türk yazar, şair ve eğitimcidir...
<bkz: aşiyan>
#18232
· jackass (3)
· otel isimleri (4)
· kocasini 8 ayda 300 erkekle aldatan kadin (3)
· 917
· muasir medeniyetler seviyesinde toricelli deneyi yapmak (2)
· erkeklige bok surdurmemek (2)
· avrupali erkeklerin turklerden daha bakimli olmalari (6)
· yerel secimlere simcity oynayarak hazirlanmak (3)
· bayramda 3 kisi birlesip izlanda ya girmek (2)
· buyuk yalan (2)
· aziz yildirim in izlanda yi satin almasi (2)
· disco king (2)
· dusunce gucuyle nesneleri hareket ettirmek (6)
· kira (2)
· simsiki tas gibi simsiki tas gibi dimdik dimdik anana da gircez simdik
· windsurf
· fabrikator kizi (7)
· su an icenler (2)
· 11 ekim 2008 cumartesi disko krali zirvesi (4)
· mira des
· mezun
· saatli maarif takvimi (2)
· na
· nuxe
· sunsilk
· labello
sen acıyıp bana versen bir kavuşma sözü
ben talihimin dönüşüne ağlasam
...
ah ağlasam seninle dudak dudağa ağlasam
bir kez olsun bunda sevinçle ağlasam.
yeryuzu vatanim, insansoyu milletimdir benim,
ancak boyle dusunenin insan olacagina inandim.
seytan da biziz cin de, ne saytan ne melek var;
dunya donecek cennete insanla, inandim.
yaradilista evrim hep var, hep olmus, hep olacak,
ben buna tevrat'la, ıncil'le, kuran'la inandim.
tekmil insanlar kardesi birbirinin... bir hayal bu!
olsun, ben o hayale de bin canla inandim.
ınsan eti yenmez; oh, dedim icimden, ne iyi,
bir an icin dedelerimi unuttum da, inandim.
kan siddeti besler, siddet kani; bu dusmanlik
kan atesidir, sonmeyecek kanla, inandim.
elbet su mezar hayati zifiri karanligin ardindan
aydinlik bir kiyamet gunu gelecek, buna imanla inandim.
aklin, o buyuk sihirbazin huneri onunde
yok olacak, gercek disi ne varsa, inandim.
karanliklar sonecek, yanacak hakkin isigi,
patlayan bir volkan gibi bir anda, inandim.
kollar ve boyunlar cozulup, baglanacak bir bir
yumruklar sangirdayan zincirlerle, inandim.
oğlu amerikalara gidip papaz olmuştur. bu olaydan sonra oğluna yazdığı bir şiir vardır ki her gencin muhakkak okuması gerekmektedir. *
dusersem hatirla 26.05.2007 18:43kimseden bir medet ummam dilenmem kol kanat
kendi boşluk kendi gökkubbemde kendim gezginim
bir eğik baş bir boyunduruktan ağırdır boynuma
fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim
son dizeden de anlaşılacağı gibi atatürk'ün örnek aldığı büyük türk şairlerinden biridir. ınandığı yoldan odun vermeyen ender şairlerden biridir. "hak bildiğin yola yalnız gireceksin" sözünü yaşamı boyunca kendisine ilke edinmiştir.
çok büyük bir vtan hayinidir ikinci abdulhamit gibi yuce birzatı oldurmek için hazırlanan süikastçilere şiirlerinden destek vermiştir.mezarı neredeyse bulunup imha edilmelidir.
ziyan_adam 07.07.2007 23:0226 aralık 1867 tarihinde istanbul'da aksaray'da doğdu. asıl adı mehmed tevfik'dir. toplumsal içerikli şiirleriyle ilerici düşüncelerin simgesi haline gelmiş, türkiye'de batılı sanat anlayışının yerleşmesinde büyük rol oynamıştır.
oniki yaşında öksüz kalan fikret, mahmudiye rüştiyesi'nde okudu. 1888'de mekteb-i sultani'yi birincilikle bitirdi. birincilikle bitirdiği bu okula daha sonra türkçe öğretmeni (1892)ve müdür olarak hizmet verdi. 1891 yılında mirsad dergisinin açtığı şiir yarışmasında birincilik kazanınca, edebiyat çevrelerinde adını duyurdu.
edebiyat-ı cedide'nin en önemli temsilcisi olan şair, 1894'te malumat dergisini çıkaranlar arasında yer aldı.
1895'te hükümetin memur maaşlarından kesinti yapmasına tepki olarak mekteb-i sultani'deki görevinden ayrıldı. 1896'da servet-ı fünun dergisinin yazı işleri müdürlüğüne getirildi; dergi onun yönetiminde edebiyat-ı cedide akımının yayın organı durumuna getirildi. aynı yıl türkçe öğretmeni olarak robert kolej'e giren tevfik fikret o dönemde aydınlar üzerindeki yoğun baskılar sırasında birkaç kez gözaltına alındı, evi arandı. bir süre sonra dergideki görevinden ayrıldı. 1906'da robert kolej'in hemen yakınında bir ev yaptırarak aşiyan(*) adını verdi, eşi ve oğlu haluk'la birlikte buraya yerleşti. 1908'te ıı. meşrutiyet'in ateşli savunucularından biri oldu. meşrutiyet'ten sonra hüseyin kazım kadri ve hüseyin cahit (yalçın) ile birlikte tanin gazetesini kurdu.
gazete ittihat ve terakki'nin yayın organı durumuna getirilmek istenince buna karşı çıktı ve tanin'den ayrıldı. daha sonra mekteb-i sultani müdürlüğüne getirildi. o günlerde çıkan 31 mart olayı'nı protesto etmek amacıyla bu görevinden de ayrıldı; ama öğrencilerinin ve maarif nazırı nail bey'in ısrarlarıyla geri döndü. sekiz ay sonra yeni maarif nazırı emrullah efendi ile anlaşamayarak görevinden bir daha dönmemek üzere ayrıldı. ittihat ve terakki iktidarına karşı çıkarak aşiyan'a çekildi. ağır bir şeker hastalığına tutulmuştu. kolundan olduğu bir ameliyattan sonra öldü.
küçük yaşlarda yazmaya başladığı ilk şiirlerinde iç dünyasından gelen sesleri yansıtmaya çalışan tevfik fikret, muallim naci ve recaizade mahmut ekrem'in şiir anlayışları arasında uzun bir arayış dönemi geçirmiştir. daha sonra fransız şiiriyle tanınmış ve özellikle françoıs coppe'den etkilenerek kendi şiiri aramaya başlamıştır. fikret'in fransız edebiyatındaki "şiirsel yazı" türünün etkisiyle dize sonlarını değişik eylem kipleriyle ya da eylemsiz bağladığı şiirleri, beyit bütünlüğünü kırıp dizeyi özgür bırakması aruz ölçüsünün katı kalplarını genişletmiştir. fikret aşırı titiz tutumu ve en küçük ayrıntılar üzerinde durmasıyla kendine özgü bir üslup yaratmış ve çağına damgasını vurmuştur. biçimsel kaygıları hiçbir zaman bırakmamış, sürekli yenilik aramıştır. rübab-ı şikeste'de (1900,1984), toplumsal konulara ağırlık veren şiirlerinin yanı sıra günlük konuşma diline yakın şiirlerinde vardır. betimlemelerindeki ayrıntı ustalığı ressam kişiliğiyle de ilgili olan fikret'in doğa şiirlerinde, doğayla neredeyse örtüşmeye varan bir uyum görülür. oğlu haluk'un, onun şiirlerinde büyük etkisi olmuştur. ikici şiiri haluk'un defteri'ndeki (1911, 1984) şiirler en iyimser ve umutlu şiirlerdir. bu şiirlerinde fikret oğluna ve osmanlı gençliğine çalışkanlık, yurt sevgisi, hak ve hukuktan yana olma gibi erdemleri öğütlemiştir. rübabın cevabı'ndaki (1911, 1945) "sis" şiirinde acı, zorbalık, baskı ve haksızlıkları anlatmış, "tarih-ı kadime zeyl" şiirinde de mehmet akif'in (ersoy) suçlamalarına karşılık vermiş, din ve doğa konusundaki görüşlerini ortaya koymuş, kendisinin de doğanın bir izleyicisi olduğunu söylemiştir. şermin ise (1914, 1983) fikret'in, yalın bir dil ve kısa dizelerden kurulu dolaysız bir anlatımın egemen olduğu şiirlerinden oluşur.
fikret 30 yaşlarındayken çevresindeki olumsuzluklardan etkilenmeye başlamış ve sorunlarına karşılık aradıkça, dünya görüşü yaşadığı dönemin kültür koşullarını aşmıştır. özgürlük ve eşitlik anlayışı ezilen insanların çıkarları doğrultusunda toplumsal bir öz kazanmıştır. sınıfsal çıkarlara dayalı yönetim biçimini eleştirmiş, belli egemen sınıfların koyduğu yasalara ve yönettiği devlete karşı çıkmıştır. ekonomik hak ve özgürlüklerden yoksun bırakılan kitleleri kağıt üstündeki siyasal özgürlüklerinin bir anlamı olmadığını göstermiştir.
özel yaşamında da katı bir ahlak anlayışını sürdürmüş, kusursuz bir aile babası olmuş çevresindeki kaypaklık ve çıkarcılıkları hoş görmemiş, bu nedenle de pek az insanla dostluk kurabilmiştir. fikret'in düşüncesinde en önemli yan insana verdiği önemdir. ona göre bütün sorunların üstesinden gelecek, mutlu yarınları hazırlayacak olan insandır. insanın üstünlüğünü sağlayan duyarlığı ve sezgi gücü değil, düşünme gücü ve aklıdır. öbür yapıtları arasında tarih-i kadim (1905), son şiirler (1952; yay. haz. cevdet kudret) sayılabilir.
türk şiirinin doğu şiiriyle bağlarını büyük ölçüde kırarak, dokusunda bir batılılaşmaya can veren türk şairi. yaşayış tarzı ve muhalif tavrı ile döneminin uygar insan simgesi olmuştur. abdülhak hamit tarhan'ın deyimi ile fikret, "büyük bir şair ressamı"dır.
ilelebetmuhalefet 04.09.2007 04:57oğlu haluk, yurtdışıne eğitim için gitmiş. orada hristiyanlıktan etkilenmiş ve hristiyan olmuştur. sonra da protestan papazı olmuştur.
ugokhan 01.04.2008 09:08 ~ 01.04.2008 09:08şermin adlı çocuk kitabı dışındaki tüm eserlerinde aruz ölçüsü kullanmıştır.
cocobatanesi 05.05.2008 04:44