tren gara yanaşırken içim içime sığmıyordu. bin türlü çabalamayla kopardığım izin sonucunda o’nunla beraber konyaya gelmiştim, kimbilir kaçıncı kez..
trenden inip hemen valizi kaldığı eve bırakma telaşına düştük. zira vakit azdı. beraber geçireceğimiz her anı sayıyorduk. pazar sabahı olduğu için ortalık tenhaydı.
valiz teslimatı bittikten sonra ilk işimiz kahvaltı yapmaktı. zafer meydanının oralardaki efulim cafe’ye gittik. bizden başka kimse yoktu. iki kahvaltı tabağı söyledik. bakışmalar, konuşmalar, gülüşmeler... sonra birden irkildim. çalan tual’in kasım parçasıydı. kasım ayıydı ve kasım çalıyordu. birden parçanın melankolikliği sardı beni. içim ezildi, garip oldum. belki de başıma gelecekleri hissettim farkına varmadan o an. güzel geçen ve bana mutluluk vermesi gereken bir günü içimde sebepsiz bir hüzünle geçirdim...
şimdi ne zaman duysam bu parçayı, hep aklıma konyada bir pazar sabahı, efulim cafe ve yaptığımız kahvaltı geliyor.gözlerim doluyor..
ramiz
◊ bilgileri
◊ istatistikleri
◊ laflog
◊ kıymetlileri
gönderileri
◊ yayındaki entryleri
◊ yayındaki başlıkları
◊ son oylanan entryler
◊ en beğenilen entryleri
◊ en iğrenilen entryleri
rss izleme
1.
