dert fosseptiğine dönüştün sen artık laflog. alt yapısını tamamlamış bir belediye gibiyiz seninle. bak gene logum geldi.
güzel havaların insanı nasıl mahvedebileceğini anladım. cumartesi öğleden sonra çalışmama gibi pek alışkın olmadığım bir hoşluk var başımda bugün. hava da pek bir güzel. güneş bugün şey gibi.. reklamlardaki o turuncu kafalı çocuğun sevgilisine hazırladığı çiçeklerin üstüne kar yağınca, ısıtıcılarla karları erittiği gibi. şimdi bu benzetmede güneş turuncu kafalı çocuk mu oldu, ısıtıcılar mı? cümleyi tam oturtamadım sanki. her neyse.. e dedim ya fosseptik gibisin, loguyoruz. hava güzel, çalışmıyorum, derdim yok tasam yok, hayat niye bayram değil o zaman ulan! gidecek hiçbir yerim yok, yapacak hiçbir şeyim yok, görebileceğim tek bir arkadaşım bile yok. eve gidip yatarım mis gibi desem, evde gün var, çılgın kahkahalar atacak olan bir dolu komşu teyze var.
teyzelerin kahkahaları ile zeytinyağlı sarma ihtimalini kıyaslıyorum şu an kafamda. yok yok. manzara korkunç. ben yatıp bilgisayarım kucağımda free cell oynamak istiyorum, annemin gözlerindeki ? seni bok yiyen, sıştım ağzına millet gidince dur sen? bakışı bana acı çektiriyor.
sahile gidip denize karşı şeyedeyim en iyisi. oturayım. ama karadeniz bu mevsimde adama aldığı nefesi şaşırtır.
güzel havalar insanı mahvediyormuş işte. yapacak bir şeyi olmayan insanı dertli ediyormuş. içine dokunuyormuş.
etiketler: bos