resmi statü kazanması karşısında "bize ne"den öte kelam etmemiz gereken, fiilen mevcut coğrafyadır.
resmi statü nedir? kürdistan'ın, bir ülke, eyalet, sınırları belirli bir alan olarak tanımlanmasıdır. bu, yaygın görüşe göre, türkiye'nin aleyhine olacaktır. fakat, öyle olmayabileceği, tersine, doğru strateji ile türkiye'nin elini kuvvetlendireceği de söylenebilir. söylenemeyecek olan tek şey, türkiye'yi "etkilemeyeceği"dir.
nasıl etkilemez ki?
düşünün hele, bir yarısı sizin sınırlarınız içinde olan coğrafyanın diğer yarısı, ismin tamamını alarak yeni ufuklara göz kırpıyor. "karışmam" demek, tuhaftır. el kızı değil ki bu! türkiye'nin olası bir kürdistan devleti'ne (olumlu ya da negatif) tavır alamaması, kıbırıs rum kesimi'nin kktc'ye "amaaan, kurmuşlar işte, bana ne" demesi gibi bir şey olacaktır.
olayı sentimental düzeylere indirip "varolmayan yer" falan gibi yakıştırmalar yapmak yerine, bu coğrafi realiteyi kabullenip, üniter yapımızı tehdit edebilecek gelişmelere karşı gerçekçi defanslar geliştirmemiz gerekir.
eski yugoslavya'yı oluşturan 7 parçadan biri olan makedonya bağımsız kaldığı vakit, yunanistan diplomatik atağa geçti ve bu ülkenin birleşmiş milletler tarafından "macedonia" ismiyle değil, "f.y.r. *macedonia" olarak tanınmasını sağladı. neden? çünkü yunanistan'ın içinde makedonya diye bir bölge var, ve oranın (hiç muhtemel görünmese de) gün gelip bağımsız makedonya'yla birleşmek istemesine set çekmek istiyorlar. mantıklı bir dipolmatik tavır. "makedonya diye bi yer yok" demek veya "bize ne" diye umarsamamaktan çok daha net, bilinçli...
kürdistan olayı çok karışık, ama yalın olan bir tarafı var: müreffeh ve güçlü bir ülke olmayı gerçekten istiyorsak, gerçekleri görüp, onlara göre adımlar atmalıyız.
#754210