kastım hakaret değil. hem teşbihte hata olmaz.
benim bir kangalım vardı. ayı azmanı bir hayvan. havladığını hiç duymadım. zaten havlamazdıda bröv diye bir ses çıkarıyordu. neyse, hev hev diye ses çıkaran sevmsiz minik köpekler vardır. havlar, saldırmaya çalışır. sallamazsan eğer, iyice çirkefleşir. neyse finoların veya kangalın konuyla hiç alakası yok.
demem o ki; tuncay özkan ın
-"beni götürmezlerse, işkence tezgahlarından geçirmezlerse, ben de onların yüzüne tükürmezsem namerdim."diye saçmaladığı konuşma. hayır diyelim isteği gerçek oldu. aldılar içeri ve sırf o istiyor diye işkence tezgahından da geçirdiler. sonra salıverdiler. kim garantisini verebilir ki,
-"şişe sokmadılar, şişe soksalardı bakın nasıl tükürüyordum yüzlerine". demeyeceğinin.
ha arkadaş kendini mustafa kemal in askeri olarak ilan etmiş. yüzeysel olarak düşünürsek eğer, mustafa kemal in hiç askerleri saygılı ve seviyeli insanlardı. kahramanca şovlar yapmaz, kahramanlık yaparlardı. amaçları maddi kazanç değildi.
mustafa kemal başta tüm askerleri, özgürlük mücadelesi verdiler. torunları, özgür yaşasınlar ve istedikleri gibi giyinebilsinler, istediklerine inansınlar diye can verdiler.
sütçü imam dı mustafa kemalin askeri. bacısının örtüsüne uzanan fransız elini kesti. senin gibi sırf şov yapmak için birilerini meydanlara çıkarıp örtüsünü almadı başından.
herşeyi de, mustafa kemal in makamına hakaret et, ama ne olur, yalvarırım sana atamın kemiklerini sızlatma. onun askeri ilan etme kendini.
razıyım ben sen gel sırf senin için, deri iç çamaşırlarımı giyerim. dokunma atama.
#877615