kaç çeşit adın var senin? ey aşk;
kaçın sevişmelik?
kaçın koklamalık?
kaçının sonu ağlamalık ?
ben hangisinin koynunda uyuya kaldım bilmem ... nemrudun gözünde tanrının utandığı kul idim ilan edilen...günahım çoğaltıkça günaşırı kırklandım ,çilek yanaklı çocukların parmaklarından akan sularla aklandım...ademe elma ,bana aşk yasaktı..ne zaman aşka baksam günahım çoğaldıkça çoğaldı ..bir günahıma bakıyorsa eğer cehenem, ben cenneti arş-ı rüyamda bile görmem...
sen ey aşk; bak gene gidiyorsun. giderken beni deccallerle bir ediyorsun.bak gene, boranlar estirdi gidişin, tüm gökyüzü yerle bir .başım iki elimin arasında mihenk taşı, durmadan dönüyor..içimdeki denizi tut...gözbebeklerimi mendillere sar ,geri kalanı olsun kendime kuytu mezar..kapaklansın üstüme tabut , tırnaklarımla kazıyım üzerine ölüm tanrının hediyesi dir diye. sonra birkaç simurg konsun üstüme ,eşsin alın çukurumu .yecüc ile mecüc belirsin tepemde ,zulkarneyn’den kaçan soluksuz halleriyle.
uyan ey kendim ; yüzleş sana verilen gerçeğinle. gitti giden yaşanan gün ise kıyamet. ne annenin reçelli ekmek kokusu, ne babanın saçını karıştıran bağ bozumu elleri .nede kapını çalıp ben aşk geç kaldım diyen bir sevgili var...
nemrut başı dik yürüdü gitti...
bunun adı kıyamet değilse eğer;
söyle sur’a üfleyen kim di ?
NuN
◊ bilgileri
◊ istatistikleri
◊ laflog
◊ kıymetlileri
gönderileri
◊ yayındaki entryleri
◊ yayındaki başlıkları
◊ son oylanan entryler
◊ en beğenilen entryleri
◊ en iğrenilen entryleri
rss izleme
1.
