olayın boyutları şu şekilde de algılanabilir:
- karikatür, carica (saldırı) kökünden gelme bir sözcük. çizgiyle saldırmak, abartmak, keskinleştirmek özünde var. cumhurbaşkanının bir karikatürde soytarı olarak çizilmesi ile, cumhurbaşkanının karşısına geçip soğuk soğuk ve ciddi ciddi 'soytarısın lan!' demek aynı şey değil. dünyanın başka yerlerindeki kamuoyunda olup olmaması beni ilgilendirmez, bende bu karikatürü doğal karşılayacak tolerans zaten var şahsen.
- her ne halt olursa olsun, ülke liderliği bazında gül'ün dengi statüsünde bir şahıs kalkmış binlerce mit öteden gelmiş. adam burada konuk. gül de, onun konuk olduğu türk toprağı mekanda onu karşılıyor. ne var bunda? evine gelen misafiri karşılamak için antreye çıkmak soytarılık mı? sadece cumhurbaşkanlığı köşkü değil ki gül'ün ev sahibi olduğu yer, cudi'den edirne'ye her yerde o'dur ev sahibi, tüm uluslararası konuklara karşı. söz konusu benzetme, çizenin içinde zaten birikmiş, 'olsa da kodum olmasa da kodum' tadında birşey.
- leman'ın karikatürü samimi değil. bunu üç kilometre öteden anlayabiliyorum. tam da istedikleri tepkiyi almış durumdalar. uykusuz ve penguen gibi kat kat daha nitelikli ve yenilikçi mizah barındıran iki dergiye karşı, ancak bunlarla ayakta kalabilir. leman'ın öyle bir kapak yapması, emin çölaşan'sız hürriyet'te ertuğrul özkök'ün çöller aşmaya kalkması gibi bir şeydir.
- youtube'de, barzani'nin anasını bacısını sikmekten bahseden ülkücü bir yorumun altında, pkk sematizanı bir şahsın şöyle bir yorumunu okumuştum: 'siz türkler böylesiniz zaten, ona küfür buna küfür, hep aşağılama... yarın bizim liderlerimiz gündemden düşünce yine kendi liderlerinize nasıl girişeceğinizi bilmiyoruz sanki...'
duruma bakmakta kullanılabilecek bu son perspektifi, mizahtan ve haklardan bağımsız bir serbest çağrışım olarak eklemek ihtiyacı duydum.
#723167