tarih: 1998 filan
yer: malatya dolayları
nihat genç kişisi dinci kimliğiyle bilinen bir kitabevinin daveti üzerine malatya'ya geliyor.
konuşması mizah üzerine.
keloğlandan, nasreddin hocadan üç beş kelam ettikten sonra (yasak savma hesabı) başlar alenen komünizm propagandası yapmaya.
konuşma esnasında en çok kullandığı cümle "hepimiz müslüman evladıyız"dır. (müslümanız diyemiyor o aralar)
neyse ne, zaten bize ne..
o kadar dalgalı bir konuşma geçer ki izleyici takip etmekten yorulur.
şundan dolayı; öyle keskin geçişler görülür ki konuşmasında "ulan adam gerçek mi söylüyor yoksa ironi mi yapıyor" şeklinde düşüncelere dalarsın.
sonra uyandırır seni "müslüman evladıyız" diye. güvenli sulara çeker yani.
soru-cevap yapılır konuşmanın sonunda, bir soru gelir aynen şöyle;
-sizin profilinizi az çok biliyoruz ama sürekli "hepimiz müslüman evladıyız" deyip durdunuz, bu tavrınızı biraz açar mısınız?
-bakın, ben deminden beridir size sosyalizmi komünizmi anlatıyorum, ama konuşmamın içinde ne sosyalizm ne de komünizm kelimesi geçti. bunlar tehlikeli işler.
aydının söylemek istedikleri;
bre denyo ne öyle cenah belirten laflar edip beni köşeye sıkıştırıyorsun?
bırak yuvarlak konuşayım, canımın istediğine giydireyim.
öyle kavram-terim-argüman-doktrin!!!
büyük işleri bunlar, çapım gereği o konulara giremiyorum.
bir de kerkük'te namaz kılma hayali içine girmiş.
burdan kendisinin beline plaket veriyoruz.
yüzyılın en kıvrak adamı ödülüüüüü gos tuuuu nihat gençççççç!
#978692