sevgili laflog bıdısı,
gördüğün üzere çok dolmuşum belli ki. yaz yaz bitiremedim derdimi.
şimdi şöyle:
ben geçtiğimiz yaz bir dergide staj yaptım. üstelik okuduğum bölümle alakası yok iletişim mevzusunun. en azından basın yayın babında. yoksa her ortalama insan gibi iletişmek zorundasın illa ki.
neyse konu bu değil. ben dergiciliği öğrenmek istiyorum diyerek, muhteşem bir özgüvenle gittiğim iş görüşmesi sonucu kabul edilmiştim staja. üstelik editöre "baştan söyleyeyim, hiç deneyimim yok, fotokopi, printer bik bik cihazlarını kullanmaktan da hiç anlamam, o elinizdeki cv biraz yalan dolan" diyerek.
halbuki öz güvenin altında yatan, dokunsan yığılacak bir heyecandı. ne bilsindi ki adam ben fotokopicilerden birine girip, "abi be öğretsene şu cihazı bana, on liram var, biraz da faks çekelim" tarzı salak diyaloglar kurduğumu.
ya asıl mevzu bu da değil. asıl mevzu editör bana ne zaman "şunu yapabilir misin" diye sorsa ona "evet yapabilirim" demem. yani sıfır tereddüt, hiç duraksama... net "yapabilirim"
nah yapabilirim halbuki. ama "yapamam" diyemiyordum. verilen işi ne kadar bilmiyorsam o oranda sesim netleşiyordu "ya-pa-bi-li-rim"
halbuki soru yanlış. "yapabiliyor musun, yada deneyebilir misin yada denesen sence yapar mısın" gibi daha hedefe yönelik sorular gelse, böylesi iğrenç cevaplar vermezdim. ama soru "yapabilir misin?" nasıl denir ki "yapamam." diye. denmez. demedim de zaten hiç. hep yaparım dediim, hep o iş için ayrılacak sürenin on katını harcadım. ama yaptım
ne zaman editörün odasına çağrılsam gülerek çıkıyordum ordan.
"yapabilir misin"
"yaparım tabi, yapacağıma inanıyorum, bence yaparım"
odadaki muhabirler bakıyordu acaip acaip. adi fesatlar. ne düşünüyorlardı kim bilir!
yapabilir misin
yorumlar (4)
bence de yapabilirsin hocam, sorunun giriş gelişme sonucundan bağıntısız her işin üstesinden gelirsin. peki sana bi’ soru, yarın benim iki sınavım var, hiç uyumadan yapabilir miyim? diye soruyorum kendime, yapabilirim tabii diyorum. ama sonunda -genelde- yapamıyorum, ya da yapana kadar ayva göbeğimi -sözlük erkeklerine selam ederim. swh- çatlatıyorum. sonuç olarak, tee ilkin neden yılmıyorum ve yapamam lan deyip zıbarmıyorum? özgüven kadar öngörü de lazım halbuse şu fani dünyada öyle değil mi? ha hı?
plebisit 18.01.2008 - 03:32
özgüven kadar öngörü de lazım demek. sen çok zeki bir insanın bunu biliyor muydun? bu neden benim hiç aklıma gelmedi?
öngörü, öngörü, öngörü....
halbusu ben yumruğumu ısırarak ağlarım bazen duvara karşı, sessiz çığlıklar bik bik... böle şeyler.
evet ya öngörü. ben uyuyayım bunun üzerine.
öngörü tabi ya...
noluyo lan bırda. benim şimdi bu hafta 5 tane finalim var henüz çalışmaya başlamadım ben yapabilir miyim peki?
öngörü möngmörü bence sallanıyor bana bu 5 sınav el hareketi çekiyolar lan uzaktan gayrı.
ayrıca sen orda departmandın de mi beynimcan hehe.
şunu bilir şunu söylerim; bi kişinin işinin talaffuzunda departman kelimesi geçiyosa o büyük adamdır lan.
büyük adamsın lan beynim!
ahaha hahayt ne sandın, koskoca haber departmanındaydım. o kadar yoğundum ki habercilik dönemimde, kimseleri tanımadığım ofis ortamında sıkıntıdan tekerlekli sandalyeyle az hız yapmadım bi sağa bi sola. ya yaaa
beynim_zonkluyor 29.01.2008 - 15:30