soğuk bir kış gecesiydi. boğaz rüzgarı pencereden sızmaya çalışıyor, ve fakat 5 odalı fıratpen sistemi yüksek bir performans göstererek içeri sızmaya çalışan mağrur rüzgarı geniş iç haznesinde izole ediyordu.
"tut şunun ucunu döşeyelim abi" diye düşündü chuck umarsız, entry hazırlamıştı ondan bahsediyordu. entry girmek yerine döşemek fiilini kullanacak kadar kaba biri olmasına rağmen içindeki "it is saylınt palm. cast layk me ha" diyen nezih anadolu insanını kaybetmemenin coşkusunu belki ileride bu entrye ard arda girdiği pencere-boru sistemleri replikleriyle yaşayacaktı. hatta belki konuyu dağıtacak, toparlamak için bir alt paragrafa geçmesi gerekecekti..
saat gecenin 4 ü falandı. son yemeğini akşam 6 da yiyen chuck, abur cubur zulası depolamadığını farkedeli yaklaşık 4 saat olmuştu. açtı, sefildi, tarumardı. oda arkadaşından kalma bitik fıstık ezmesi kavanozunun kapağında kümeleşmiş kalıntıları parmağıyla kazıyıp yemeye çalıştı. açlığını bu şekilde dizginleyeceğini sandı biçare.. o an bir entry gördü. entryde bir grup bayan ev arkadaşlarının haftalık yemek listesi yazıyordu ve o an o liste sefalet içindeki chuck'a dünyanın en güzel manzarası gibi gelmişti. sankim büyük kanyonda durmuş vadiye bakıyordu. sankim bu ağaç kalabalığının yeşilliğiydi yağmur ormanlarının. ansızın bir güvercin uçurdu entry sahibesine durumunu açıkladı. biraz şefkat, belki biraz teselli bekliyordu. kim bilir belki de bahsi geçen o liste hakkında minyatür bir yalanlama..
hayır bunlar olmadı.
kalihora kod adlı şahıs işkenceyi sürdürdü. o akşam ne yediğini anlatırken ağzından çıkan kutsal üç kelime; o üç kelime ki chuck'ın o an aklında geçmekte olandı, o üç kelime ki chuck'ı yerden yere vurandı, o üç kelime ki hayali bile doyurandı: etli taze fasulye.
göz yaşları döküldü apansız yurt odasının çizik parkelerine.
anne kolları gibiydi o üç sihirli kelime.
soğuk bir kış gecesiydi. boğaz rüzgarı pencereden sızmaya çalışıyor, ve fakat 5 odalı fıratpen sistemi yüksek bir performans göstererek içeri sızmaya çalışan mağrur rüzgarı geniş iç haznesinde izole ediyordu. ve o soğuk kış gecesinden sonra güvercinden sızdı boğaz soğuğu her gece.
aç mideye nazire edercesine marifetli besinler
güvercinden sızdı hayalleri bekle ki gelsinler
5 odacıklı olmasa da savunmasız güvercinler
dediklerime bakma alıştım onlara, mesajlarını sevsinler
soğuk bir kış gecesiydi. boğaz rüzgarı pencereden sızmaya çalışıyor, ve fakat 5 odalı fıratpen sistemi yüksek bir performans göstererek içeri sızmaya çalışan mağrur rüzgarı geniş iç haznesinde izole ediyordu. chuck düşünürken sevdiği saçmalamalarını, kaydet butonuna basıyordu..
#255270