çocuklukta, gözümüzün önünde canlandırdığımız tanrı $eklinin, zihinsel geli$imimizle doğru orantılı olma durumudur aslında.
öyle $eyler anlatılır ki çocukken tanrıya, yaradana dair, çocuk aklı, kurarız birden bine bamba$ka birsürü $ekil. annem çocukken, kulağıma "o her $eyi görür" diye fısıldardı hep. yukarıda olduğu garantiydi. her $eyi görmesi için yukarda olması gerekliydi, çünkü çocuktum.
bazen aklıma, dünyanın merkezinde olduğu, altta olduğu gelirdi. sonra $eytan aklımı çeldi sanardım, atardım o dü$ünceyi aklımdan.
yağmur yağardı bazen, kapanırdı bulutlar, korkardım. komik belki ama, tanrı i$iyor sanardım. gök gürültüsünü, "allah kızıyor" diye yutturmu$tu annanem ve ne zaman gök gürlese, sinerdim odanın bir kö$esine; sırf sinirini annemden, babamdan almasın, dikkat çekmeyim diye.
birgün bulmu$tum onu. gündüzdü, gökyüzünde bembeyaz bulutlar vardı. o kadar netti ki bir bulut, ka$ı vardı, gözü vardı, burnu bile vardı! vallahi bak! aha dedim annaneme, bağıra bağıra yanıma çağırdım. çünkü "allah sevdiği kullarına görünürmü$" demi$ti bana bir defasında. i$te allah'ı görmü$tüm, yukarıdaydı, bana bakıyordu. annanem, "o bulut" demi$ti, çok üzülmü$tüm.
üzülme sebebim, kendimi salak gibi hissetmem değildi. allah sadece sevdiği kullarına görünür demi$ti annanem, ben görüyordum, ananem göremiyordu.
allah, ananemi neden sevmiyordu?
#913442