lise yıllarımda işitip de aklıma düştükçe 3 gün gülmeme sebep fıkranın stratejik lafzı.
temel haydi. kanada konsolosluğuna başvurur ülkede yaşayabilmek için. ancak yetkililer, kanada'da yaşamak isteyenleri sınava tabi tuttuklarını ve hazırlanıp 3 ay sonra mülâkata gelmesini söylerler. temel, muhakkak gerçekleşmesini istediği kanada hayatı adına 3 ay boyunca kütüphaneden çıkmaz; kitaplar, ansiklopediler, risaleler, süreli-süresiz yayınlar gibi bilumum neşriyata gömülür ve nihayetinde hazır olduğunun rahatlığıyla mülâkata gider.
üç kişilik jüri ilk sorusunu sorar:
- havada uçar, "cik cik" yapar; bu nedir?
temel afallar. pişkince sırıtır ve:
- kuştur elbette. bundan daha kolay soru olabilir mi...
jüri net:
- hayır bilemedin! bunun baykuşu var, güvercini var, kartalı var, albatrosu var; kekliği, üveyiki, atmacası, tahtalısı var! yanlış.
ikinci soru:
- insan dostudur, "hav hav" yapar; bu nedir?
temel sırıtır yine:
- yahu bunun cevabı çok kolay. köpek! der.
jüri kendinden emin:
- bu da yanlış! olur mu hiç; bunun tazısı var, dobermanı var, beagle'ı var; labrador'u, seteri var.
temel sinirden küplere biner. "bunlar beni kanada'ya göndermeyecek" diye iç geçirir ve gayet rahat tavırla; "ben size bir soru sorayım" der. jüri şaşkın; ancak şaşkınlığını üzerinden çabuk atar ve küçümseyen ahvalle "sor bakalım temel efendi!" diye kasım kasım kasılırlar.
temel sorusunu sorar:
- kadınlarda bulunur, iki bacak arasındadır; bu nedir?
jüri birbirine bakıp güler ve:
- elbette amdır temel. böyle kolay sorular sorma bize lütfen, der.
temel'in sinirleri boşalır artık:
- olur mu be ya; ananın amı var, ebenin amı var, bacının amı var!
#481884