s b d u i k r

bir de bunlar var

· topkapi sarayi

· topkapi

· nesrin topkapi

· esenyurt topkapi minibus hatti

· dolmabahce sarayi

· westminster sarayi

· esnaf sarayi

· beylerbeyi sarayi

· buckingham sarayi

· zwinger sarayi

topkapi sarayi

1.

osmanlı hanedanlıgının evi.

   zibidigibi   21.07.2006 13:40 ~ 20.05.2008 15:23
   #14796
2.

fatih le beraber hanedanın komuta merkezi. her gelen padisahin kendinden birseyler kattıgı , girisinde iii.ahmet cesmesi olan saray larin en guzeli.
<bkz: bab i humayun>

   drvirgaba   19.09.2006 23:57
   #48338
3.

topkapı sarayı’nın inşaatına hangi yılda başladığı tam olarak bilinmiyor. bazı kaynaklara göre ilk temellerinin 1460 yıllında atıldığı söyleniyor.

topkapı sarayı belirli bir plana göre bir kerede inşa edilmeyerek ve zaman içinde sürekli büyütülerek, eşitli değişiklilklere maruz kaldı. bu değişim; ya ihtiyaçtan ötürü yeni binaların eklenmesi ile ya da yangın ve diğer nedenlerle tahrip olan eskilerin yerine yeni binaların yapılması biçiminde oldu.

topkapı sarayı’nda padişahların ikameti için yapılmış köşklerle harem dairesi dışında, sarayı muhafaza eden askerler için koğuşlar, saray sakinlerine ayrılmış çok büyük bir mutfak, saray çalışanlarının barınacağı yatakhaneler, divan toplantılarının yapıldığı kubbealtı, peygamber hz. muhammed ve halifelere ait eşyaların saklandığı hırka-i saadet dairesi, gülhane hastanesi, sultan 3. ahmed kütüphanesi, enderun mektebi, hazine dairesi, padişahın atları için bir ahır, bir dönem silah deposu olarak da kullanılan aya irini kilisesi gibi birçok yapı yer alıyor.

topkapı sarayı, 19. yüzyılın ortalarına doğru terkedildi ve devletin merkezi olma işlevini yitirdi. ilerleyen yıllarda bakımsızlıktan ötürü tahrip olmaya başlayan topkapı sarayı’nın dış bahçesinden 1870 yılında demiryolu bile geçirildi. en son 1924 yılında müzeye dönüştürülerek ziyaretçilerin hizmetine açıldı.

   zibidigibi   24.10.2006 02:05
   #87430
4.

bilinenin aksine topkapıda değildir. sultanahmet ,gülhane,sarayburnu arasındadır.

   backmasking   24.10.2006 09:36
   #87739
5.

girişi eskiden turistlere pahalı türklere ucuz, vatandaşımız gezsin, görsün, tarihini öğrensin mantığı ile fiyatlandırılmıştı. şimdi her insan için 10 ytldir. ancak elbette ki öğretmen ve öğrencilere ücretsizdir.

ayrıca harem'i görmek istiyorum diyenler olursa - ki olmalı! müzeye dönüşmeden, sarayın olduğu gibi korunan neredeyse tek kısmı - buraya ek ücret ödeyerek girebilir. bu ücret te 10 ytl dir; öğrenci ve öğretmen indirimi de yoktur.

balkonlarından görünen manzara enfestir. sırf bunu izlemek için bile gidebilir kaşıkçı elmasına değer vermeyenler. ''süleyman iki çay kap gel de oturalım be abi'' diyesi gelir insanın.'' sen değil yahu 2. süleyman! '' öte yandan turistlerin hayranlığı izlenebilir, keyiflenilebilir.

''e tabi canım biz gördük bunları zaten bizim evde de yakut kakmalı gümüş mama kaşığımız vardı, bunlar mühim şeyler değil yani bizim için. taş bizde gani..'' bakışı yüze yerleştirilir. vaftizci yahyanın kolu, kafatası neden hala burada? neden kafatasının etrafına altın kafes yapılmış? neden bir kemiği çevreleyen altın kafes taşlarla bezenmiş gibi sorular akıldan geçirilebilir ancak çaktırılmaz, turistler vardır. dedik ya ''bunlar bizim için mühim şeyler değildir.''

harem'e sevgiliyle girmek ise tadından yenmez. bir an kendini padişah sanıveren sevgili kişisi, tesadüfen içeri beraber girdiğiniz arap turist grubundaki kadıncağızları da cariyesi gibi kurgulayabilir, hülyalara dalabilir. işte böyle anlarda hemen valide sultan ağırlığıyla hadi hadi hadi çıkıyoruz tamam diye tehdit edilir. eylemine devam ederse kafasının vurulup haremin büyük avlusunda bırakılacağı hatırlatılır. kimlerin torunuyuz peh peh!

espriden uzak yaklaşıldığında ise, eklentik ve plansız yapısı olması bile ihtişamını gölgeleyememiş; bahçede attığınız her adımda sanki birazdan bir padişaha rastlayacağınız hissi uyandıran atmosferi ile istanbul'u sevme nedenlerindendir.

   geberik gelin   11.08.2007 12:31
   #602817
6.

müdürlüğünü tarihçi ilber ortaylı'nın yaptığı müzemizdir.
2.avlunun marmaraya bakan sağ tarafı boyunca sıralanmış olan mimar sinan eserleride ayrıca görülmesi gereken yerlerdir. murfaklar,yağhane işlevsel mimari anlayışının önemli örneklerinden olup; avlu içerisindeki sultan murat köşkü mimar sinan tarafından konut olarak tasarlanmış ve günümüze ulaşabilmiş tek eserdir.
ayrıca arşivlerinde ki bir çok belge yine osmanlı'nın son dönemlerinde ülkeye çağrılan avrupalılarca çalınmıştır. örneğin : tarihçi hammer saray arşivlerinde fatih zamanından beri saklanan uygur el yazmalarını ülkesine götürmüş ve bir daha da geri getirmemiştir.

   fokus   11.08.2007 15:21 ~ 11.08.2007 15:24
   #603361
7.

osmanlı padişahlarının fatih sultan mehmed'den sultan abdülmecid'e kadar oturdukları ve devlet işlerini yürüttükleri saray.

istanbul'da eski adı zeytinlik olan sarayburnu'nu bütünüyle kaplar. bir tepenin üzerine kurulan sarayın çeşitli bina ve bahçeleri, sur-i sultani adıyla anılan ve 1478'de yapılmış 1400 m.'lik bir surla çevrilmiştir. surun çeşitli şekillerde 28 kulesi vardır. ana giriş bugün de eskiden olduğu gibi ayasofya arkasındaki bab-ı hümayun adı verilen kapıdan sağlanır. bu kapının üzerinde 1866

yılında yanan bir köşk vardı. surun marmara'ya bakan otluk kapısı ve haliç tarafındaki demirkapı adlı büyük kapıları ile aralarında koltuk kapılar vardır. kıyıda bizans surları üzerinde saraya sonradan adını veren topkapı (toplukapi) ve ayrıca üzerinde yapılmış köşkler bulunmaktaydı. bu köşklerden sultan ibrahim zamanında yapılmış olan sepetçiler köşkü günümüze kalan tek örnektir. sur-i sultani üzerinde bulunan alay köşkü, padişahın geçit alaylarını seyretmesi amacıyla ıı. mahmud tarafından 1819-1820 yıllarında yaptırılmıştır. sarayın sarayburnu'nda ve marmara tarafında bulunan kıyı yapılarının bir bölümü 1863'teki yangınla diğer bir bölümü de demiryolu yapımı sırasında ortadan kalkmıştır. bunların arasında balıkhane kasrı, incili köşk, bamyacılar kasrı, gülhane kasrı, hasan paşa köşkü, bostancıbaşı köşkü, kaptan-ı deryanın sefere giderken padişahla vedalaştığı yalı köşkü ile topkapısı'ndan başlayarak, sarayburnu'na kadar devam eden bir kıyı şeridi üzerine ııı. ahmed tarafından küçük bir daire olarak başlatılan ı. mahmud, ııı. osman, ı. abdülhamid, ııı. selim zamanlarında ilaveler yapılarak genişletilen topkapı sahil sarayı bulunmaktaydı. yanan bu sarayın adı sonradan bütün saray için kullanılmıştır.

saray içindeki en önemli ve en eski köşk fatih sultan mehmed tarafından yaptırılan çinili köşk (sırça saray)'tür.

topkapı sarayı yapı ve bahçeleriyle sur-i sultani ve bizans surları (deniz surları) ile çevrili olan yaklaşık 700.000 m2'lik bir alana yayılır. esas saray kısmı 4 avludan oluşur.

saray, dış saray (birun), iç saray (enderun) ve harem olmak üzere üç bölümdür.

fatih sultan mehmed, fetihten sonra ilk sarayını bayezid semtinde şimdiki istanbul üniversitesi merkez binasının bulunduğu yere inşa ettirmiştir. topkapı sarayı bayezid'da yapılan saraya göre yeni olduğu için saray-ı cedid (yeni saray) adı verilmiştir. bu saraya her padişah tarafından yeniden birçok oda, köşk, hamam, salon ve kütüphaneler eklenmiştir. bu bakımdan beyazid'deki eski saray da saray-ı atik (eski saray) adıyla anılır.

topkapı sarayı'nın birinci avlusuna bab-ı hümayun'dan girilir. bu büyük avlunun sağında 1866 yılında yanan maliye nezareti ve enderun hastanesi bulunmaktaydı. sağ tarafta ayrıca sarayın ekmek ihtiyacını karşılayan fırınlar vardı.

avlunun solunda bir bizans kilisesi olan aya irini, yüzyıllarca cebehane olarak kullanıldı. onun yanında darphane yer almaktadır. aya irini ile sur arasında odun ambarı ocağı ve hasırcılar ocağı vardı.

babüsselam adı verilen orta kapının her iki yamada birer kule bulunmaktadır. bunları, kanuni sultan süleyman'ın avrupa seferinden sonra avrupa şatolarının kuleleri biçiminde yaptırdığı söylenir. kapının iç tarafına ııı. mustafa devrinde geniş saçaklı bir revak yapılmıştır. bu noktadan itibaren sarayın ana sınırları da başlamış olur. ikinci avluya alay meydanı da denirdi. yeniçerilere burada ulufe dağıtılırdı.

ikinci avlunun sağında sırasıyla dolap ocağı, mimar sinan'ın yaptığı mutfaklar, aşçılar koğuşları, hamamı ve aşçılar camii ile vekilharç dairesi ve yağhane bulunur.

avlunun solunda yokuşlu bir yoldan sonra sarayın raht hazinesi'ne inilir. bu çukur alanda ayrıca beşir ağa camii ile harem'e doğru has ahırlar, zülüflü baltacılar koğuşu bulunmaktadır. avlunun solunda, ortada vezirlerin toplanarak devlete ait bütün önemli kararlan aldıkları divan-ı hümayun (kubbealtı) vardır. burada padişah arzu ettikçe bir kafes arkasından toplantıları takip ederdi. kubbealtı, kanuni döneminde inşa edilmiştir. bunun arkasında sarayın gözetleme kulesi olarak da kullanılan bir kule vardır. divan kulesi adı da verilen bu yapı birçok değişiklikler görmüştür. kubbealtı'nın yanında halen silah müzesi olarak kullanılan divan-ı hümayun hazinesi yer alır.

enderun denilen üçüncü avluya geçiş babüssaade veya akağalar kapısı yardımıyla olur. son şeklini ııı. selim zamanında almıştır. cülus ve bayram tebrikleri merasimi bu kapının önünde yapılırdı. her iki yanında akağalara ait koğuşlar yer alır.

babüssaade'den geçtikten sonra karşıdaki ilk yapı arz odası'dır. böylece üçüncü avluya da girilmiş olur. fatih devrinde yapılan arz odası, etrafı revaklı ve geniş saçaklı bir binadır. yabancı elçiler ve vezirler burada huzura kabul edilirdi.

arz odası'nın arkasında ııı.ahmed'in yaptırdığı enderun kütüphanesi vardır.

osmanlı yapı sanatının xvııı. yüzyıla ait güzel örneklerinden biridir. karşısında ve avlunun sağ tarafında kiler koğuşu ve onun yanında da fatih köşkü olarak bilinen enderun hazinesi yer alır. seferli koğuşu'nun sağ tarafında ayrıca enderun mektebi ve meşkhanesi yer alır.

avlunun sol tarafında hırka-i saadet dairesi, kutsal emanetlerin sergilendiği bir daire olarak olduğu gibi muhafaza edilmektedir. onun yanında silahtar hazinesi bulunur.

üçüncü avlunun solunda yer alan ağalar camii, sarayın bütün kitaplarının toplandığı bir kütüphane haline getirilmiştir. bunun yanında padişah yemeğinin hazırlandığı kuşhane vardır. harem'in kuşhane kapısı da burada bulunur.

enderun'dan sarayburnu tarafındaki dördüncü avluya geçilir. buraya baş lala kulesi'nden dolayı lala bahçesi denmekteydi. sarayburnu tarafında yer alan bu küçük yapı, hekimbaşının çalıştığı ve saray eczanesinin bulunduğu bir yerdir.

bahçenin solunda merdivenlerle çıkılan büyük havuzlu teras, istanbul'un en güzel manzaralarının görüleceği bir noktadır. haliç tarafındaki köşesinde yer alan bağdat köşkü her yönüyle osmanlı mimarisinin şaheserleri arasında yer alır. ıv. murad tarafından bağdat seferinden sonra yaptırılmıştır. önünde haliç'e doğru balkon biçiminde dört zarif sütunlu ve altın yaldızlı kubbesiyle sultan ibrahim'in yaptırdığı iftariye kameriyesi vardır. padişahların iftar yaptıkları bu kameriyenin önünde eskiden incirlik denilen saray bahçesi bulunurdu.

hırka-i saadet dairesi'nin arkasında yer alan sünnet odası'nda şehzadelerin sünnet edildikleri veya padişahların sünnet namazlarını kıldıkları sanılıyor.

fıskiyeli havuzun hemen yanında marmara'ya doğru gene ıv. murad tarafından yaptırılan revan köşkü yer alır. revan seferi hatırasına yaptırılan bu köşkün birde küçük kütüphanesi vardı. köşk, bağdat köşkü'ne benzer.

abdülmecid tarafından yaptırılan fransız ampir üslubundaki mecidiye kasrı, topkapı sarayı'nın son yapısıdır. xıx. yüzyılın ortasında yapılmıştır. bu tarihten sonra padişahlar dolmabahçe sarayı'nda oturmuşlardır.

atatürk'ün isteği ve bakanlar kurulu kararıyla müze haline getirilen saray, 3 nisan 1924'te halkın ziyaretine açılmıştır.

kaynak:
http://www.e-tarih.org/...p?sd=sozlukdetay&id=330

   google   11.10.2008 16:10
   #1053084
8.

müze kart uygulaması ile ücretsiz gezilebilecek olan ve mutlaka gezilmesi gereken yerlerden biridir. tarihi resmen soluyorsunuz içerisinde. büyüleyicidir. özellikle padişah kıyafetlerinin bulunduğu bölümler şaşırtıcıdır. ancak harem kısmının ekstra bir ücrete tabi olmasını anlayamadığınız bir yer olacaktır.

   hickimse   pazar, 17:21 ~ pazar, 17:21
   #1147420
 

yazdır