◊ bilgileri
◊ istatistikleri
◊ laflog
◊ kıymetlileri

◊ yayındaki entryleri
◊ yayındaki başlıkları
◊ son oylanan entryler
◊ en beğenilen entryleri
◊ en iğrenilen entryleri

◊ rss.xml
◊ laflog.xml

kahverengi cikolata

1.

ah ah nerde o eski bayramlar. eski bayramlar bi başkadır diyen teyzelere amcalara uyuz olurum. eski günleri severim fakat eski bayramları sevmem sırf bu teyzeler ve amcalar yüzünden. aslında eski günler bizdendir. sıcaktır, yakınımızdadır ama uzağımızdadır aynı zamanda. işte bunu seviyorum ben böyle konuşmayı seviyorum. beni ben yapan konuşmalardır bunlar. bi de bu bayramlarda hani çikolata uzatır ya misafirliğe gittiğiniz kişiler. ne misafirleri severim ne de misafir olmayı. ama ayrı bi havası vardır misafir olmanın. önemliymişsin gibi gelir. hiç konuşmassın normal zamanda ama misafir olduğun zaman konuşasın gelir, adeta bülbül kesilirsin. hani o uzatılan çikolatalar vardır ya işte ben o anlarda her zaman kahverengi olanı alır, yerim. çünkü tadı daha güzeldir. siyah öylemi hiçte sempatik olmaz. herkesin kahverengi olan çikolatayı almasına sinir olurum. onlar sadece bana aitmiş gibi gelir. hem kahverengi bizden biri gibidir. siyah öyle değildir son derece kıldır. hiç sempati duymam ona karşı. kızlar çikolata hastasıdır. mesela erkekler çikolatasız bi ömür boyu yaşar ama kızlar öyle değildir. feci derecede canları çeker bazen. hatta çıldırma noktasına gelirler çikolata yiyemezlerse. işte bunu anlamıyorum. çikolataya verdikleri değeri ona buna verselerdi hayatları çok daha güzel olabilirdi. ama tutturmuşlar çikolata diye. ne var ki yani anlamıyorum. anlayamıyorum. bazen çikolata adam olasım geliyor. hani bi masalda vardı, böyle çikolatadan bi ev vardı. ne de güzel bi evdir o. öyle bi evim olsa bi ömür mutlu mesut yaşarım. mutlu ve mesut sözleri yan yana gelmemelidir aslında. buna feci derecede karşıyımdır. bunun için uğraşırım, gösteriler düzenlerim yeter ki bu sözcükler yan yana gelmesin isterim. masadaki kırıntıların içine süpürüldüğü tabağa hep çok üzülmüşümdür. çok kötü bir şeydir bu, hiç kimse istemez üzerine kırıntı süpürülsün falan. yakışık almaz yani. evde sadece bana ait bi su fincanım var böle beyaz renkli bişe, işte ondan sadece ben içerim eve gelen misafir içerse feci bozulurum hemen bulaşık makinesine atarım onu sonrada söylenirim. bütün gün bilgisayar başında oyun oynayan insanlardan haz almam. kendisini ağırdan satabilen insanlara, (bu müthiş bir yetenek çünkü) çok büyük bir hayranlık duyuyorum. mesela ben yapamıyorum bunu, yapamıyorum işte hani allah vergisi derler ya öle bişe işte. bu allah vergisi lafını da sevmem. yani hani bazen diyorum ulan şu kıza böle davraniim de çok karizmatik olduğumu düşünsün falan diyorum ama olmuyor işte yapamıyorum. bende yok. ben yemek yapmıyorum çünkü ne zaman yemek yapmaya kalksam aygazda elimi yakıyorum parmaklarımdaki kıllar yanıyor buna sinir olurum ben. sonra kokar bi de bu kıllar. feci bi kokudur. yanmış tavuk gibi kokar. hiç haz almam açık sölüyorum. ben kendimi bildim bileli tırnaklarımı yerim okuyucu. çok kötü bi alışkanlıkmış gibi söylenirler bana ama öyle değil bence. yani doğal bişe bu en azından bana öle gelior. peki hangimiz market poşetlerini, yeri geliyor, çöp poşeti olarak kullanmıyoruz, hangimiz. minibüs şoförlerinin, yol kenarında duran, her kim olursa olsun, o kişiyi, potansiyel yolcu olarak görmeleri ne kadar huzursuz bi olaydır, bu arada potansiyel de ne iğrenç bi kelimeymiş, bir de o kişiye, yani potansiyele, korna çalmaları, cidden yasaklansın. çok çirkin bir şey. ne oluyor yani. sinir bozucu abicim. ben buradayım manasında. saçma! sanki ben seni görmüyorum. minibüs bekliyorsam görürüm. beklemiyorsam görmem gerekmez. o korna bana işlemez. neresinden bakarsan bak, saçma yani. hadi gel manasında. ben o halde beklerken kesinlikle kafamı çeviripte bakmam bile minibüse. bir de duruyorlar ya tam önünde. karşıya geçeceksin, geçemiyorsun. ille de alacak yani seni. resmen taciz ediyor. yasaklansın bu yasaklansın. gürültülü ortamlarda, insanın, cep telefonunu sanki çalıyor gibi hissetmesi, kim arıyor diye cebinden çıkarıp, cep telefonuna bakması, devlet tarafından engellensin. cim keri’yi sevmiyorum abi çok abartılı rol kesiyor diyenler hapse tıkılsın. hep problem çocuk olmak istedim ama olamadım. her zaman istemişimdir problem yaratayım biraz dikkat çekeyim falan ama hiç olmadı. bu yüzden hep üzülmüşümdür. hani bazı kalemler vardır ya içinde 3-4 tane rengi barındırırlar falan bu ne iğrenç bi kalem çeşididir. kalemsen tek rengin vardır yani niye bu kadar farklı rengi içinde barındırırsın ki, küçüklüğümden beri vardır bunlar ve her zaman tiksinmişimdir bu kalemlerden. ya insan sinir oluyor ama ya neden yani neden ulan! kalemin bi rengi olur bilirsin rengini ona göre hareket edersin. tiksinç yani. üzülüyorum, kaleme hakarettir bu. o gözükmek değil görünmektir. aman efendim ne fark eder ki sonuçta anlıyorsunuz ne demek istediğimi. biri demişti bana gözükmek değil görünmek diye. ulan bu tip insanlara feci kıl olurum hatanı düzeltirler falan. ne pis bi duygudur ya o an böyle eziliyorsun falan. iğrenç ya. düzeltme abicim beni istemiyorum yani. düzeltilmeyi sevmem. seveni de sevmem. bu insanlara kesinlikle güvenemezsin. yani ne olacağı belli olmaz. her an seni sırtından vurabilirler. güvenmeyin bu tip insanlara. bugün seni düzelten yarın öbür gün sana neler eder yani. bi düşünün derim. bazen barda çerez gelir böyle herkes soslu mısırı yemek ister, çerezi didik didik eder, bulur ve afiyetle yerler. ben her zaman komik bulmuşumdur bunu. hani bende soslu mısır severim ama insanlara karşı saygım vardır alırım 2 tane, 3 tane sonrasını onlara bırakırım. neden ki yani soslu mısırlar benimdir kimseye yar etmem olayı. çerezin içinden soslu mısır seçen insanlar ayıklansın ömür boyu hapse atılsın. bi dünya telefon hattı olan insanlardan biraz çekinirim. kocaeli ve sakarya’yı hep karıştırmışımdır. şimdi diyeceksiniz ne alaka lan denyo falan ama yani oluyor insanlık hali bi türlü alışamadım yani hep karıştırıyorum. o değilde sevgi aşk güzel olaylar bence. aslında çok kıskancımdır ama herkese kıskanç olmadığımı belirtirim. bu şekilde karizma olacağımı düşünürüm. bazen arkadaşlarınızla takılmaktasınızdır ama bi arkadaşınız sevgilisinide yanında getirmiştir ortamda onu kimse tanımaz falan. ortama sevgilisini getiren insanlardan aşırıcı derecede tiksinirim. mümkünse 5 yıl hapis cezası verilsin bu insanlara. o sevgilide sırf kıskandığı için giriyorsa ortama ona da 10 yıl verilsin. çok pis nefret kustum yalnız. kusmak lafı ne pis bi laftır ya. neyse okuyucu dikkat et kendine. hadi eyvallah…

   saigon   15.03.2008 - 14:55

yorumlar (yorum yok)

 
 

etiket bulutu