üzücü bir girişim. aslında gençlerin son günlerdeki halet-i ruhiyesini gözler önüne sürüyor. yazık dedirtiyor... ben de yazmayayım, yazmayayım diyorum. rencide etmiyeyim diyorum ama bi’ yandan da üzülüyorum. ben sizi düşünüyorum lan keratalar. nedir bu rezil-i rüsvan olma çabası, nedir bu populizm kaygısı? ondan sonra "kızlar niye bana vermiyor?". vermezler tabi, bu kafayla ellerindeki nasırlar da biraz zor geçer. *
tamam, bir yazar ile atışmış, takışmış, tartışmış olabilirsin. akabinde uzlaşma adına, bir güvercin almış olabilir ve buna gençliğinin verdiği heyecan ile ayar verme amaçlı bir cevap yazmış olabilirsin. bunun üzerine aldığınız, hafif kinayeli bir güvercin mesajı da moralini bozmuş, canını sıkmış olabilir.
normaldir, kanın kaynıyor bu yaşlarda. ancak sakin olmup biraz düşünmeklazım. bu tip bir olayla karşı karşıya kalmak, hayatının o andan sonra bok yolundan gideceği, sürekli ezileceğin, altta kalacağın anlamına gelmiyor. bilakis, her bir göt oluş gelecekteki göt edişlerin kapılarının anahtarlarıdır. sadece sakin ol ve feyz al.
ama sen genç, hiç laftan sözden anlamıyorsun. yanlış anlaşılmasın, kınamıyorum gençleri. normaldir. gurur falan yapıyorlar. sonra altta kalmamak adına saçma sapan işlere kalkışıyorlar. yok bir güvercin daha, yok bir güvercin daha... ha gayret, oluyor. tövbe tövbe... neyse, ardından aldıkları her bir cevap tansiyonlarını yükseltiyor. daha sert mesajlar yazıyorlar. ardından cevap vermiyorsun. bu sefer daha fazla deliriyorlar. direkt düşman bellediği yazarın nick altı şeysine ulaşıyorlar. buradan sonrası çok komik, aşırı vahim ve hiper çocukca;
şimdi yazarlar olayın iç yüzünü bilmiyorlar ya, e genç bu da. çakal, kafası çalışıyor zannediyor. populizm uğruna bir şeyler kovalayacak ya, direk insanları güldürmeyi deniyor. e nasıl yapacak bunu, en aleni hareketi gerçekleştirmesi lazım. nedir o? muhattap yazarın nick şeysi... herkes biliyor zira. direkt olarak, aklı sıra, dalga geçen bir entry şeysi yazıyorlar ve tamam. görev tamamlandı. sanıyorlar ki; herkes tapıyor şimdi onlara. muhatabı da battı, gitti. intihar edecek hatta. öyle bi’ ayar verdin. öyle bi’ gider yaptın tabi...
hep diyorum "gençlere dokunmayın." diye. ama ara sıra kulaklarını çekmek, uyarmak gerekiyor. neyse, onlar öğrene öğrene büyürler. biz yine bakınımızı verelim;
<bkz: değmeyin gençler eğlensin>
#903808