amin maalouf 'un denemelerinden oluşan bir eseri..
adından da tahmin edilebileceği gibi, bu kitapta yazar insanların kimlik arayışını, kah genelleyerek kah kendi üzerinden irdeliyor.. "insanın bir kimliği ille de olmalı mı, olmalıysa bu neye göre belirlenmeli" gibi kimlikle ilgili birçok sorunu kurcalayan bir eser.. kendisi bir lübnan 'lı olduğu için hem araplığı hem de fransızlığı, hem müslümanlığı hem de hristiyanlığı bir arada yaşayabiliyor.. daha doğrusu yaşayabiliyor mu yaşayamıyor mu, seçim yapmalı mı yapmamalı mı?; asıl bunu inceliyor..
"insanlar, arap ingiliz türk müslüman budist... vb. şekillerde niye sınıflandırılır, buna gerek var mıdır" gibi soruları siz de düşünmüşseniz ya da artık büyüdüm bunları düşünmeye başlamanın vaktidir diyorsanız tam size göre bi kitap..** hatta ve hatta düşünme çağına gelmiş her bireyin mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm bi kitap..
bu kitabı okuduktan sonra, milletlere, dinlere, ırklara bakış açımı desteklediği için ve hatta "aaa bu da benim gibi düşünüyor hatta çok da güzel açıklamış düşüncelerimi" dedirttiği için çok sevdiğim bi eseridir maalouf 'un.. zira biraz da onun sayesinde ben şimdi hem türklükten hem kürtlükten hem araplıktan hem müslümanlıktan hem de farklı inançlardan ya da inançsızlıktan zevk alabiliyorum yani bi anlamda bu coğrafyanın bütün kültürlerinden dolayısıyla da bütün nimetlerinden çok güzel bi şekilde haz alabiliyorum.. çeşitliliğin tüm zevkine varabiliyorum.. bana, "iyi ki anadolu topraklarında doğmuşum" dedirtebilecek tek güç bu çeşitliliktir.. seç beğen istediğine göre takıl.. bu memleket bu cennet bu cehennem bizim.. bu çeşitliliği sorun haline getirmektense nimet haline getirmenin yollarını da her akıllı insan düşünerek kolayca bulabilir ya da "ben düşünmek istemiyorum yok mu daha evvel bunları düşünen, güzelce özetleyen" diyorsanız; alın size: ölümcül kimlikler..
#102207