Son 400BugünDünRastgele

the mist

 

1.

bir film.tanım king uyarlaması diye duyumlar aldım hakkında ve güvenle gittim. ülkemizde öldüren sis ismiyle vizyona girdiği için zaten girişte "evet bir sis olacak, içinde böcük möcük adam öldürecek" anlaşına sahip olmak oldukça olası ve oldu da. ilk dakikalarda da hemen o dokunaçlı şeyi görünce de tam oldu. yine aynı ilk dakikalarda kendine güvenen gerizekalı adamı da görünce küfür etmekten alamadım kendimi. aynı adamın film sonunda 273 derece döndüğünü görünce iyice tiksindim kendisinden.

film de bitki, böcük geriliminden çok insan ilişkilerine önem vermesi güzel bir nokta ama bunu çok öküzce yapında pek de anlamı kalmamış. çok belirgin bir şekilde din afyondur tarzı olaylar gelişiyor. ayrıca 2 gün içinde deli denen hatunun onlarca insanı etrafına toplaması da ülkedeki durumu gösteriyor gibi. bir de filmin sonundaki müzik mükemmeldi, sanıyorum ki en büyük artısı da o parçadır. tüm filmi unutturdu yani son anda. bir de en son bölümde askerler geçerken hiç siklemiyorlar kahramanımızı, üzüldüm kendisi için gerçekten.

   pul koleksiyoncusu   12.03.2008 - 19:23
  #868447
2.

hayatımda izlediğim en aptalca filmlerdenbir tanesi idi. büyük bir hevesle izleyip kahkahalarla gülmeme sebep oldu, çok acı.
-------spoiler geliyor---------
olaylar var, kahramanlar var, böcekler ve canavarlar var, sis var, olanlara sebep açıklama bile yok ama, sadece "ben de tam emin değilim" diye konuşan yeni yetme bir teğmen abimiz var, o da diyor ki , "uzayla dünya arasında bi kapı açıldı yanlışlıkla, ordan böcükler sızdı, kapatamıyoruz." ha, evet! de sen kimsin?
demeye kalmıyor, başrol oyuncusu olan ressam bi kişilik, oğlunu, iki adet yaşlı insanı ve bir öğretmeni, "artık kurtulamayız, arabayla kaçalım, sonra da birbirimizi öldürelim!" diyerek vuruyor. kendisi kalıyor, neymiş, onlarda 4 kurşun varmış da bunlar 5 kişiymiş.. adam yaptığı katliamdan sonra atıyor kendini dışarıya böcülere yalvarıyor "beni de yiyin beni de yiyin" diye ki taaaaaaaaaaaaaaaaaaam bi bakıyoruz böcüler dağılmışlar, memleketlerine gitmişler. adamın böğürtüleriyle film sonlanıyor. biz de "neydi la bu şimdi?" nidalarıyla sinemayı terk ediyoruz.
----------spoiler gidiyor--------------
***

   hande_sh   13.03.2008 - 19:32 ~ 04.05.2008 - 02:36
  #869186
3.

kitabın yazarı olan şahsiyet filmin sonunu görünce/duyunca "ulan aklıma böyle bi son gelseydi vallaha da kullanırdım bak" demiş, zira darabont filmin sonunda kitaba sadık kalmamışmış.

<bkz: kulaktan dolma kulaktan dolma bilgi>

   tarlabasi   14.03.2008 - 13:06
  #869866
4.

filmin son sahnesindeki müzik : dead can dance- the host of seraphim

   Absurd Bey   15.05.2008 - 12:15
  #921185
5.

bu satırları yazan da dahil çoğu kişinin "rezalet, berbat vs." yorumlarına sebep olsa da, verdiği mesaj düşünüldüğünde "eh işte" dedirtebilen filmdir.

----spoiler----

efendim filmde, kahramanımız çevresindeki herkesi şaşkına çeviren olağanüstü olaylarla karşılaşır. hedef kitle bu olağanüstü korkulara karşı çeşitli refleksler(kimisi dua ile kimisi silah ile) geliştirir. kahramanımız bu olaylardan etkilenir, sapıtır, çevreye ve hatta kendine zarar verir. tüm ümitlerin bittiği anda us army gelir ve olaydan geriye kalan herkesi kurtarır.

----spoiler----

ornek vaka:

sam amca kendi topraklarında yaptığı terörist eylemin ardından ortadoğu ülkelerinden birini hedef gösterir. sözüm ona bu ülkede nükleer silahlar ve onları kullanacak azılı teröristler vardır. sammy, kendi halkına terör masallarını pompalar, ikna etmeye çalışır diğer taraftan ise hedef ülkeyi kaosun içinde tutar, halk çıldırır. sammy, sonuçta büyük bir hengameyle hedef ülkeye girer, onları kurtarır(!) ve tüm sis perdesi aralanır.
kahramanımız herşeyi anlamıştır ama iş işten geçmiştir.

<bkz: ba’de harab-ül basra>

   m0ll4   15.05.2008 - 12:51 ~ 15.05.2008 - 18:44
  #921210
6.

uzun zamandır yazmayı planladığım bir dertti the mist ve stephen king’in şu psycho tarafı.

film, aynı mühitte yaşayan biri siyahi biri beyaz iki komşunun pek de iyi olmayan ilişkilerinin film başında birisinin evine, diğerinin arabasına düşen ağaçlar yüzünden tekrar kesişiyor. bu çift, bir şekilde ilişkilerini düzeltebilme imkanı bulup beyaz adamın arabasıyla şehre markete gidiyorlar.

ama esas olayın düğümlenişi burada boy gösteriyor, zaten kasabayı kaplayan sise anlam veremezken markette bu sisin içinden kanlar içinde koşan bir adam, bu sis içerisinde adlandıramadığı bir creature’ın ona zarar verdiğini söylüyor.

ve klastrofobik dertlerin başlama noktası: o an markette bulunan bütün herkes o kapalı alanda sıkışıyorlar. market, burada bir nevi mahşeri simgeliyor bana kalırsa. yeryüzünün bir market olarak alınması, tüm bunların kapitalist bir ülkenin mikro silahı olan küçük kapital işletmelerden biri olan markette geçmesi ise ayrı bir ironi.

neyse, esas mevzu bana kalırsa şu: stephen’ın anlatmak istediği, filmi çekenlerin de hissettirmeye çalıştırdığı olgu: modern hayatın bilimci, tekno, pozitivist gerekliliklerine ve anlayışına yüzyıllardır hapsolmuşken, bütün felaketleri tabiat üzerinde oynadığımız oyunların birer sonucu olarak algılamaya gayet müsaitken, tam da bu noktada bir yerde sıkışmışken birileri çıkıp bunun bir tanrı cezalandırması olduğunu söyleyip, söylediklerinin yavaş yavaş gerçekleşmesi ile o an büyük bir kitleyi arkasına alabilmişse, ve bu anlayışa karşı gelen, çok fazla mist[ik] bulan kimselerin başına ne gelir? aşırı uçtaki inanç ile aşırı uçtaki inançsızlık çarpışırsa, aşırı anlamsız bir olayın sonucu ne olur ? elbette bir çocuk kurban edilmeye çalışılır, bir asker olayın tekil şeytani sorumlusu olarak lanse edilir ve cezalandırılır.

tanrının iktidari kendini mesih- ya da mesihiya ilan edenler tarafından bir süreliğine yeryüzüne indirilir.

king bunları çok güzel ele almış. tek sorun fantazinin biraz aşırı uç olması. ama yaratıkların sinematografik olarak hiçbir eksiği yok. post-prodüksiyon çok iyi becerilmiş.

geride kalan ise, filmin sonuyla iyice boşalan sinirleri daha da bir açan bir adet dead can dance şahaseri.

bu film kesinlikle izlenmeli. az da olsa amerikanizmin dışında, onların hayatının içinde dolaşıyor.

   Absurd Bey   15.05.2008 - 17:14 ~ 15.05.2008 - 17:26
  #921391
 
 

yazdır

etiket bulutu