düşünceyi görselleştirmek.
düşünce denen resmi ,alfabe denen 29 adet yapboz parçasından gerekli olanları kullanarak gramer ışığı altında ortaya koyma çabası.
#151954
· melek yuzlu olmanin avantajlari (4)
· lafmacun yazarlarinin kan gruplari (10)
· yaran entryler (2)
· ideal meme olculeri (5)
· bu devirde hala kulot giyen demode kiz (3)
· hala sac kurutma makinesiyle fon ceken zavalli kiz (5)
· 7 ekim 2008 obama mccain munazarasi
· memeden karakter tahlili yapmak
· 90
· buyuk goguslu olunca erkeklerin sadece o noktaya odaklanmasi (5)
· nasilsin sorusuna verilebilecek cevaplar (3)
· yoksa siz hala (4)
· lisseur
· basilisk
· hala lisseur ile sacini duzlestiren zavalli kiz (4)
· fername
· marduk gelecek hepimizi sikecek
· masaimara (2)
· dilek
· beren (2)
· hava kuvvetleri komutanligi (2)
· defruze
· iskenderun deniz er egitim alay komutanligi
· feyk hesap kullanan got veren yazarlar (4)
· nezle
· of puf afir tafir (2)
· gercek
düşünceyi görselleştirmek.
düşünce denen resmi ,alfabe denen 29 adet yapboz parçasından gerekli olanları kullanarak gramer ışığı altında ortaya koyma çabası.
bir kalem kullanarak elimiz vasıtasıyla düşüncelerimizi kağıda dökmektir..
milkshake 22.12.2006 14:42kimi zaman mecburiyetten kimi zamansa gereksinimden kaynaklanan insanın duygu ve düşüncelerini,yaşadıklarını kendi üslubuyla anlatabilmesi sanatı..
yolalan20 10.07.2007 18:46biriktirilenlerin dökülmek istenmesi sonucu ortaya çıkan ihtiyacın eyleme dönüşmesi;
<bkz: yalnızca söyleyecek bir şeyi olan yazar.>
<bkz: yazmamak cinnete davetiye çıkarmaktır.>
genelde er kişilerin bir hatundan hoşlandıklarını belirtmek için kullandıkları sözcük.
süleyman şu kıza yazacam da ben..bak bakim nası la yengen? gibi gibi.
yani ben daha hiçbir kızdan duymadım bunu.
"ay şu recep ne hoş çocuk yazılsam mi aysel?" gibi şeyler söylemiyor kızlar hiç.
ama aralarında geyik çevirtebilirler bu eylem üzerinden..
<bkz: kızın kıza yazması>
o da ancak mesaj olur heralde.
gün boyu olmadık yerlerde olmadık cümleler akla geldikten sonra, "hay sokiim bi kaat kalem olsaydı varyaaa!" denir. ele kağıt kalem alındığındaysa bi bakarsın bütün sayfada imza denemeleri var, ama anlamlı tek kelime yok.
bu yüzdendir ki efendim, o kalem tutan, tuttuğunda kağıdı dolduranların ellerinden öperim. hani bi omzuma dokunsalar...
ormanlardan korkup kendi içindeki ormana dalmak gibi bir şey. fakat yaprakların yılanların ve ağaçların bir araya gelmesiyle meydana gelen gerçek ormandan daha tehlikeli, küçükken bizi ısırmış bir kurt, hala orada, eski sevgilimize ait boş bir şarap şişesi, kaybettiğimiz bir dostun mezarı..
belki unicornlar, belki hobbitler..belki de şekerden bir ev.
ama daima, gizli bir mekana ulaşmak, bir zamanlar sizin olan bir mekana. geçmişi, geleceği ve mekanları karıştırmak, kendi ölümünü, kendi çocukluğunun izlemesini görmek.
seni en çok korkutan ejderhanın karşısına çıkmak, içindeki katilin cinayet işlemesini izlemek, içindeki polise ipuçlarını vermek..her öyküde, her şiirde bir kez daha ölmek..ardından yumurtadan çıkan çirkin bir kuşu izlemek.. seni zehirleyen metalden ve betondan uzaklaşmak..
sonra, metale ve betona geri döndüğünde, birilerinin gülen gözlerle güzel olmuş, demesi, çok güzel olmuş. ormanınıza yeni biri adım atar..
internet;
herkesin eline kalem verdi;
klavyelerinin ardında gizlenen gölgeler;
ne şanslılar ki;
söz söylemeye cesaret-te bulabildiler;
birde söyleyebilseler;
hayatlar olmamalı den-den;
yazılar den-den ise zaten!