toplumda saygın bir yeri olacak hiçbir özelliği olmayan insanların uydurduğu bir kavram.
ahlak kuralları çok masum görünmekle birlikte genelde tek yönlüdür ve sorgulanamazdır. büyükler sayılmalı, küçükler sevilmelidir. aile içinde bireyler birbirine ne olursa olsun sımsıkıya bağlı olmalıdır, toplum içinde o toplumun absürt sayabileceği birşey yapılmamalıdır vs.
hiç kimse dünyaya daha erken geldiği için "daha fazla saygıyı" haketmez ama herkes kaç yaşında olursa olsun saygıyı hakeder. bu küçükten büyüğe şeklinde kurallaştırılamaz.
ahlak kuralları, bireyin iradesini devreden çıkarmak, çatlak sesleri yok etmek için yaratılmıştır. biz ise kim tarafından, hangi amaca hizmet ederek uydurulduğunu bilmediğimiz birçok kurala hizmet ederiz.
ahlak kurallarından akla yatanlar yok mudur? elbette vardır. ama bunlar zaten insanın kendi vicdanıyla varabileceği sonuçlardır ve sorgulanarak bulunmuş gerçekler olmadığı sürece itaat edilmesi sakıncalıdır.
her an değişim geçiren dünyada sürekli aynı şekilde yaşamaya çalışmak, değişimden korkmak, değişimi yoksaymak, evrensel, genel geçer gerçeklerin olduğuna inanmayı getirir. oysa tek gerçek değişimin kendisidir. bu yüzdendir ki bin yıllık ahlak kurallarının gelişimi yavaşlatmaktan başka getirisi(!) yoktur.
#841408
