"islam dünyasında kadın ezilir, hıristiyan dünyasında ise hakları korunur."
bu da, amerika başta olmak üzere, genel tarih eğitiminin kasten çarpıtıldığı kimi batı ülkelerinde yaygın bir yalandır. sokaktaki amerikalı, islam coğrafyasında erkeği, sürü halinde dişilere sahip, aşktan sadakattan habersiz, kadını tamamen objeleştirmiş bir ilkel mahluk olarak kabul eder... inandığı, ezberletilmiş bir yalandır!
üstelik, o tarif ettiği şeye kendisi daha bile yakındır: "adult industry" adı altında toparlanarak, duygu devreleriyle oynanmış kadınların "isteyerek" yapar hale geldiği sistematik fuhuş dünyasının sıkı bir tüketicisidir, ama kendini böyle algılamaz, batılıdır ne de olsa... ırak’a gidip acayip öcülerden kurtardığı bir-iki kadına tacizde bulunsa, onu da kendi inanç ve bilgi sistematiği içinde meşrulaştırır.
aynı amerika kıtasının üniversitelerindeki bir sürü insan, "batı değerleri" diye bilinen nice kavramın doğu’dan devşirildiğini gayet iyi bilmektedir oysa; batı’yı batı yaptığı söylenen hıristiyanlığın da doğu’da doğduğunu -ki "doğu" herşeyiyle doğurgandır- onlar bilir ama sokaktaki güdümlü adam bilmez... sineması da, televizyonu da besler duru bu inancı, öyle ki, aksi düşünülemez bir şeye dönüşür... doğu’nun kadınının batılı kadına kıyasla bazı üstünlükleri ve avantajları da olabileceği, çılgın bir fantazidir adeta.
karmaşık bir konudur kadın hakları, binbir yalan vardır içi içe, ama vasat batılı için "haremdeki doğulu kadın" yalanı değişmez bir teranedir.
#752455
