18.
hayret ettiğim, eğitim sistemi geli$tirme amaçlı, üstüne üstük yüksek bir kurumdur kendisi.
size anlatacağım, bir tanıdığım olan nurgül’ün ba$ dü$manıdır bu kurum, $öyle ki;
nurgül i$e ilk ba$ladığı günden itibaren ilerlemek istiyor mesleğinde, normal bir istek tabii, emin olun halende çabalıyor, ciddi anlamda, tahmin edemeyeceğiniz boyutlarda.
sizi her ne kadar ilgilendirmeyeceğini bilmesem de, anlatmak isterim size onun öyküsünü;
her üniversitede öğretim elemanları genel olarak mesleğinde yükselmek, profesörlüğe kadar yücelmek isterler, haliyle nurgül’de istemi$. öncelikle önüne ingilizce engeli takılmı$. geçilebilecek gibi bir engel değil, ki nurgül el sanatları bran$ında çalı$tığı, lisesininde meslek lisesi olduğu dü$ünülürse hiç alakası yok. bu engel ciddi bir engel oldu onun için, hatta ve hatta fobisi oldu, ileri düzeyde ingilizce bildiği halde konu$amaz oldu, öyle böyle değil, hayatından ciddi tavizler verdi, hatta çocuğunu dahi* ingilizce yüzünden ihmal ettiği zamanlar oldu. bir puan engeli konulmu$tu önüne, 50 puan, yazıyla elli, rakamla 50. 1995 yılından taa ki 2006 yılına kadar süren bir serüven, ciddi anlamda uzun ve $a$ırtıcı bir süreç. ha nurgül anlama yoksunu mudur, tabiiki de hayır ! mantık olarak dü$ünürseniz nurgül bir sanatçıdır, ne i$i olur ingilizceyle ? ama o yinede yılmamı$tır, 11 yıl boyunca sürekli ve bırakmadan, azimle ingilizce çalı$mı$tır. kim 11 yıl boyunca kimilerine önemsiz gözükebilecek bir$eyi elde etmek için çabalar ki ? ama o çabaladı ve bunu nihayet ba$ardı. fakat ba$armak için yapmadığı kalmadı. onun ailesi vardı, haliyle yemek, temizlik vesayire i$lerle bizzat ilgileniyordu, gerçi tüm aile ona bu yolda destek oldu*. o’nun ba$armasının tek sebebi asla yılmamasıydı, yılmadı, azim etti, hep üstüne gitti ingilizce engelinin.
bu sırada bo$ da durmadı, farkındaydı öğrencileri için bir$eyler yapması gerektiğinin, bu sebeple yurtdı$ına incelemeler yapmaya gitti, keçe sanatını öğrendi, okula getirdi ve ders haline gelmesini sağladı. öğrencilerini bu yepyeni sanatla bulu$turdu ve hatta bazısını bu meslekle i$ sahibi yaptı. fakat kendisinin bir kazancı yoktu, ama o iradeli ve azimliydi, ve mesleğini seviyordu, önüne çıkan engeller onu yıldırmadı.
ancak önüne yepyeni bir engel çıktı, doktora yapması için $imdi de matematik çözmesi gerekliydi. haydaa !? e nurgül sözel bölümü mezunu. nerden çıktı matematik ? $a$ırtıcıydı tabiiki, tekrar çalı$maya ba$ladı, oturdu kitabın ba$ına, test çözüyor, evet öyle, test çözüyor. daha sonra da çıkıp öğrencilere sanat eğitimi veriyor. artık bu duruma ne denir siz karar verin. ki bu durum sadece nurgül için de geçerli değil, tüm i$ arkada$ları da aynı durumda. onunla son görü$memde halende çalı$acağını, kazanacağını söylüyor, ki ufak bir puanla kaçırmı$ barajı, allah kolaylık versin diyorum.
$imdi de mantıksal açıdan bakalım bu konuya;
öncelikle, nurgül bir sanatçı, amacı sanatçılar yeti$tirmek, türkiye’nin dört bir yanına öğretmenler göndermek, genç sanatçılar yeti$tirmelerini sağlamak. bu insanın kar$ısına hem ingilizce hem de matematik konulması ne yaman bir çeli$kidir. yani hangi akıla hizmet yapılmı$tır anlayasım gelmiyor. bir insanı liseden beri görmediği bir$ey ile sınamak nasıl bir$eydir ? hadi mantıklı olsun diyelim biz buna, eh bu yolla seçilmi$ elemanlardan nasıl bir kalite beklenir ki ? yani derslerde matematik mi okutulacak ? pehh !
bu yazıyı bir taraf tutmadan yazmaya çalı$tım, birazcık mantık kullanırsanız hak verirsiniz.
bu arada, **