öncelikle eşcinsellik psikolojik veya herhangi bir rahatsizlik değildir.yetiştirilme tarzi ve toplumlarin yapilari itibariyle algilanmasi sağlanan, nasil isteniyorsa öyle algilanan bir olgudur.eşcinselliği ibnelik, puştluk şeklinde değerlendirenler bu paragraftan sonrasini okumamakta serbesttirler.
eşcinsellik, günümüzde hastalik kategorisinden çikarilmiş, bir kisim insanlar tarafindan "tercih" şeklinde ifade edilerek büyük bir yanilsamaya düşülen bir olgudur.eşcinsellik, yani homoseksüellik veya biseksüellik diye tabir ettiğimiz kavramlar ayni heteroseksüel bireyler gibi bunu kendileri belirlemezler.bu paralelde bir tercih olarak görülebilicek bir durum söz konusu değildir.eşcinsellik takim tutmak veya benzeri birşey değildir.bir tarafi ve görüşü yoktur.ortak paralelde birleşilen görüşler vardir o ayri.mesela eşcinsellerin oldukça insancil ve canayakin bireyler olmasi gibi.yahut insan haklarinin ve özgürlük gibi kavramlarin her insanin olmasi gerektiği gibi yegane savunucularidirlar.
bulunduğumuz coğrafya ataerkil bir toplum düzenine sahip olduğundan, erkekliğin, delikanliliğin en önemli unsur ve övünç kaynaği olarak algilanmasindan dolayi eşcinsellere yönelik bu tarz ithamlar yer yer pratikte olmasa bile, genel olarak kabul görmektedirler.
bu ise kadinin zayifliği imgelediği, kadinlarin her konuda aşağilik olmayi, ezik olmayi temsil ve hak ettiği bir toplum ve toplum düzeninde kaçinilmaz olmaktadir nitekim.
bir diğer büyük yanilgininda eşcinsellik dendiğinde akla kadinliğin ve kadinsiliğin gelmesi, eşcinsel olan erkeklerin kendilerini kadin gibi hissettiği sorunsalidir.böyle olanlar olduğu gibi gayet tüm erkeksi olarak nitelendirilebilecek hal ve tavirlarda bulunan, işinde gücünde, olmasi gerektiği gibi cinsel kimliği ve sosyal konumu apayri olan eşcinsel insanlarin varliğidir.
işin bu boyuttan sonrasi çok uzun sürecek tespit ve tartişmalara müsait olduğundan daha fazla irdelemeye çalişmayayip sözlüksel üsluba sadik kalmakta fayda var.
#778177
