hafızadaki bir bilginin, durumun, olayın hatırlanamama, anımsanamama durumu.
#17288
◊ organlarla konusmak (6)
+ gulsahsuperbirkizlan com (3)
◊ donem sonu muhasebe islemleri (2)
+ cocuk isteyen ama evlilige sicak bakmayan kadin (4)
+ yaslilik
◊ zaman insanlari degil armutlari olgunlastirir (3)
+ enkidu
◊ gideceginiz yeri bilmiyorsaniz vardiginiz yerin onemi yoktur (3)
◊ butun kita isimlerinin a ile baslayip a ile bitmesi (2)
+ belki de bu dunya baska bir gezegenin cehennemidir (2)
◊ kimse gormesin diye yatagin altina sokusturulan seyler (9)
◊ hollanda da iranli ogrencilerin nukleer egitim almasinin yasaklanmasi (5)
◊ bitkilerle konusmak (12)
+ biz burada devrim yapiyoruz sinyorita
+ tanyeli
◊ rus kizlari 15 santim uzun istiyor (4)
+ kalihora (22)
+ okkes
+ nuni
+ milf (3)
◊ kimse gormesin diye coplugun altlarina sokusturulan seyler (6)
◊ cinayetten once beni jennifer lopez aradi (9)
◊ psikanaliz uzerine (2)
+ sen neymissin be abi (2)
◊ prezo
◊ tufek omuza (3)
+ esas durus (2)
+ hande sh (2)
◊ tufek as
+ yakisikli erkeklerin tipsiz kizlarla cikma takintisi (9)
+ bedevix (2)
hafızadaki bir bilginin, durumun, olayın hatırlanamama, anımsanamama durumu.
herkesin hayattan bi kere yapması gereken bi eylem.
türk vatandaşlarının hep yaptığı bir şey...
niceler unutuldu, unutturuldu biz de yedik bir güzel anlatılan masalları. bir savaş sırasında unuttuk derdimizi maçlar vardı çünkü.
emekliler öldü kuyruklarda ama yeni bir popçu çıkmıştı onu seyrettik ana haber bültenlerinde. 30 saniyelik görüntülerle geçiştirilen haberleri siliverdi hafızamız aklımızda kalan börtü böcük şarkıları oldu.
ve biri diyor ki şimdi: <bkz:#86739 >
<bkz: bayram ziyareti yapmayı unutmak>
+<bkz: sözlüge girmeyi unutmak>
dünyanin en kolay eylemi.
bugün ben bunu farkettim. ayni ezginin günlügü’nün sarkisi gibi.
"unutmak cok kolay,
ateste yürümek kolay"
övünmek ya da abartmak icin degil, ben eskiden cok güzel flüt calardim*. koronun basinda, arziendam ederken kendimle gurur da duyardim. beyaz kilotlu coraplarimi giyer, en ütülü, yakalari kolalanmis okul gömlegimi secer ve notalarini ezberledigim "onuncu yil marsi", "üsküdar’a gider iken" parcalarini calardim gözüm kapali. calmasi zor fa diyezler ve si bemoller parmaklarimda ucusurdu. ne keyif alirdim bu parmak akrobasisinden...
ama zaman gecti ve ben o cok sevdigim flüt calmayi unuttum.
simdi yanibasimda duran yeni aldigim flütüme düsmanmis gibi bakiyorum. parmaklarim nasil acemi...canim aciyor her seferinde bunu yine fark ettigimde...
resim yapardim ben...bunu da unuttum. kafanin gövdeye orani neydi? bir sandalyeyi hangi geometrik sekle oturtacaktim? büst cizmek nasildi? bunlarin hepsini unuttum...
ama aklimda tek kalan, suluboya resim yapmanin en zevklisi olusuydu.
bunlarin disinda,
ilk dayak yedigim ögretmenin yüzünü,
ilk hoslandigim cocugun bana hediye etmis oldugu kalemin rengini,
ilk olan, orta olan, alakasiz olan bir cok seyi unuttum...
bazilarinin unutulusu iyiyken, bazilari cok koydu iste...
ama ne oldu? unuttum...
"ates kül oluyor zamanla
cok kolay unutmak"
akil odalarini bo$altmak.unutacaginiz seye gore kolaylik ya da zorluk gosteren hede.
bir şeyin hafızadan silinmesi. hatırlanamaması.
fakat ;
<bkz: unuttum demek hatırlamaktır>
ta* içinize işleyen acının elbet zamanla hafif bir sızı olacağını bilerek zamana bırakmaktır. hiç kolay iş değildir. erdemdir unutmak. *
zor zanaattır işbu eylem.
zira insanın kendi kendine başarabileceği bir şey değildir bu.hani kek yapmak için nasıl yumurta ve şekere gerek duyuyorsak; unutmak için de zamana ihtiyaç vardır.
insanın kendi elinde olmadığının en büyük kanıtı da; unutmak isteyince aslında daha çok hatırlamak ve böylece hiç unutamamış olmak değil midir?
o nedenle en güzeli zamana bırakmaktır.zaman, size yeni birini getirene kadar, bir boka yaramayacaktır gerçi.çünkü ancak yeni bir aşk ile unutulur eskisi...
ya da unutulmaz da; daha az hatırlanır bugünden.ikisinin arasında bir şey işte...
insan kelimesinin geldiği kökün anlamı.
<bkz: nisyan>
en basit tanımıyla hatırlamamaktır.
o kişinin, (ya da unuttuğunuz her neyse işte onun) akla gelmemesi, düşünülmemesi, hakkında konuşulmaması gibi eylemler, unutmanın başarıyla gerçekleştiğini gösterir bizlere.
işbu eylem için zaman en yakın dosttur.ayrıca "göz görmeyince gönül katlanır." atasözü de iyi gider bunun yanında..
seni unuttuğumda ben; hattat yazmayı unutur istanbul’da,peygambere küser cebrail harfler istifa ederken kelimelerden,kalem elimden düşer
ilhamının bu en ulaşılmaz zirvesinde! seni unuttuğumda ben; deli dumrul terk eder köprüyü,seni unuttuğumda ben; sabah olmaz fatih’te,dimyata giden bulgurcu,akşam evine pirinçle döner,
unutursam seni eğer kan damlar gözlerimden,çığlık olur bülbülün sesi kulaklarımda.bal zehir tadında çökerken içime,
mavi bir gülün kokusuyla uyanırım ben.rüyalardan kabuslara terfi edercesine! ve eğer seni unutsaydım eğer; sende kazan diye arefe günü şiirlerime özne olamazdın...
asla tam olarak başarılamayan bir eylemdir sadece derinlerine itmeye çalışırız unutmak istediklerimizi.
demek hiçbir şeyi unutmuyorsun peki,
oyleyse elveda, haydi git...
birbirimize söyleyecek hiçbir şeyimiz yok;
müsaade ediyorum, gidebilirsin
mamafih biraz daha bekle,
yağmur yağıyor...
...
mademki ayrıldık,
bundan sonra ikimiz de kendi ismimizle
başka yere gezmeye, yaşamaya gideceğiz
süphesiz bir müddet ızdırap çekeceğiz sonra
hataları affeden yegane şey;
unutkanlık gelecek...
...
ve diğer insanların arasında sen ve ben olacağız
böylece mazime karışacaksın
belki tesadüfen sokaklarda birbirimize rastlayacağız
benim görmediğim elbiselerle sen geçerken,
ben kaldırım değiştirmeden sana sadece uzaktan bakacağım...
...
ne kadar kıymetliymiş allahım!
hakikaten garip...
demek herkes aynı kelimeyi mırıldanmış
sevmek!...
o halde biz de diğer insanlar gibiydik...
ne çok yağmur yağıyor.
bu havada gidemezsin,
oyleyse kal...
#921590 yarim kalmis; tamamini yazayim da tam olsun.
final
demek hiç bir şeyi unutmuyorsun peki
öyleyse elveda, haydi git
birbirimize söyleyecek hiç bir şeyimiz yok;
müsaade ediyorum, gidebilirsin
maamafih biraz daha bakle
yağmur yağıyor... bekle ki kesilsin
dışarısı çok soğuk onun için iyi giyin
aslında kışlık bir manto giyinmen lazımdı
her şeyini iade etmedim mi?
bende sana ait hiç bir şey kalmadı
mektuplarını ve resmini almıştın...
madem ki ayrılıyoruz bana bir kere daha bak;
fakat dikkat et ağlamayalım,
zira bu aptallık olur
zavallı kafalarımızın seviştiğimiz günleri
tekrar yaşaması için, ne kadar da kuvvet sarfetmesi lazım!..
güya hayatlarımızı birbirimize ebediyyen vermiştik
işte, şimdi tekrar geri alıyoruz
bundan sonra ikimizde kendi ismiyle
başka yere gezmeye, yaşamaya gideceğiz
şüphesiz bir müddet ıstırap çekeceğiz sonra
hataları affeden yegane şey;
unutkanlık gelecek...
ve diğer insanların arasında sen ve ben olacağız
böylece mazime karışacaksın
belki tesadüfen sokaklarda birbirimize rastlayacağız
benim görmediğim elbiselerle sen geçerken,
ben kaldırım değiştirmeden sana sadece uzaktan bakacağım...
sonra birbirimizi uzun yıllar görmeyeceğiz.
dostlarımız benden sana haberler verecekler;
ben ise, hayatım, kuvvetim ve her şeyim olan senin için
nasıldır diyeceğim...
koca aşkımız bu küçük kalpte miydi?
ilk günler acaba deli miydik?
tanıştığımız an ki heyecanları hatırlıyor musun?
sevişiyorduk... işte , aşkımız buydu...
birbirimize karşılıklı "seni seviyoum" demek
ne kadar kıymetliymiş allahım!
hakikaten garip.demek herkes aynı kelimeyi mırıldanmış : sevmek!
o halde bizde diğer insanlar gibiydik...
ne çok yağmur yağıyor. bu havada gidemessin,
öyleyse kal... evet kal, anlaşmaya çalışacağız...
bilinmez ki, kalplerimiz değişmelerine rağmen
belki eski günlerin tatlı anılarını hatırlayacaklar...
elimizden gelen her şeyi yaparız
birbirimize karşı daima iyi olmaya çalışırız.
malum ya nihayet eski bir alışkanlığımız var.
oturuver benim yanımda, eski sıkıntıların başlasın
bende senin yanında eski yanlizligima dalayım.
paul geraldy