alın kısmındaki nöronların çalışma sıklığına göre insan vicdanını şekillenen ceviz şekilli sevgili bir organımızdır.
amaçsızca suç işleyen ve asla uslanmayan katillerde, tecavüzcülerde bu beyin bölümünün bölümün normal kabul edilen ortalama bir insana göre neredeyse hiç çalışmadığı tomografi ışığı altında kanıtlanmıştır. bu kişiler empati denen şeyden de yoksundurlar, bu da bir dizi klinik çalışmayla kanıtlanmıştır. hani hunharca cinayetler işleyen birisinin arkasından hep derler ya "hiç mi acımadın?" "anası babası üzülür diye hiç mi düşünmedin?". oysa ki, bu kişiler sadece beyinlerinin işleyişi nedeniyle bu şekilde davranmaktadır.
mesela bir deneyde; önceden hazırlanmış onlarca yüz ifadesi, mimik fotoğrafı deneklere gösteriliyor. normal kabul edilen bizler, yani bir ortalama insan, fotoğrafa baktığımızda o fotoğraftaki insanın ne hissettiğini algılayabiliriz anında. ancak bu problemli kişiler gerçekten o fotoğraftaki yüz ifadesinin ne anlama geldiğini anlayamıyor son derece şaşırtıcı biçimde. bunun da empati, karşısındakini anlama, acıma, vicdan gibi birbiriyle ilintili his ögelerinin hepsinin kaynağı olan; beynin alın kısmından kaynaklandığı anlaşılıyor elektrik, tomografik ve psikolojik tetkikler sonucu.
bu hastaların küçüklük dönemlerinde çok ağır ruhsal ve/veya fiziksel travmalar geçirmiş olmaları onları bir "suçlu" haline getiriyor. başka bir deneyde de, meşhur miki fare arkadaşlardan yardım alıyorlar. sevimli yaratıkların normalde 4 hafta annelerinin yanında kalmaları gerekiyor (bizde bu süre 4 yıl, yaklaşık). ancak araştırmacılar yavru mikicikleri bu süre boyunca her gün bir kaç saat annelerinin yanından ayırıp tecrit ediyor. sonunda zalim(!) araştırma görevlileri yetişkin hale gelen bu farelerin davranışlarını incelediğinde beklenen sonuçla karşılaşıyor. hayvanlar saldırgan, huzursuz bir hale geliyor. beyinleri pastırmanın onda biri kalınlığında dilimlenerek incelendiğinde de sonuç perçinlenmiş oluyor. toplumun kabul etmesi güç ancak; onlar doğduklarında varsayılan, ortalama insanlardı. ancak mutlaka bir dış müdahale sonucu birer azılı suçlu haline geldiler.
ancak şunu da belirtmek gerekir ki, kendi çıkarlarını gözeterek, ne olup biteceğini hesap ederek suç işleyenler kesinlikle ayrı tutulmalıdır bunlardan. çünkü bahsettiğimiz beyin problemli kronik suçlulular ceza, acı vb. kavramları tam olarak algılayamamaktadırlar. tüm bu veriler ışığında sanırım yeni dünyada "suç", "suçlu", "ceza" gibi kavramları yeniden tanımlamaya çalışmamız gerekecek.
#827195
