu gelir..çünkü hiçbir insan amerika'da yayınlanan ''bahçe düzenleme''siyle ilgili kanalı seyredicem diye evine çanak anten almaz..alsa alsa sabahtan akşama porno yayınlayan kanalları seyretmek için alır..oysa bunun cd'si var, interneti var, varoğlu var.. eşşeklik yapıp evine 3 tane çanak anten alanları değnekle kovalayasım geliyor..kahire seyahatimde çok kovaladım arapları elimde zopaynan.. maurice cesar joseph pelle http://www.lafmacun.org/entry/921914 maurice cesar joseph pelle,fransız asker.1863'de douai'de doğdu. i. dünya savaşı'ndan sonra çekoslavakya'ya gönderilen fransız yüksek komiseri olarak istanbul'a atandı.tbmm hükümeti'nin istanbul temsilcisi hamit hasancan ile sık sık görüştü. izmir'in kurtarılmasından sonra da mustafa kemal'le görüşmek üzere 18 eylül 1922'de izmir'e gitti. lozan barış konferansı'nın 23 nisan 1923'te başlayan ikinci bölümüne fransa delegesi olarak katıldı ve fransa adına lozan antlaşması'nı imzaladı. 1925'de tolon'da öldü. kriegsmarine http://www.lafmacun.org/entry/921913 1935 ile 1945 yılları arasında almanya deniz kuvvetlerine verilmiş olan addır. paul feyerabend http://www.lafmacun.org/entry/921912 avusturyalı filozof ve bilim felsefecisidir. dado topic http://www.lafmacun.org/entry/921911 2007 eurovision şarkı yarışması yarı finalinde hırvatistan'ı temsil eden şarkıcılardan biridir.yarışma da yarı finali gecememiştir. tatlisu http://www.lafmacun.org/entry/921910 balıkesir ilinin erdek ilçesine bağlı bir köydür.nüfüsü 1000 civarındadır. bilim cocuk http://www.lafmacun.org/entry/921909 tubitak ın cocuklar icin yayınladığı dergidir. osmantan erkir http://www.lafmacun.org/entry/921908 osman ve tan olarak iki farklı isme sahip olduğu sanılan ancak; osmantan olarak tek isme sahip yapımcı, sunucu. profesor quirrell http://www.lafmacun.org/entry/921907 j.k. rowling tarafından yazılmış harry potter serisinin karakterlerindendir. deniz gezmis http://www.lafmacun.org/entry/921905 <b>68'li darbeciler</b> 40. yılında 68 kuşağı konuşuluyor. yaşları 60-65 civarında olan "eski tüfekler", "bizim gençliğimizde..." diye başlayan ve gerçeklerle hiçbir ilgisi olmayan masallar anlatıyor. tarih, kocamış bir neslin nostalji arayışlarına feda edilemez. çünkü bu masalı dinlerken hasan cemal'in dün yazdığı gibi "alık gibi hep aynı filmi seyretmek zorunda mıyız?" sorusunu sormak zorunda kalıyoruz. masal, adı üzerinde sahte ve uydurma. ama çocuklara anlatılanlar gibi masum değil. bu masal, türkiye'nin 70'li yıllarda cinnet halinde yaşadığı 5000 insanın hayatına mal olan şiddetin arkasında duruyor. üstelik türkiye'nin kirli darbe tarihi bu masalla aklanıyor ve yeni darbelerin önüne halı gibi seriliyor. hasan cemal'in devamı geleceği anlaşılan dünkü yazısını herkes dikkatle okumalı. çünkü söyledikleri, her şeyden önce bir şahitlik. 68'i tam göbeğinde dolu dolu yaşayan hasan cemal bu şahitlikle, önümüze masalları değil gerçekleri koyuyor. 68 kuşağını, onun yalın biçimde anlattığı gibi, darbecilerin piyonları olarak tanıdığımız zaman bugün için çok önemli bir sonuca ulaşıyoruz: bugün aynı filmi yeni bir isimle vizyona sokmaya çalışan darbecileri nerede görsek tanıyacak hale geliyoruz. nato'ya girdikten sonra ordunun, türkiye'nin güvenliğini sağlamak gibi bir sorumluluğu kalmadı. nato şemsiyesi altında, soğuk savaş'ın irademizi aşan gergin ortamında cuntacılık modası başladı. 27 mayıs, cuntaların gelişip serpildiği toprağı verimli hale getirdi. ordu içinde, ordu imkânlarını kullanan sol tandanslı bir cunta, iktidara çok yaklaştı. bu yakınlığı kurabilmek için, özel harbin psiko-ideolojik teknikleri kullanıldı. 68 paris mayıs'ının verdiği ilhamla, gençler sokağa sürüldü. şiddet ortamı tırmandırıldı. amaç darbe şartlarını oluşturmaktı. şiddet olayları ile darbe arasındaki ilişkiyi kurmakta zorlananlara, bu dönemde banka soygunları ve adam kaçırmalarla tırmanan şiddetin, 12 mart'a yaklaşılan günlere tesadüf ettiğini hatırlatalım. kısaca birileri darbe hesabı yapıyor, gençler de bu hesaplara uygun olarak adam kaçırıp banka soyuyordu. hasan cemal'in dünkü yazısında verdiği örnekleri, zaman okuyucularının mutlaka okuması lâzım: "12 mart öncesindeki cuntacılık faaliyetlerine katılmış, o tarihlerde bizim gruba yakın duran, emekli deniz subayı erol bilbilik, irfan solmazer'i şöyle anlatır: "...bir ara irfan solmazer bana, 'erol, sen denizcileri ihmal etmişsin' dedi. kimi ihmal ettiğimi sorunca, sarp kuray'ı, deniz gezmiş'i ihmal etmişsin, hiç temas kurmamışsın. ama ben onlara istanbul'da, ankara'da mısır patlatır gibi bomba patlattırıyorum' dedi. 'başka ne yapıyorsunuz?' diye sorunca, irfan solmazer'in yanıtı şu oldu: 'deniz gezmiş'i, sarp kuray'ı filan oturtuyorum. amerikan büyükelçiliği'nin ön kapısının kurşunla taranmasına demokratik olarak karar veriyoruz. emri ben veriyorum. (deniz gezmiş, abd büyükelçiliği'ni tara ve yok ol!) diyorum. sarp kuray'a, (git şurayı bombala!) emrini veriyorum. bu işlerden orhan kabibay'ın mutlaka bilgisi vardı. dolayısıyla deniz gezmiş'i, sarp kuray'ı kullandılar. irfan solmazer 12 mart'a 24 saat kala almanya'ya uçuruldu. devrimci gençler kullanıldı. " bu satırlar, aslında 68 masalı'nın en yalın özeti. che guevara'yı hâlâ ermiş zannedenler, deniz gezmiş'lerin verdiği kavganın, cunta hesaplarının esaslı bir ayrıntısı olduğunu fark edemeyenler, bizi aynı filme mahkûm ediyorlar. doğrusu bu masalı bir kenara atıp, hasan cemal'in kurduğu şu köprü üzerinden etrafa bakmak. geçmişle bugün arasında hasan cemal'in kurduğu köprü sağlam bir köprü: "...darbe süreci kesilecek mi, yoksa akp kapatılarak başarıya mı ulaşacak, bilemiyoruz. kırk yıl önce deniz gezmiş'lerin devrimci heyecanını kullanarak,'onlara mısır patlatır gibi bomba patlattırarak' darbeye ortam hazırlamak isteyenler, bir süredir yine sahnedeler... " <b>mümtaz'er türköne</b> <b>16 mayıs 2008</b>, <b>zaman gazetesi</b> seth http://www.lafmacun.org/entry/921904 incil'de geçen bir karakter. faralya http://www.lafmacun.org/entry/921902 <a href="http://www.lafmacun.org/bak/kelebek+vadisi" title="kelebek vadisi">kelebek vadisi</a>'nden gidersiniz bu koye. cennet. hayata dair kic burkan detaylar http://www.lafmacun.org/entry/921900 bir sandalye üzerinde eğilip bükülerek -genelde bilgisayar başında- sabahlamak, kıl dönmesi, hemoroid gibi detaylar. harf oyunlu cinlikler sıçtırıyor adama. düşün artık nasıl büküyor. zamanı! sabah ezani http://www.lafmacun.org/entry/921899 eskiden uyanış zamanının habercisiydi. şimdi o uyanış asla gerçekleşmediğinden, evet. hayırlısı. cilgin buzdolapci http://www.lafmacun.org/entry/921898 kendisini ciddiye aldığımdan bu yana yazdıkları için sinirlenmiyorum. samimiyet http://www.lafmacun.org/entry/921897 buzdolabından yeni çıkarılmış buz olabilir. bir heves serinlemek istiyorsun, diline yapışıyor. samimiyeti zamanın kucağında bekletip bu arada hazırlanmak ve onu sonra kucağa almak. daha iyidir. derim ben kendimce. deicide http://www.lafmacun.org/entry/921894 death metal camiasına 1987 florida, abd’de giren deicide’ın ilk ismi «amon»du. amon adı ile 2 demo yayınladıktan sonra, 1990’da adlarını «deicide» olarak değiştirdiler ve çok geçmeden ilk albümlerini yayınladılar. grubun orjinal kadrosundan geriye sadece iki eleman kalmıştır: glen benton (bas/vokal)ve steve asheim (davul). glen benton’ın hristiyanlık ve dine olan karşıtlığı ve nefreti deicide’ın hristiyan/ateist fanları arasında her zaman bir tartışma konusu olmuştur. ilk 3 albüm «deicide» (1990), «legion» (1993) ve «once upon the cross» (1995) benton’ın satanizme olan eğilimi, neredeyse bir sekti anımasatacak öğeleri, anti-hristiyan mitler ve konsepti barındıran fikirleri bu albümlere yansımıştır. 1997’de çıkan «serpents of the light» albümünden itibaren daha sofistike bir anti-din kisvesine bürünmüşlerdir. deicide’ın 2008 itibariyle günümüze kadar yayınlanmış 9 albümü bulunmaktadır. grubun plak şirketi roadrunner records’dur. şu anki grup elemanları: * glen benton - vokal, bas (1987–…) * steve asheim - davul (1987–…) * jack owen - gitar (2005–…) eski grup elemanları: * brian hoffman - gitar (1987–2004) * eric hoffman - gitar (1987–2004) * ralph santolla - lead gitar (2005–2007), «till death do us part» session eleman * lance garrissiere - session gitar (2007-2008) tur elemanları: * dave suzuki - guitar (2004–2005) * seth van loo - vocals (2007), glen benton yerine * garbathy «yaha» - vocals (2007), glen benton yerine (van loo sonrası) diskografi: stüdyo albümleri: * deicide (1990) * legion (1992) * once upon the cross (1995) * serpents of the light (1997) * insineratehymn (2000) * in torment in hell (2001) * scars of the crucifix (2004) * the stench of redemption (2006) * till death do us part (2008) <a href="http://www.lafmacun.org/bak/copy+paste" title="copy-paste">*</a> profesyonel ates isteyici adamin haiz oldugu supersonik el cabuklugu http://www.lafmacun.org/entry/921893 "ateşini vercen mi?" samimiyetinde girilen olayın sonunu, ateş sıfatıyla verilen sigaradaki filtre kısmının sigarayı teslim alacak el için en uygun pozisyona getirilmesini sağlayan nitelik. eriyorum mnskym.