akşam inerken pencereden akla düşendir, ah dedirttendir, olsa da şöyle karşılıklı, şarap içip şiir okusak.
o bana alakasız mevzular anlatsa ben türküler söylesem.
çolak mırıltılarla dövmelenen çocuk
her gün her gece eğer adasında,
gözü ağzı elinden alınmış, yosunlar
sarmış bedenini çığlıklarken bunu
su içinde...
karada, hançer suratlı abinin rüzgarında
uçar adımları.
geçmiş ilmeğinde saklıdır arzusu
içinden karanlık, tekrar ve ilenç
sızdıran hayret taşında.
soruyor hatırasında, "sırtımda ve
sırtında gezinen bu ürperti kim,
bir damla süt yerine bu ağu kim?"
ay gözüyle bakmayan kavruk akıllara
-boy atmış da salgıları,
cücelmiş sezgileri-
bir yanılgı rehavetinde debelenenlere...*
hani bazı insanlar vardır yaşamınızda, yanında iken yahut varlığını biliyor iken manasız olan herşey bir anlam kazanır. hani yüzüne baksanız destan yazarsınız da gıyabında elleriniz nutkunuz tutulur sanki.
böylesi zamanlarda en çok senin kendini incitmeyen sesini özlüyorum ahhh.
böylesi zamanlarda sanki senin canınmışımcasına seslenişini özlüyorum.
ahhh güzelliğin somutu, ahhhh böylesi zamanlarda bana seni gerek seni...
#813934
