geleceği neredeyse bütün kutsal metinlerde yer alan, alemlerin rahmeti.
- günümüzde tahrife uğramış zerdüştlüğün, yasht'ında.
- brahmanizmin, asrava veda'sında
- buda'nın sözlerinde
- eski ahit'te
- yeni ahit'te
bu da gerçekten bir ümmet peygamberi değil, alemleri aydınlatan olduğunu doğruluyor. bu metinlerin hepsinde farklı isimler altında o müjdeleniyor. musa onu müjdeliyor, isa onu müjdeliyor, zerdüşt onu müjdeliyor, buda onu müjdeliyor, herkes onun özlemini duyuyor ve geleceğini biliyor.
hatta örneklemem gerekirse, buda'nın ifadelerinde ondan "mairteya" diye bahsediliyor. ki bu "herkese rahmet eden" anlamına geliyor.
brahmanizm'in asrava veda'sında "narasanşah, astivişyat" yani tam olarak "alkışlanacak olan, övülmeye layık olan" simiyle zikredilmiş.
visnu puran adlı kitabın 24. bölümünde aynen şu ifadeler yer alır: "vadalar tarafından öğretilen hareket ve fiiller, gerçek müesseseler mevcudiyetini tam kaybedeceği sırada bu karanlık çağların sona ermesi yaklaşacak ve tanrı'nın son tenasühü bir 'cenkçi muharip' şeklinde tecelli edecektir. bu muharip sambla dib'de (kumlu ada) arif ve namlı bir aileden dünyaya gelecek, babasının adı vişnuyaşa (allah'ıh kölesi > abdullah), annesininki ise samti (emin olunan > amine) olacaktır"
ayrıca kumlar diyarında doğacağı, kuzeye iltica edeceği ve göğe değecek bir arabası bulunacağı (mirac), yapacağı iki büyük savaşın birincisinde 300 ikincisinde 10000 askeri bulunacağı söyleniyor. bu kadar olabilir ancak.
bu arada yeri gelmişken; göründüğü üzere güzel ahlak ve erdem taşıyan eski öğretilerin -her ne kadar günümüzde epey bozulmuş olsalar da- temelde bir ilahi buyruğun elemanları olduğunu görüyoruz. ve zincirin son halkası da tamamlanmış ve din kemale ermiştir. peygamberimiz şöyle söylemiş; "ben ikindi ile gurub arasında geldim". yani insanlığın dünya üzerindeki destanı, son demlerini yaşamakta.
#911654