bazen dunya’nin en guzel seyidir, bazen de en kotu...
#2737
+ asik olmak (9)
◊ hayalsiz (7)
◊ hicbir seyimsin (5)
◊ kocum benim (3)
+ eskimo
+ hapsirmak (2)
◊ ev arkadasinin escinsel oldugunu ogrenmek (5)
◊ tuvalete giderken sevgilisini de yanina alan kiz (6)
◊ genclik dizileri (3)
+ daniel gonzalez guiza (9)
+ besiktas (9)
+ vatka
+ rimel (5)
+ basliklari alt alta okumak (4)
◊ ne entryler girdim zaten yoktular (4)
+ yazarlarin aslinda soylemek istedikleri (4)
◊ m ile baslayan kelimeleri ikileme problemi (2)
◊ 9 temmuz 2008 abd konsoloslugu onundeki catisma (6)
+ 2besh2
◊ cekilissiz kurasiz hepinize yuz kontor (9)
◊ her fikre karsi olup alternatif uretmeyen insan (2)
+ yavuz sultan selim (2)
◊ kari gibi yazmak (3)
◊ fenerbahce spor kulubu nun parasi (9)
+ sey
+ lafmacun da bayan yazarlarin dislanmasi (15)
+ arka siradakiler (2)
+ cok da fifi (4)
+ cinsiyetlerini belirtmek isteyen yazarlar (5)
◊ lively
◊ x in ekmegine yag surmek (3)
+ farid farjad (2)
◊ elinin yagiyla kadin isine karisma (5)
+ kusku (2)
◊ 3 buyuk mafya (5)
+ lafmacun cezaevi (2)
+ muhasebe
+ scarification (2)
paylastikca artmayan tat.
o tat ki bazen lezzetinden yenmez. mutluluk hormonu salgilatir vucuda.
o tat ki bazen kusturur adami lanet ettrir yasadigina.
ben ne zaman yalniz kaldim, bilmiyorum
ne tuhaf, vaktim olmazdi
yalnizligi bunca bilirken
kendimi hic yalniz sanmazdim
cevremde hep birileri vardi,
ben hep birilerinin yanindaydim
gunler belirsiz bir gelecek icin neredeyse kendiliginden hazirlanirdi
aramizda habersiz gidip gelen gundelik armaganlarla
kendi kendini tasiyan bir irmagin akintisinda hayat
bizi kendi sahillerimize ulastirirdi
bazi evlerden tasinirdik, bazi insanlar girip cikardi hayatimiza
bazi mektuplar alirdik, bazi sozler, cicek selamlari
sonralari bazi tanidiklarimizin olumleriyle de karsilastik
elde olmayan nedenle
sudaki halkalar gibi genisleyen
kucuk alinganliklardan buyuk darginliklara
vazgecisler, unutuslar, kayiplar
birbirimizi cok sevdik hep
yillarla azala azala
simdi ne zaman yalniz kaldigimi dusunsem,
yalniz olmadigimi kanitlamak istiyorum kendime
eskiden iki albume sigdirdigim hayatim,
simdi sigmiyor eskilenlerle cogalmis fotograflara
telefonun basina geciyorum
alt alta dizilmis onca ad arasinda seken omur parcasi
gun oluyor mesgul numaralarla
simdi ne zaman yalniz oldugumu dusunsem,
simdi ne kadar yalniz...
yalniz oldugumu anlamam icin beni hic yalniz birakmadiniz.
ben ne zaman yalniz kaldim, bilmiyorum
her zaman yalnizdim, bunu biliyorum
buyucu ellerimin kara sanati yazi
en cok ben onardim dostluklari, en cok benim elim dikis tuttu
bagislamasiz sanarken kendimi
en cok ben unuttum kalbimin benden sakladiklarini
tigla iceri cektim takilmis kazaklarin ipini
denenmemis baslangiclari goze aldim,
hafifletilmis hasarlari, gormezden gelinen enkazi
mutfagi beklemek hep bana kaldi
bir siirden bir romandan bir filmden cikip
her seferinde aydinlik bir inat gibi yeniden karistim hayata
hic el degmemis gibi yeniden konuk geldim
odalariniza, ruhlariniza
buraya
eski asklarim neredesiniz? hepinizi cok ozledim.
simdi birdenbire bir koseden cikip bana,
yalnizca, merhaba, deseniz,
o zamanlar hic mutlu etmediginiz kadar mutlu edersiniz,
bir zamanlar butun agladiklarimi geri verebilirim size
sag olun demenk isterim, sag olun, sag olun
sanki beni yeniden sevdiniz
ama biliyorum, pis bir yagmur basliyor, semsiyem yok yanimda,
yagmurda yurumekten nefret ederken, yurumekte israrliyim gene de
isterseniz, kederdeki butunluk, diyelim buna
ne kadar islansam, o kadar cikacagim sanki
bir zamanlar cok daha butun oldugumu sandigim
o yikanmis zamanlara...
yeni degil kesfine genclik verilmis gercekler
her zaman yalnizdim
kitaplar kadar yalniz
yalnizca yalnizligimdan gurultucu bir kalabalik yaptim
herkes icin farkli aldanislar kurtarilmis hayatlar yok pahasina
her zaman yalnizdim
yanardaglar kadar yalniz
ey kafiye sevenler,
simdi beni gokyuzunde bir yildiz sananlar, yanildiniz!
nankorluk etmeyeyim gene de,
yalnizligimi daha az hissettigim anlarim oldu yalniz
evimde hep ayni anda calar telefonla kapi
gene oyle oluyor; hic yalniz birakmazlar beni
yalnizlik bilgisiyle catilmis arkadasliklarin korunakli golgesinde
yalnizlik icin calar telefonlar kapilar
istersen bana ugra, ya da, aksama bulusalim, olmeden yapacak cok
is var
<bkz: murathan mungan>
en iyi dostun evlenmesi ile dünyada tek kalmış olmayı hissettiren ilginç duygu. başka çeşitleri de mevcut olmakla birlikte, en çok koyanı budur.**
vallaha buraya girdim, bir saattir bekliyorum biri gelsin diye, kimse yok..şu anda düşünüyorum, kafa dinlemek, istediğin gibi takılmak için burdan iyisi yokmuş diye...yalnızlık lafmacunda mümkün olan iyi bişeydir... bunu cumardesi 12.52 de yazmıştım ama şu anda ben yazmamışım da engimatic yazmış gibi görünse de o yazmadı ben yazmıştım.
yalnız kaldınız sanırsınız,
biliyorum.
yalnız bırakılmışsınız,
biliyorum.
ötesi yok.
ötesi var
yalnızlık
müziğin bile seni dinlemesidir.
yalnızlık
insanın kendine mektup yazması
ve dönüp-dönüp onu okuması
yalnızlığın da ötesidir.
<bkz: özdemir asaf>
tercih seklinde oldugunda güzel fakat zorunluluk halini aldıgında cok beter aynı zamanda bana cok yakısan ve tuna kiremitcinin de bu iste bi yanlızlık var dierek acıkladıgı bir terimdir yalnızlık.
<bkz: gülben ergen> şarkısı. gerçekten çok güzel bir şarkı.
çok kırgınım bütün dostlarıma
sevgilim seni düşman ettiler bana
bir hata idi, beni seçmedin
inandın onlara
sihirli sözlere aldandın,
büyü yaptilar sana
yalnızlık alır götürür,
vay beni, yazik bana.
eller böyledir, hep ayırır, karışır sevdalara
eller böyledir, hep ayırır, karışır sevdalara
allahtan artık lafmacunda olmayan şeydir.eskiden hiç kimse olmuyordu.yalnızlık oluyordu ama artık herkes yazıyorlar.
<bkz: yalnizin durumlari>
bilmezler yalniz yasamiyanlar,
nasil korku verir sessizlik insana ;
insan nasil konusur kendisiyle ;
nasil kosar aynalara,
bir cana hasret,
bilmezler.
*
yalnızlık çok acı
tam da sen ben olmuşken
pişmanlık herşeyi
anlatmaya yetmez
yalnızlık sus payı
yok olmak var oldukça
aptallık herzaman kalplerin donuklaşması
boğuldu sözlerim
inandıkça aldandıkça
satıldı düşlerim
inandıkça aldandıkça
<bkz: buz>
bazi zamanlar istenilen $ey...
insanın çevresindeki herkesin bi yerlere savrulup;kendiyle kaldığı an...
yalnızlık gelip çöreklenmedikçe insanın içine hep istenir... sonra da korkular baş gösterir nedense...
güzeldir...
huzurdur...
tercihtir...
bir süre sonra vazgeçilmezdir...
gmnd de olmasa sözlükte hissedeceğim duygu
<bkz: ankara lafmacun zirvesi>
cahit zarifoğlu nun bir şiirinde bahsi geçen kelime:
çağın küçük bulanığı
yalnızlık
kemik gibidir
ne yana dönsen batar.