Son 400BugünDünRastgele

ben senin anani alip gitme ihtimalini sevdim

1

yılmaz erdoğan’ın sevebime ihtimali adlı şiirinden uyarlanmış şiirdir.



ben senin ananı alıp gitme ihtimalini sevdim!!!



sıcak ve uluslararası vip salonlarında vazgeçtim vatandaş olmaktan

ve evrak çantamda baharlı havyar kokusuydu makam...

ben sana bir gün "artistik yapma lan" deme ihtimalini sevdim.

meclisin çiğ köfte kokan, mısır lekeli yıllarında

ankara’da petrol krizli sonbaharlar yaşanırdı o zaman

kızmaya başladım herkese...

ve bu öfke öyle uzun sürdü ki, adam gibi öfkeleri özlemeye başladım sonra..

bizim said nursi’lerimiz vardı...

bir de rahlelerin üstüne yazı yazma imkanı...

yumurta kokan kimi arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,

sağcılık oynamaya başladık..

ben başbakan oluyordum sen maliye bakanı, geri kalanlar milletvekili...

sarı boyalarla unut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve

türk dil kurumu’na inat bir türkçeyle...

ağbilerimizden öğrendik, a harfinden ampul figürleri türetmeyi..

ankara’ya usul usul amerikan emirleri yağıyordu.

ve açık-kapalı mekanlarda savaşmayı öneriyordu haber bültenleri.

oysa ankara’da hiç bağırmadım ben.

parti disiplin kurulunda tartışılan öfkem olmadı benim..

meclisçe gidilen ziyaretlerde canımızı sıkan çıkıntı vatandaşları saymazsak..

ankara’ya usul usul nefret yağıyordu..

ve çizmenin belli bir noktasını aşmamayı öneriyordu haber bültenleri.

oysa hiç öyle çizmem olmadı benim

ve hiç bir çizimi de mahkemesiz bırakmadım

karikatürlerin ortasında sevimli bir başbakan yüzüydüm sadece

sana ulanlar biriktiriyordum vatan bilgisi defterimde, ama sen yoktun

ben, senin beni kızdırabilme ihtimalini seviyordum, suni memleket ziyaretlerinde

özel uçak beni hep zamansız, amansızca bir doğu griliğine götürüyordu

ben, senin benimle kasımpaşa’da atışabilme ihtimalini seviyordum.



ben, senin ananı alıp gitme ihtimalini seviyordum.



dip sıcağı koltuğa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini

sonra uçak oluyordum, havadaki yolların çare bilmez sürgünü

ne yana baksam çiftçi ve vatandaş sanıyordum

mersin ovasının yalancı maviliğini

kızıveriyordum bir süre

yanımıza gelen kötü ağızlılarla yarışıyordum, yanağım uçak camının garantisinde

uçak oluyordum

bir şehirden bir iç şehire

vatandaşa yaklaştıkça büyüyordum.

paranın sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin

korkuyordum

sonra iniyordum uçaktan

havaalanından şehir meydanına giden, ömrümün en uzun,

ömrümün en kısa, ömrümün en kızgın,

ömrümün en sinirli yolunu koşuyordum.

çünkü sonunda hısım oluyordum, hasım kokuyordum sonunda..

sıcak ve uluslararası vip salonlarında vazgeçtim vatandaş olmaktan

ve evrak çantamda baharlı havyar kokusuydu makam

ben seninle bir gün van’daki bir kent meydanında

ben seninle sadece gelmek zorunda kalanların geldiği

bir yol üstü lokantasında

ben seninle, ağrı dağına pastörize yumurta kıvamında bakan

doğubeyazıt’ın herhangi bir toprak yolunda

ben seninle herhangi bir insan dilinin

kemiksiz coğrafyasında olma ihtimalini sevdim



ben senin, ananı alıp gitme ihtimalini sevdim!

   sherry   20.10.2006 - 12:33
   #83089

• nerde bu başlığın devamı ?

 
 


etiket bulutu