Son 400BugünDünRastgele

tovbe

1

hataları itiraf edip pişmanlıkla kıvranmak, fevt edilen so­rumlulukları yerine getirerek, yeniden toparlanıp cenab-ı hakk’a yönelmek şeklinde ilk küçük yorumları ile tanıya­cağımız tevbe; hakikat ehlince, duyguda, düşüncede, tasav­vur ve davra­nışlarda zat-ı uluhiyet’e karşı içine düşülen mu­halefetten kur­tulup, o’nun emirleri ve yasakları zaviyesinden, yeniden o’nunla muvafakat ve mutabakata ulaşma gayreti­dir. tevbe, sırf bir şeyin vicdanda kerih görülmesinden dola­yı, o şeye karşı tiksinti duyulması, terk edilmesi değildir. o, allah’ın sevmediği, istemediği şeylerden -aklın zahiri naza­rında güzel görünse, ya­rarlı olsa da- uzaklaşıp hakk’a rücu etmektir.

bir de “tevbe” sözcüğüne “nasuh” kelimesi ilave edilerek “tevbe-i nasuh” şeklinde kullanılır ki, o da, bir tevcihe göre, “en halis, en safi, en içten” anlamına, diğer bir tevcihe göre de, “yır­tığı, söküğü dikip kapayan, bozulanı ıslah eden ve hiçbir gedik bırakmayacak şekilde onaran tevbe” manasına gelir. yukarıdaki hususların bütününü birden nazara alınca “tevbe-i nasuh”; “hüsn-ü niyet, hulus-u kalb ve hayır müla­hazasıyla, ferdin kendi adına ve tabii seviyesine göre, halis, ciddi, yürekten tevbede bulunması, dolayısıyla da başka­larına, tıpkı nasihat ediyor gibi hüsn-ü misal teşkil etmesi” manalarına gelir ki, kur’an-ı ke­rim’de, gerçek tevbeden söz edilirken: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللهِ تَوْبَةً نَصُوحًا “ey iman edenler, allah’a tevbe-i nasuhla teveccüh edin.”[1] buyrularak böyle bir tevbeye işaret edilmektedir.
1. tahrim suresi, 66/8

   zyucel   29.05.2008 - 21:24
   #933055

• nerde bu başlığın devamı ?

 
 


etiket bulutu