" bugün gördüm. acı çeken insanlar... birbirlerine korkuyla bakan kadınlar... gerçekten çok acıydı " steven spielberg
ustanın sözüyle başlamak istedim. hayatımıza bi' ispanyol esintiyle giren evlerinin önü kardeşler berk ve öykü , bu güzel esintinin aslında bi' işkence aracı olacağını biliyorlar mıydı yoksa " aman tanrım bi' canavar yarattım " adamları mıydılar? bu düşünceler içindeydim sabah atv de ipek tuzcuoğlu nun klişe kadın programını izlerken.
konuk öykü ile berk'in öyküsü idi. berk i görmedim belki de tuvalete neyim gitti o ara öykü duruyordu. şeker görüntüsüyle şarkı söylüyordu. ve alışılagelmiş bi' şekilde evlerinin önü introlu şarkıyı değil de başka bi' şarkılarını söylüyordu. buraya kadar herşey normal gözüküyordu. kamera öyküyü gösteriyor kızımız güleç bi' tavırla şarkı söyleyip, dans figurlerinden "tam kopacam ama kopmuyorum" hareketlerini yapıyordu. ve eliyle mahsun kırmızıgül'ün de bi' ara yaptığı "çıkçıkıçıkı" sesi çıkartan alkışlama hareketi yapıyordu. bunun aynısını seyircilerden bekliyordu tabi ki.
ve kamera seyircilere döndüğünde o manzara iç burkuyordu. kanal değiştirmek istedim kumandayı bulamadım. ağlaya ağlaya izledim bu işkenceyi. bi' sürü teyze ritm tutmayı "şak şak" şeklinde 4 lük bi' şekilde başarıyla yapan ve buna alışmış teyzeler. 8lik ve 12lik flamenko karşısında aciz kalmıştı. bazıları hızlı hızlı alkışlarken terliyor bazıları elindeki halay başı mendilleriyle göz yaşlarını siliyordu.
çok kötü bi' görüntüydü.
tanım: helikopterler uçuyor ama uçaklar daha hızlı gider bence.
#935254