$iddetli uykusuzluk çektiğim günlerden birinde saat tam 03.88 de kalkmı$tım. ancak saatin bozuk olduğunu anlamam fazla zaman almadı. eee ne de olsa boğaziçini kazanmı$tım. yakın geçmi$te telefonlarımı çaldırmı$tım. gerçi bir boğaziçiliye telefonlarını çaldırmak yakı$mıyordu. hele ki hırsızın lise mezunu bile olmama ihtimali beni delirtiyordu. neyse efendim telefonlarım çalındığı için laptopumu açıp saate bakmaya karar verdim. yeri gelmi$ken söyleyeyim bu laptopu ablam boğaziçini kazandığım için almı$tı. pc’de saatin daha 03.10 olduğunu görünce gerildim. bu saatten sonra uyumam demek saat 09.00 daki kimya dersini kaçırmam demekti. canım sıkıldı açtım lafmacun’u tek yazar bendim. içimden küfredip kapattım. sonra adminlik yaptığım sitelerden birini açtım orada da tek üye bendim. ancak bir mesajım vardı. muharrem nickli bir üye okkalı bir küfür mesajı göndermi$ti. mesajı atan muharremin lisedeki muharrem olma ihitmalini dü$ünerek ürperdim.
6 sene öncesine dönmek gerekirse adana’dan kahramanmara$’a lise eğitimi görmeye gittiğim sıralarda girmi$ti muharrem hayatıma. hayır ibnel bir ili$kimiz yoktu. muharrem benden 15 cm daha uzun hem de i$lev olarak ikiye katlıyordu beni. yani hem boy hem i$lev olarak benden üstündü. ancak yine de muharrem’in burnunu kırmıştım. o da mideme sıradan bir yumruk yerle$tirmi$ti. kavga büyümeden ayırmı$lardı bizi. muharrem’i 3 kişi beni ise bir ki$i tutuyordu. gerçi beni tutuyor sayılmazdı. yanımda duruyordu sadece. hani ben malca bir hareket yapıp muharrem’in üstüne yürürüm diye. hayır yürümezdim. yürümedim de. o kadar mal değildim. netice de boğaziçini kazanacak kadar zekiydim. kazandım da. neyse konu bu değil. 3 ki$inin tuttuğu muharrem bana senin amına koyacam diyince ne de olsa 3 ki$i tutuyor diyerekten nası kodum lan burnuna koduumun çocuğu diye cevap verdim. birden basketbol oynarken ki halimizi unutmu$ sanki muhammed ali gibi muharrem’in burnuna çaktığımı zannetmi$tim. aslında her$ey benim basketboldan anlamayan ama otoriter tavrıyla her girmeyen topuna faul var diyerek ibnelik yapan muharrem’e ayar vermek istememle olmu$tu. yüze fake atmak o dönemlerde yasaktı. ama streetballda serbestti. nihayetinde biz de streetball oynuyorduk muharrem ile. aslında yeniyorduk da. muharremin yüzüne fake atarak onu ekarte edip atacağım sayı maçın son sayısı değildi. üstelik muharrem’in yüze fake atmak faul diye diretme ihtimali çok yüksekti. benim o sırada streetballda yüze fake atmak faul değil. ben boğaziçini kazanacağım lan ben daha iyi bilirim dememi ne kadar sikleyeceği belli değildi.
ancak olmadı. salon topuyla beton zeminde oynayan iki üç dallama yüzünden * topun kayganla$masıyla elimden fırlayıp muharrem’in burnunu kırması bir olmu$tu. o an kıvrak boğaziçili zekamla boku yediğimi anlamı$tım. abi kusura bakma elimden kaçtı özür dilerim falan dedim. muharrem hamina gokayim dedi. anlamadım abi diye cevap verdim. hamını zikim dedi. zikim kelimesini duyunca muharrem’in niyetinin iyi olmadığını anladım. o an yapacağım hiçbir $ey yoktu. mideme salladığı yumruk çok net değildi. neyse efendim nası kodum lan dememle 3 ki$iyi sürükleyerek bana doğru ilerleyen muharrem tam yakla$mı$tı ki müdür yardımcısı hızır gibi yetişti. müdür yardımcısı beni pek sevmese de muharrem’den nefret ederdi. bir iki üst sınıfla birlikte bizi odasına götürdü. bir muharrem’in kanayan burnuna bir de benim bozulmamı$ jöleli saçlarıma bakıyordu. müdür yardımcısı her$eyi dinledikten sonra pis bir sırıtı$la ayağa kalktı. o an içimden kesin bizi elleyecek dedim. ama sadece kulağımızı çekti. o an içimden kesin kulak feti$isti dedim. sonra bizi öpü$türüp muharrem’i revire yolladı. o an içimden kesin çocuk pornocusu dedim. müdür yardımcısı ile ba$ba$a kalmı$tık. pis pis gülmeye devam ediyordu. o an içimden kesin beni sikecek dedim. ama bir$ey olmadı. müdür yardımcısı ile hep bir arkada$ olarak kaldık.
neyse müdür yardımcısı bana babacan bir tavırla sen zekisin sen çalı$kansın vs... şeklinde nasihat verdi. ben de gaza gelip evet hocam boğaziçini kazanacağım dedim. müdür yardımcısı evet boğaziçini kazanacaksın ama bi bok bilmiyorsun diye ayar verdi. ayarımı yemi$ beklemeye ba$lamı$tım. derken uzun sürmedi müdür yardımcısı $ehirdeki akrabalarıma gitmemi istedi. müdür yardımcısının odasından çıkarken her kö$eden muharrem’in çıkmasından korkarak zıplayarak garip hareketler yaparak koridorları geçtim. kapının dibindeki revir ve öğretmenler odası geçmem gereken son iki yerdi. lanet olsun ki revirin kapısı açıktı. muharrem’in içerden sesi geliyordu. burada yazılmayacak küfürler ediyordu. o sırada öğretmenler odasından çıkan kimyacının ismimi kullanarak neden dı$ardasın ela dememesi için götümü verebilirdim. sus i$aretlerimi anlayan kimyacı boğaziçili değildi. sonradan öğrendim ki puanı yetiyormu$ tercih etmemiş. yanıma yakla$ınca dı$arıda konu$alım hocam diyerekten hocayla revirin önünden hiç oralı olmadan geçtim. muharrem beni görmü$ müydü bilmiyorum. hocayla dı$arı çıkınca hocam ben izinliyim acil i$im var diyerekten resmen kaçar bir $ekilde ko$tum. okuldan dı$arı çıkıp durağın arkasına saklandım. otobüs gelmiyordu bi türlü. 5 dakika sonra gelen otobüse muharrem’i $a$ırtmak için binmedim. sonraki otobüse binip çift ki$ilik koltuklardan birine pusmu$ şekilde oturdum. gözümün kenarından görünün iri kıyım çocuğun muharrem olduğunu zannederekten o an içimden ağzıma sıçacak dedim. yava$ça baktım muharrem değildi. garip davranı$larıma anlam veremeyen çocuğa bir $ey çaktırmamak için saati sordum bir buçuk dedi. te$ekkür ettim. o an içimden in$allah boğaziçini kazanır dedim.
ertesi gün cumaydı. o gün bir rapor alabilirsem hafta sonunda da yırtmı$ oluyordum. sonrasını da bir $ekilde yırtacaktım. sağlık ocağından kıvrak boğaziçi zekamın verdiği uydurma yeteneğiyle harmanlayıp raporu aldım. okula geç gittim. hedefime yani müdür yardımcısının odasına 150 metre kalmı$tı ki kravatlarını çıkararak bana yakla$an muharrem ve dört arkada$ını gördüm. kaçamazdım. ancak yine bana boğaziçini kazandıracak olan kıvrak zekam yeti$ti. ileride dersleri bo$ olduğu için futbol oynayanların duyacağı şekilde tek tek gelin lan diye bağırdım. ancak futbol oynayanlarda boğaziçini kazanacak zeka yoktu. neticede bir gözüme yumruk yemiştim dudağım patlamıştı. ama burnum kırılmamı$tı. üstelik muharrem’in jöleli saçları da bozulmu$tu. müdür yardımcısının odasındaydık yine. müdür yardımcısı bi$eyler yazarken muharrem burnunu göstererek sessizce bu kırılsayı ölmü$tün sen dedi. dünyam yıkılmı$tı. burnu kırılmamı$tı. hiçbir $ey diyemedim. müdür yardımcısı muharrem’i bir güzel dövüp disipline verdi. muharrem bir hafta okuldan uzakla$tırıldı. sonra birbirimizden uzak durduk.
aradan yıllar geçti. össden sonra lisemi ziyarete gittim. beden hocamızın $ehir merkezinde internet cafesi vardı. okuldan çıkıp oraya gittim. muharrem oradaydı. hiç deği$memi$ti. ikimizin de saçları jöleliydi. ancak sadece bakı$tık. beden hocamla konu$tum nereyi kazandı dedim. sütçü imam inşaat dedi. o an koyduğumu hissettim. sonra multiplayer counter oynadık. muharrem diye öldürmeye çalıştığım kişinin ba$kası çıkması bozmu$tu beni. üstelik aynı takımdaydık. ama ben muharrem’i öldürüp cesedine mermi yağdırmak bomba atmak hatta spreyle ela was here yazmak istiyordum. canım sıkıldı çıktım oyundan. hocama veda ettim. kapıdan çıkarken boğaziçi in$aat’ten yekta’nın selamı var hocam diye bağırdım. muharrem duymu$tu. boğaziçi sütçü imam farkını iyi vurgulamı$tım. havada karada koymu$tum.
birden msn’in uyarı sesiyle kendime geldim. liseden arkada$ napıyon lan bu saata yarraam diyordu. heeeç diye cevap verdim. sonra muharrem’i sordum hatırlayamadı. lan $u burnunu kırdığım muharrem dedim. haa o mu? onun adı harun’du lan dedi. evet adı gerçekten de harun’du. o an içimden kendime boğazicilisin ama bi bok bilmiyorsun dedim. gerçi muharrem ve harun fonetik olarak benzer isimlerdi. ama harun’du sonuçta isim. o bozuntuyla bana küfürlü mesaj atan muharreme daha hayvani bir küfür edip forumdan uzakla$tırdım. amına koyim harun diyip yattım.
#250008
