"genel ahlak" tavrı neye yaslanıyor? bunun net ve kesin çizigileri var mı, olabilir mi? türlü safsatalarla manipüle edilmiş bir toplumun ahlak gibi kerameti kendinden menkul bir sisteme itibar etmemesi mümkün mü? mantığı buna göre şekillenmiş, her dem iyi kötü ikiliğine teşne, yasakçı bir zihniyetin kurduğu sistemin akli olanı bilimsel olanı seçmesi beklenir mi? yargıtayın alınan karara yapacağı izah kim için bağlayıcı? kimin için anlamlı?
bu sorulara verilecek cevapların her biri yine ahlakçı bir sistemde o sistemin parçaları için anlamlıdır marjinaller için değil ve bu cevabı anlamlandıran sistemin döngüsel kurgusudur, muğlak ve ereksel erdem yapılarıdır, üniterliğidir, farklılıklara yer olmayışıdır. fakat bu yüzyılda hala böylesi bir skolastik yapı olabilir mi? bir devlet böyle yönetilir mi? topluma hizmet etmesi gereken, bireyin mutluluğu ile anlam kazanan, insanların ortak bir yaşam için ortak bir paydada eş haklar ile efendisi oldukları bu devlet tekil bir perspektiften baskıcı bir ideolojinin ilkelerini dolaylı yollardan dayatmak ve bu ilkeleri üzerinden bireyin ahlaki sınırlarını çizmek için mi var yoksa bireylerinin birbirlerinin haklarına müdahale etmeyecek şekilde maksimum hareket özgürlüğünü korumak, toplumun yine toplum için yapılacak faaliyetlerde hizmet organı olmak, genel kanı ne olursa olsun esasında sömürüye, haksızlığa karşı durmak için mi var?
#935410