Rivayet ul curcuna

şu anda çevrimdışı
kayıt: 24.01.2008 01:44
son giriş: 3 ay önce
son online: 3 ay önce
son entry: 3 ay önce
   

 gönderileri

yayındaki entryleri
yayındaki başlıkları
son oylanan entryler
en beğenilen entryleri
en berbat entryleri


yaprak yaprak

 

pencerem .. sonuna kadar açık

tatlı bir soğukluk var havada , odamda , tenimde ....

inceden yağmur çiseliyo

ve ben bilemediğim değerleri tartıyorum alkol dolu vücudumla

bir taraflar ağır basıyo

işin kötüsü hissetmeme rağmen kestiremiyorum hangisi , ne kadar , neden , ...

sigara ... az kaldı ..

ve yağmur hala çiseliyo

kan görmek istiyorum

kendi vücudumdan çıkanı

bolca

demir tadı olsun içinde

emmek sabaha kadar ünitelerce ....

ölmeden ölümü tatmak istiyorum

tuzlumu ek$imi ne$elimi merak ediyorum

ve sonra dirilip tam anlamıyla

hayatımı ona göre ya$amak ...

ne için ve ne kadar olduğuna benim karar vermemi istiyorum

ben yönetilmek yada yöneten olmak istemiyorum

halkaların dı$ında kalmı$ yeterince büyüklükteki tek zincir parçası gibi olmak ...

dünya gibi ..

sonsuz bo$lukta bağımsız ..

içi dolu olsun karı$ık ve karma$ık olsun

ama her$eyden bağımsız tek ba$ına ... dönüp durmak kendi eksenim etrafında ..

yağmur hala yağıyor ..

a$ağısı nerden baksan 15metre

yatır var apartmanın yanında

üzerinde belki asırlık bir ağaç

budanmı$ yıllar önce ...

ama yılmamı$

büyümekte hala

sorsan o da bilmiyor neden bir daha çabaladığını

büyüyo ...

nereye o da bilmiyo

büyüyo ...

imreniyorum o kadar umarsız olmaya

beceremiyorum

ve arttıkça farkındalıklarım dallarım soluyo renksiz renksiz ...

ve gitgide saydamla$ıyo ... '' farklı farklı ''

dü$ünüyorum ..

bir bedenlik daha yerim varmıdır acaba yatırın yanında

sığarmıyım acaba oralara

toprak kabul edermi dolu dolu kafamla

kussam dağa ta$a kızarlarmı acaba bana ...

bilemiyorum ...

umud ediyorum

mezarımda çicekler açmasın

bir filiz yeşersin

sonra biraz büyüsün

sonra yağmur yağsın şimdiki gibi

ye$illensin

biraz daha büyüsün

bir kök olsun

altında yatan atmayan kalbim ve diri dü$üncelerimi sarsın kökleriyle

biraz daha büyüsün

sonra gölge yapıcak kadar yapraklansın

güneşte serpilsin kızarmı$ yapraklarıyla

duygularımla beslenmi$ fikirlerimle yıllanmı$ olsun ...

midemin ortasından göklere kadar çıksın yemyeşil yapraklarıyla

açsın güzele , çirkine , iyiye , kötüye ....

ben beceremicem herhalde ...

o yapar belki

kıskanır yatırın üstündeki yandaki budanmı$ ağacı

biliyorum

beni sarmalamı$ ağacıda keserler bir gün ... '' ''zaten hep'' ''...

yaprak yaprak acı çekerim ...

yağmurlar bir daha çiseler belki üstümüze

''ağacıma ve bana''

bir daha bir umut verir belki tanrı

bak bu sefer olucak gibilerinden ...

sever o da oyun oynamayı benimle

bir parmak bal çalıp tuzlu ağzıma

bak bu daha güzel der gibi ...

sonra ...
sonrasını hiç çözemedim ...

çözersem bi gün belki inanırım ağacımın budanmayacağına ...

ve huzurlu olacağına uykumun ...

bu toprak bu bedeni sarmalamaz

istemez dı$lar ..

ve bir ziyan daha olur anti humanist , fa$ist sistemin zambak dolu bağrında

bir ceset...

hala ya$amakta ...

yapraklarıyla saydamla$a saydamla$a ...

dü$ünki ..

öyle bir yaprakki kızarmı$ güne$ten

o kadar tatlıki

kıskanırlar alıp kopartırlar dalından , aidiyetinden ...

öyle ya ... güzeli , iyiyi korumaya çalışırlar yatak altında rutubetlenmi$ , eskimi$ püskümü$ '''''içi bo$''''' defterlerin arasında karanlıkta , akıllarınca ...

ve yaprak .. buru$ur zamanla

sertle$ir

''kırılgan'' olur ...

bir nefese ihtiyacı vardır en derinden damarlarını ferahlatırcasına

tutarlar ucundan

kaldırırlar havaya

bakmaya çalışırlar bir daha

ve bir çıt sesi ...

düşer gözlerinin önünden aşağıya ....

bir de bakarsın eline

geriye kalmı$ bir sapı ...

öyle işte ...........

hayat bu

bıraksada dalında

rüzgar eser , yağmur yağar , hava soğur

yine dü$er o yaprak toprağa çamura .....

gülen oynayan çocukların bastığı yerlere

kendine has paradoksu kalır geriye toprağın altındakiyle ...

kalbim atmaz belki ama

ruhum acı çeker hala

bilmem kaçıncı boyutta

ve öldüremezler sindiremezler fikirlerimi felsefelerimi düşüncelerimi

onlar her '' baharda ''

yeşerir bir daha

ve teslim olur güneşin orospu gülü$lerine ..

yaprak yaprak ...

midemin ortasından çıkmı$ bedenimi sarmı$ kokleriyle ve de zihnimi ...

ve tanrı yine yağdırır yağmurunu besler köklerimi

verir bana en sıcağından güneşinin güleryüzünü

3 gün geçer 5 gün geçer ...

ve birileri geçerken yakınlarımdan

uzanır kolları yine o ağaca kızarmı$ yaprağı bir daha koparmaya

koparmasa ne olur

yine düşer o yaprak çamura toprağa

...


tanrı oynuo yine en sevdiği iki ihtimalli oyunuyla

kaybettirmek ve kaybettirmek ...

ağzıma bir parmak bal çalıp

tuza boğmalarıyla .......

......

yapakoysun ...

inip bakıcam şimdi a$ağıya

bir beden daha sığarmı o yatırın yanına acaba ...

bilmiyorum ...

ben orasında değilim

bitmiyo zaten bir türlü

bittimide bittiğini farkedemicen

belki yarım saliseden kısa

kafan koptuktan sonra bedeninden

çalışmakta olan beynin ,

görür yerde yığılı vücudunu

belki yarım salise ...

giyotinde ölenler şanslıymı$

ölümü hissetmeyi öğrenmeden ölmediler en azından

belki yarım salise

ya$amak isterdim ..

ve $ansı varsa hayattakilerin bir kaç saniye sürerdi

haykırırdım nasıl bir his olduğunu bir kaç kelimeyle

benden sonrakiler ya$asın en azından neyin ne olduğunu bile bile bilinçlice ..

ne çıkarsa bahtımıza pollyannacılığından uzak ...

aşağısı nerden baksan 15 metre .....

ve yağmur dindi

nemlendi toprak

sigara tek nefes ...

ciğerlerim bile dolu

hissiyatlı vucudumun her milimetrekaresi gibi

neyi ne kadar hissedersen

onu o kadar yaşarsın

hissettiklerin seni yanıltmı$sa

ve sen bunun farkına vardıysan

..........

..........

bir yenisi daha eklenir ... ardına !

yazmıcam gerisini .....

içimde kalsın tüm ya$ayamadıklarım gibi

bahar geldi ...

içimde kalmalı yapraklarım ...

$erham $erham ...

bu kez ben oynucam tanrıyla

ve ağacım ye$erene kadar

teslim etmicem kendi ellerimle yapraklarımı ...

   Rivayet ul curcuna   23.04.2008 03:48

yorumlar (0)