yaşayabilme ihtimali isimli yılmaz erdogan şiirinin uyarlaması olan şiir..(site içinde de farklı uyarlamalar var)
’’
soğuk ve mahalle arası internet cafelerde vazgeçtim yazar olmaktan
ve paylaşım klasöründe saklıydı şifrem her zaman...
ben seninle bir gün lafmacun nokta org da yazışabilme ihtimalini sevdim..
ilkokulun mouse pad kokan, paint lekeli yıllarında
-sanal alemde sözlük siteler yagışırdı o zaman-
yazışmaya başladım ’mynet çocuklarda’..
ve bu yazışmalar öyle uzun sürdü ki, adam gibi siteleri özlemeye başladım sonra..
bizim ekşi sözlüklerimiz vardı...
bir de forumlara yazı yazma imkanı...
ne koktugu bilinmeyen arkadaşlarla paylaşılan envai çeşit temalarda,
yazarcılık oynamaya başladık..
ben yeni yetme oluyordum sen yazar,geri kalanlar kontra-moderatör...
türlü renklerle umut ikliminde harfler yazılıyordu dümdüz temalara
ve türk dil kurumu’na inat bir türkçeyle...
ağbilerimizden öğrendik,sol framee başlık açmayı
ş harfine nice anlamlar katmayı..
sanal aleme usul usul sözlük yağıyordu.
ve özel mesajlarda sevişmeyi öneriyordu sözlük bültenleri.
oysa sanal alemde hiç sevişmedim ben.
yönetim kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
-topluca girilen erotik sitelere atılan platonik mesajları saymazsak..-
sözlüklere usul usul entry yağıyordu..
ve belli bir süreden sonra ’’yazar alımlarını kapattıgını’’ söylüyordu sözlük bültenleri.
oysa hiç sözlüğüm olmadı benim
ve hiç bir entryde geçmedi adım
yazışmaların ortasında sevimli bir çaylak yüzüydüm sadece
sana şiirler biriktiriyordum belgeler klasörümde,ama sen şu an yazanlarda yoktun..
ben, senin bana güvercin yollayabilme ihtimalini seviyordum, sun’i sohbet saatlerinde..
lafmacun servisi seni hep zamansız, amansızca bir zirve şenliğine götürüyordu
ben, senin benimle sadece ikimizin oldugu tunalı hilmi caddesi zirvelerine gelebilme ihtimalini seviyordum.
ben, senin bana yazabilme ihtimalini seviyordum.
yaz sıcağı lafmacuna çekiyordu üyeliğimin hacklenmeye hazır gevrekliğini..
sonra yazar oluyordum,gbkz ların abkz ların çare bilmez yazarı
ne yana baksam başlık sanıyordum
lafmacun temasının kamaşan beyazlıgını..
yazar oluyordum bir süre
yeni türeyen sözlüklerle yarışıyordum , rumuzum lafmacun nokta org un garantisinde...
yazar oluyordum , ,
bir sözlükten bir iç sözlüğe...
başlıkları okudukça büyüyordum..
lafmacunun linkini başına koyuyordum sık kullanılanlar listesinin..
eksi oy almaktan korkuyordum...
çarşıdan bizim internet cafeye giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
çünkü sonunda başlık açıyordum,entry giriyordum sonunda..
soğuk ve mahalle arası internet cafelerde vazgeçtim yazar olmaktan
ve paylaşım klasöründe saklıydı şifrem her zaman
ben seninle bir gün van’daki bir ’’zirve noktasında’’
ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir ’’sözlük sitesi’’nde..
ben seninle, ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
doğubeyazıt’ın herhangi bir ’’internet cafesinde’’
ben seninle herhangi bir insan klavyesinin
terli tuşlarında olma ihtimalini sevdim
ben senin,bana yazabilme ihtimalini sevdim...
’’
#495121
