kimine gore yavaş, kimine göre hizli bir olum ceşidi...
#147180
◊ esra ve ceyda ersoy kardesler
+ last fm
+ kitap ayraci (2)
◊ 23 aralik 2075 papua yeni gine marduk yildiz takimi milli maci
◊ kandahar daki kuslarin tek kanatla ucmasi
+ yeni tanistigi kizla konusurken yerden ot koparip oynayan genc
◊ 1 eylul 2008 besiktas konyaspor maci
◊ ugly (2)
◊ the lord of the rings the fellowship of the ring
◊ adi nevin (2)
+ gunesh
+ istanblue (20)
◊ hata yapmaktan korkmamak (2)
◊ turkiye de suc ve aksiyon filmi cekmek (2)
+ rapido
+ petra
◊ gunes gozlugunu yakaya asmak (9)
+ marmara universitesi guzel sanatlar fakultesi
+ anlamsiz (2)
◊ artos dagi (2)
+ sevda demirel (2)
◊ lemony snicket s a series of unfortunate events
+ tek kas
+ entry nick uyumu (2)
+ alisan in sosyeteye girmesine yardimci olmak
+ istetmek
+ ihsaniye
yasa haline getirmek, onaylamak.
yaşamak güzel şey be kardeşim...
<bkz: nazım hikmet ran>
yönetmenliğini aram gülyüz’ün yaptığı, senaryosunu nurettin erişen’in yazdığı 1988 yapımı türk filmi.
başrollerinde banu alkan, cüneyt arkın ve yılmaz zafer oynamıştır.
biliyorum, kolay değil yaşamak,
gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
gündüzleri gün ışığında ısınmak;
şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
yan gelebilmek çamlıca tepesine...
-bin türlü mavi akar boğaz’dan-
her şeyi unutabilmek maviler içinde.
biliyorum, kolay değil yaşamak;
ama işte
bir ölünün hala yatağı sıcak,
birinin saati işliyor kolunda.
yaşamak kolay değil ya kardeşler,
ölmek de değil;
kolay değil bu dünyadan ayrılmak
<bkz: orhan veli kanık>
yaşamak; bir ağaç gibi tek ve hür
ve
bir orman gibi kardeşçesine..
olduğu zaman özünü bulan eylem.. her nefes alan varlık yaşıyor mu acep??
ölümü beklerken oyalanmaca...
godot’u beklemektir yaşamak.
bir serüvendir yaşamak ;
ne alacağı ne vereceği belli olan, yüze gülen sahipsiz mor dikenlerini her fırsatta tam da göğsünüze batıran, belirsiz bir macera. seherde içinize doğan güneşle tekrar güçlenen ve hergün kendine yeni bir varolma nedeni edinen zorlu bir maraton.
bir piyestir yaşamak ;
tek kişilik sahnenizde tam da toplanma vakti, sönsün ışıklar derken, nerden geldiği belli olmayan -iyiki de gelen- konuk sanatçınızla, tekrar tat aldığınız o şano da sürdürdüğünüz dram, komedi, kara mizah. hayatın biçilen rollerine her zaman denk düşmediğinizi anlamanız canınızı sıksada, perdeyi kapatırken selam verebilmenin yüz akını hissetmek istediğiniz bir doğaçlama.
bir şarkıdır yaşamak ;
bazen bastığınız her nota can yaksada, müziğin kulaktaki tınısı dindirir tüm ağrıları. gözünüzü açtığınızda, kulağınıza çalınan şarkının ilk nağmeleri, hayatınızın müziği, hayatınızın serbest çağrışım şarkı sözleridir. en heyecanlı yeridir nakaratı, ilk gençlik günlerinizde korkmadan dinlersiniz şarkınızı.
bir serzeniştir yaşamak ;
öyle kara günler sarar ki etrafınızı, tek bir nefesin ağızdan çıkışı, yanma demektir ciğerlerinizde. acıyı hak edecek birşey yapmamış olmanın verdiği kızgınlıkla, dar gelir kabuk tutan bedeniniz ve en derinden gelen isyanlarla kafa tutarsınız yaşamaya.
bir yalnızlık duygusudur yaşamak ;
gelir birikir en olmadık zamanda benliğinizde, oysa nekadar da ihtiyacınız vardır o an ikinci, üçüncü tekile ve hatta çoğul şahıslara."kendim de başarabilirim" der, kapanırsınız bir süre iki oda bir salon yalnızlığınıza...ama o her yanı kaplayan boşluk hissi, ikinci nefeste dolar canınıza.seversiniz yalnızlığı da tekbaşınalığı değil. kalabalık yalnızlıklar büyütür, tek hecede yaşarsınız çoğunlukla..
bir bencilliktir yaşamak ;
herzaman mutlu olmak istersiniz, hak etmiş olmak önemli değildir. siz hep gülen yüzüyle haşır neşir olmalısınızdır hayatın, öyle somurtup oturdumu karşınıza, inadına, çekilmez bir çocuk edasıyla, esip gürlersiniz.siz sevilmek, mutlu olmak, hep gülmek, çok bilmek, az çalışmak, hiç yorulmamak istersiniz. cebinizde biriken misketler hep sizde kalsın, her oyuna ödünç misketlerle başlayıp, daha çok kazanmak istersiniz.
bir bekleyiştir yaşamak ;
zamanın kum saatine asılı kalan, heyecanları beklersiniz kimi yada bazı, söylenmemiş sözleri... batacak güneşi, çıkacak ay ı, belki bir vapuru ama siz hep konuğusunuzdur hayatın yolcu istasyonlarının.bazı bekleyişler önemlidir, zamanı boşa harcanmış görmezsiniz. ne var ki yine de sabırsızdır beklenen, çoğu zaman çıkıp geldiğinde de beklemenin yerini tutmaz oluverir zaten.
bir umuttur yaşamak ;
yüzünüzü karanlığa döndüğünüzde korkarak, bir anda beliren titrek bir saman alevidir.yüreklendirir sizi birden.
bir çift derin gözden içinize akan tılsımdır umut. hiç birşey beklemezken hayattan kendi iyiliğinize dair, o hayatın sizin için hazırladığı, yüce gönüllü bir hediyedir. korkarsınız önce ama bilirsiniz ki içinizi ısıtan bu heyecana güvendikçe, gelip yerleşecektir o sevinç benliğinize.
kimi gündüz vakti sebepsiz yada gece ayazında gülümseyebiliyorsanız, tek başınıza olduğunuza aldırmadan, umudun terk etmediklerinden olduğunuzu düşünüp, neşelenmektir hayat...
ve...hayat bir cümledir ;
içinden, yaşama anlam katmak adına sevgi geçen...
halk ozanı aşık veysel’in uzun ince bir yoldayım adlı eserinde titizlikle anlatılmış eylem.kolay olmadığı otoriteler* tarafından onaylanmıştır.
basit yaşayacaksın.
mesela susayınca su içecek kadar basit.
dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
“seni seviyorum” gibi.
basit bir öpücük yetecek sana;
basit sıcak bir öpücük
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
o öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
el yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın;
hep yanında taşıdığın,
atmaya kıyamadığın.
iki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
kısacık olacak uyanman
ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak
sıcacık kollara dolanman
ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
beklentilerin de basit olacak.
kaf dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.
pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.
yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
iskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
“fa diyez”in mutluluğunu.
makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
temizlik kokacak en pahalı parfümün
“bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.
ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
saatin, sadece saati gösterecek;
telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.
basit yaşayacaksın, basit.
sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
basit...
*
bir cahit ırgat şiiridir.
yaşamak
kalbimizin ortasında güvercin
güvercinin kursağında bir kurşun
kefenimiz arşın arşın
parasıyla peşin peşin
üstad ilhan irem e göre yaşamak: yaşamak nedir dost, yemek içmek seks, bunların hepsi birer şartlı refleks.
tadını çıkararak yaşamak yerine, her şeyi ıskalıyoruz hayatta.
hani gönlünce,hakkını vere vere, sevemediğimiz gibi hiçbir şeyi, kızmasını bile beceremiyoruz
yerli yerince...
şöyle derin bir nefes almanın tadını çıkaramıyor insan. toprak değil de hala can olduğunu fark edip de sevinemiyor... yiyor, içiyor, yatıyor gelmişsem dünyaya
bir sebebi var zahir deyip de merak bile etmiyor. aslına bakarsan sevmesini bilmediği gibi, hayatı diri olarak yaşamasını da bilmiyor. yok canım, bu değil yaşamak...
böyle manasızca bilmeyişler için yaratılmış olamaz kainat, hele hele de insan,
bilinmek için yaratılan insan, bilmemek üzere yaşasın diye başıboş bırakılmış olamaz...
şöyle keyiflice ayaklarını uzatıp sobada demlediği çayı yudumlarken bile
keşfedebilir kendi gerçeğini... ah bir dinlemeyi öğrenebilse insan! suyu dinlese, sonra rüzgarı havayı dinlese, kelebekleri ve arıları hele bir de gönlünü dinlese
anlayacak yaşamanın yalnızca nefes alıp vermek olmadığını dinlese anlayacak dinlemenin her gerçeğin bir parçası olduğunu kendi eliyle, kendi sesiyle, kararttığı hayatı görecek. dinlese bir kerre, sevilmez sandığı her şeyi sevecek.
hayat ahh hayat! .. utangaç bir gelin gibi kendini saklasan bile ne kolaymış aslında seni hakkıyla yaşamak. aslında zor olan herkesin yaptığı imiş yani yaşamak ve mutlu olmak yerine hayatı ıskalamak. yani, yaşamak yerine yaşıyor numarası yapmak
haydi! kalk biraz, tut en yakınında kim varsa ellerinden sonra gözlerinin içine bak.
yok, sevgilin olması şart değil aşk için değil, sadece o insanın gözlerinde sakladığı
insanı görmek için bak haydi! bir şarkı söyle öyle sesim gitmez falan demeden
şarkıcı olmak için değil yalnızca içinde sakladığın insanı duymak için söyle
haydi!
br şiir seç, şiiri sevmez sansan bile kendini mısraların ardına saklanan sevgiyi bulmak için oku.
bak gördün mü
ardında değil
sevmeye değer ne varsa
elimizin altında imiş
hayat değil zalim olan
bizmişiz aslında
böyle elimizin altına sunulmuşken her nimet
kıymetini bilmemişiz...
mutsuzluğu mutluluğa tercih etmiş
sevmeyi değil de sevmemeyi seçmişiz
hayat ahh hayat
ne kolaymış aslında, seni hakkıyla yaşamak...
av. nuray özgüney
kör bir kuyuda hayat ışığıdır yaşamak...
kör bir kuyuda umut ışığıdır yaşamak...
düşleri gerçek yapmak...
dağlamak kanayan yarayı,
ağlamak doyasıya
şarkılı bir masaldır yaşamak.
bir özlem yangınıdır yaşamak
acısı,derdi çok olsada...
inan yinede güzel yaşamak
şarkılı bir masaldır yaşamak.
bir özlem yangınıdır yaşamak
acısı,derdi hiç bitmese de...
inan yinede güzel yaşamak
kış gecesinde...
çamlar dolusu buğular.
yağmurda güneş görmek
seni sonsuz seyretmek
dağlamak kanayan yarayı
ağlamak doyasıya
şarkılı bir masaldır yaşamak.
bir özlem yangınıdır yaşamak
acısı,derdi çok olsada...
inan yinede güzel yaşamak
sevimgül bahadır’ın söylediği harika şarkı yaşamak.
güçlü ve cesur olunca daha kolay gerçekleşen geniş zamanlı olgular bütünü.
akılla bir konuşmam oldu dün gece;
sana soracaklarım var, dedim;
sen ki her bilginin temelisin,
bana yol göstermelisin.
yaşamaktan bezdim, ne yapsam?
birkaç yıl daha katlan, dedi.
nedir; dedim bu yaşamak?
bir düş, dedi; birkaç görüntü.
evi barkı olmak nedir? dedim;
biraz keyfetmek için
yıllar yılı dert çekmek, dedi.
bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
kurt, köpek, çakal, makal, dedi.
ne dersin bu adamlara, dedim;
yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
benim bu deli gönlüm, dedim;
ne zaman akıllanacak?
biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
hayyam’ ın bu sözlerine ne dersin, dedim;
dizmiş alt alta sözleri,
hoşbeş etmiş derim, dedi.
<bkz: ömer hayyam>