çocukken istediğini yaptırmak, abiyi ablayı dövdürmek, dayaktan kurtulmak gibi sebeplerden yapılırdı.
daha sonraları ise bir ilişkiyi bile kurtarabiliyormuş.
senelerden 2001. lise 1'desin. bir heyecanla buluşmuşsun sevgilinle, oturup gülüşmüşsün. tam bir ara suskunluk olmuş, o cümle yankılanmış kulaklarında "ayrılmak istiyorum". beklemediğin bir şey, bir 5 dakika olayı idrak edememişsin, kendi kendine sormuşsun ayrılmak ne demek? en son ayrılığını 1 sene önce yaşamışsın. unutmuşsun ayrı kalmayı. karşılıklı susup kalmışsınız.
dayanamayıp çıkalım burdan demişsin sevgiline, çıkıp bir parka oturmuşsun. hala tek kelime konuşulmamış. neden? diye sormak zorunda hissetmişsin kendini, sen neden göremezken dakikalar süren nedenler dinlemişsin. dinlemişsin de hiç birini anlamamışsın. hala ayrılığı düşünmüşsün, anlam vermemişsin. ama gözlerine bakınca nedenlerin doğru olduğuna hak vermişsin hiç birini anlamasan bile. içinden "sana mı kaldım ben, bana kız mı yok, hadi ordan epilasyon suratlı" demişsin, kendini bile inandıramamışsın attığın yalanlara. bir şey diyecek olmuşsun kelimeler düğümlenmiş boğazında. aslında senin de bir çok nedenin var, ama saysan bak anlaşamıyoruz denilecek, sonu yine ayrılık olacak. dolmuşsun, ağlayacaksın, ağlayamıyorsun.
serde erkeklik var diyorsun, düşünüyorsun ne kadar erkek varsa.. diyorsun. en son erkekler sağmalcılar hapishanesinde kum çekiyor. kızlar yapar genelde, ayrılma mevzusu açıldığında hüngür hüngür ağlar. ağlayacak durumdasın, ilişkiyi kurtaracağını da biliyorsun. gelgelelim olmuyor.
bir sigara içip gelicem diyorsun, gidip parkın bir köşesinde sigaranı yakıyorsun. aklına ilkokul yılların geliyor, çocukken göz kapaklarını ters çevirip kızları korkuttuğun. doğal olarak gözlerin de yaşarırdı o zaman. oha lan süper fikir diyorsun tam yapacakken yanına bir çocuk geliyor.
- abi buraya kelebek * sakladım gördün mü?
hak sokayım kelebeğine diyorsun içinden, bırak oğlum yalan şeyler bunlar varsa yoksa aşk diyesin geliyor. sikerim lan bu saatten sonra filozofluk mu yapacağım diyorsun görmedim diyip yolluyorsun. işlemini tamamlıyorsun, her şey hazır, gözlerinden yaşlar süzülüyor, silmiyorsun ki görsün.
gidiyorsun gözlerine bakamıyor, oturuyorsun bu sefer sen dakikalarca konuşuyorsun, içinde ne varsa döküyorsun. kafasını kaldırıyor, yüzüne bakıyor, "ağladın mı sen", "yok" diyebiliyorsun. "aşkım beni bırakma" diyip boynuna sarılıyor. ne olduğuna sen bile anlam veremiyorsun, şaşırıp kalıyorsun. barışıyorsunuz, bir yalandan ağlama bunlara kadir işte.
ama sonunda ne oluyor, etkisi 2 ay sonra geçiyor.
kıssadan hisse, ilişkiye ayrılık lafı girdi mi o ilişki yürümüyor, karşıdaki sensiz yaşamayı göze aldıysa, sensiz de yapabiliyorsa pek kaçarı yok.
#654128
