tanzimat fermani

1.

1. abdülmecit dönemin de mustafa resit pasa nin hazirlayip gülhane parkinda halka duyurdugu ferman.

   sokak lambasi   10.11.2006 00:06
   #103804
2.

küçükken tazminat olarak hatırladıgım tarihi bir olay

   apocrypha   10.11.2006 00:13
   #103826
3.

mustafa reşit paşa tarafından,kontrolü altına aldığı abdülmeciti zorlayarak ilan ettirdiği fermandır.tanzimat fermanı özetle şu 4 madde altında yoğunlaşıyodu;

1)padişahın yetkileri büyük ölçüde kısıtlanacak.
2)tüm osmanlı halkının yurttaşlık hakları "ırk ve din farkı gözetmeksizin" korunacak.
3)vergiler yasa gereği müslümanlardan ve gayrimüslimlerden eşit olarak alınacak.
4)gayrimüslimler de müslümanlar gibi askerlik yapabilecek.

bu maddelerdende anlaşılacağı gibi bu ferman osmanlı devleti ni dinler arasında ayrım yapmayan seküler bir devlet kimliğine sokmuştur.osmanlı nın islami kimliğini kaybederek sekülerist batı kimliğine ve batı kültürünün oluşturduğu siyasi modele doğru kaymasına neden olmuştur.

devletin ana unsurları olan müslümanlar bu fermandan ve uygulamalarından asla yararlanamamıştır ve hatta en çok zarar gören taraf olmuştur.

yazar çetin yetkin bu durumu şöyle anlatır;"tanzimatın iki önemli sonucu vardır.birincisi biçimsel hukuk açısından da osmanlı devleti düzeni içerisinde müslüman ve müslüman olmayan ayrımının tanzimatla birlikte kalkmış olmasıdır.ikincisi ise,uygulamada,yahudiler de tanzimatçı uygulamalrdan yararlanmış olmakla birlikte,tanzimat ın asıl osmanlı ermenileri ile rumlarının varlıklaşmaları ve siyasal etkinlik kazanmaları ile sonuçlanmıştır."

tanzimat ın içine düştüğü ve sonraki kuşaklar tarafından da devralınan çok önemli bi yanlış da vardır buda,din ile kültürün birbirine karıştırılmasıdır.osmanlı kültürünün batı karşısanda bazı konularda çok geri olduğu açıktı.teknoloji,bilim,sanat,eğitim gibi konularda batılılar ileriydiler zaten bunun yüzünden osmanlıya karşı galibiyetler kazanıyolardı.dolayısıyla osmanlınında bu kültürel ilerlemelerden yararlanaması için bazı reformlar yapmasında hiç bi sakınca yoktu.

ancak sonrun bu kültürel geriliğin içine islam ın da sokulmak istenmesiydi.islam bu geriğin bi parçası ve hatta sebebi olarak gösteriliyordu.oysa islam,allah a iman ve o nun hükümlerine itaattir,herhangi bir kültürün parçası olamayacağı gibi,bütün kültürlerinde üstündedir.

bütün bunlardan dolayı tanzimat fermanı osmanlı tarihinin en önemli olaylarından olduğu gibi osmanlı devletinin sonunu hazırlayan etkenlerdede biridir

   acil kan lazim   14.06.2007 13:06
   #467199
4.

osmanlının yıkılmasını hedef alan reformlar bütünü. tanzimat fermanı müslümanlar ile gayri müslimlerin arasındaki farkı kaldırınca meşrutiyet meclisinde imparatorluğun hakiki sahipleri azınlık haline dönüştü. kanun i esasiye göre ülkede ki tüm teb' a eşit haklara sahip oldu. azınlık mensupları ermeni, yahudi ve rumlar da seçme ve seçilme hakkına sahip oldular ve yapılan ilk seçimlerde meclisin çoğunluğunu türk olmayanlar teşkil etmişti. bu sayede tanzimat ve meşrutiyet fikirlerinin imparatorluğun felaketini hedef aldığı iyice anlaşılmıştı. artık osmanlı, tehlikeli bir mecraya doğru sürükleniyordu.

   traktor   26.06.2007 09:30 ~ 09:31
   #501872
5.

<bkz: tazminat fermanı>

   hannibal   26.06.2007 20:38
   #502945
6.

herkesin bildiği gibi, devletimizde kuruluşundan beri kuran'ın yüce hükümlerine ve şeriat yasalarına tam uyulduğundan, ülkemizin gücü ve bütün tebaasının refah ve mutluluğu en yüksek noktaya çıkmıştı. ancak, yüz elli yıl var ki, birbirlerini izleyen karışıklıklar ve çeşitli nedenlerle şeriata ve yüce yasalara uyulmadığından evvelki kuvvet ve refah, tam tersine zayıflık ve fakirliğe dönüştü. oysa, şeriat yasaları ile yönetilmeyen bir ülkenin varlığını sürdürebilmesinin imkansızlığı açık seçik ortadadır.

tahta geçtiğimiz mutlu günden bu yana bütün çabalarımız, hep ülkenin kalkınması, ahalimiz ve fakirlemizin refahı amacına yönelik oldu. eğer, yüce devletimize dahil ülkelerin coğrafi konumu, verimli toprakları ve halkının yetenekleri gözönünde tutularak gerekli girişimler yapılırsa, yüce allah'ın yardımı ile, beş-on yılda kalkınabileceğimiz söz götürmez.

yüce allah'ın yardımına ve peygamberimiz hazretlerinin ruhaniyetine sığınarak, yüce devletimizin ve ülkemizin iyi bir biçimde yönetilmesi için bundan böyle bazı yeni yasalar çıkarılması gerekli görüldü.

söz konusu yasaların başında can güvenliği; ırk, namus ve malın korunması; vergi toplanması; halkın askere alınıp silah altında tutulma süresi gibi hususlar gelmektedir. şöyle ki; dünya'da can, ırz ve namustan daha kıymetli birşey yoktur. bir insan bunları tehlikede görünce, yaradılıştan kötü olmasa bile, canını ve namusunu korumak için olmadık çarelere başvurur. bunun devlet ve memlekete zarar vereceği açıktır. buna karşılık, can ve namustan emin olan bir kimse sadakat ve doğruluktan ayrılmaz, işi ve gücü ile devletine ve milletine yararlı olur.

mal güvenliğinin olmadığı yerde ise kimse devlet ve milletine ısınamaz, ülkesinin yükselmesi ile ilgilenmez, hep korku ve üzüntü içinde yaşar. buna karşılık, malından, mülkünden emin olmadığı zaman hep kendi işi ve işinin genişletilmesi ile uğraşır. devlet ve millet gayreti, vatan sevgisi kendisinde her gün artar.

vergi konusuna gelince: bir devlet, ülkesini korumak için askere ve gerekli öbür masraflara muhtaçtır. bu, para ile olur. para, tebaadan toplanacak vergiler ile oluştuğundan bunun en iyi şekilde toplanması gerekir.

evvelce gelir sanılmış olan "yed'i vahit" belasından ülkemiz hamdolsun, kurtulmuşsa da yıkıcı bir yöntem olup hiçbir zaman yararlı sonuç doğurmamış olan iltizam usülü hala sürüyor. bu, ülkenin siyasi işlerini ve mali konularını bir adamın keyfine, hatta cebir ve zulmüne teslim etmek demektir. bu adam iyi bir insan değilse hep kendi çıkarına bakar, bütün davranışlarında kötülüğe, zulme yönelir. bu nedenle, ülkemiz insanlarının her biri için, malına ve gelirine göre bir verginin saptanması ve kimseden bundan fazla birşey alınmaması gerekir. yüce devletimizin karada ve denizdeki askeri masrafları ile öbür masrafları yasalarla belirlenip sınırlandırılmalı ve uygulama ona göre yapılmalıdır.

askerlik de, yukarıda belirtildiği gibi, önemli konulardan biridir. ülkenin korunması için asker vermek halkın başlıca borcudur. fakat, bir memleketin mevcut nüfusuna bakılmaksızın, şimdiye kadar yapıldığı gibi, kiminden tahammülünden çok, kiminden az asker alınması hem düzesizliğe; hem tarım, ticaret ve bayındırlık işerinin kötü gitmesine; hem ömür boyu askerlik bıkkınlığa; hem de nüfusun azalmasına yol açar. bu nedenle, her memleketten alınacak asker miktarı için uygun yöntem konulmalı ve dört veya beş yıl hizmet için sıra usulü getirilmelidir. bunlar yapılmadıkça devletin kuvvetlenip gelişmesi, huzur ve asayişin sağlanması mümkün olmaz. bütün bunların dayanağı yukarıda açıklanan hususlardır.

bu nedenle, bundan böyle suç işleyenlerin durumları şeriat yasaları gereğince açıkca incelenip bir karara bağlanmadıkça kimse hakkında, açık veya gizli, idam ve zehirleme işlemi uygulanmayacaktır. hiç kimse, başkasının ırz ve namusuna saldırmayacaktır. herkes malına, mülküne tam sahip olacak, bunları dilediği gibi kullanacak, bunu yaparken de devlet büyüklerinin müdahalesine uğramayacaktır. birinin suçluluğunun saptanması halinde mirasçıların o işle ilgileri bulunmayacağından, suçlunun malları elinden alınıp varisleri miras hakkından yoksun bırakılmayacaklardır.

yüce devletimizin tebaası müslümanlarla öbür milletler bu haklardan tam yararlanacaklardır.

can, ırz, namus ve mal konularında, ülkemizin tüm halkına şeriat yasaları gereğince garanti verilmiştir. öbür konularda da oybirliği ile karar verilmesi için, meclisi ahkam-ı adliye üyeleri gerektikçe artırılacaktır. yüce devletimizin bakanları ile ileri gelenleri belirli günlerde orada toplanarak, görüşlerini çekinmeden açıkça söyleyeceklerdir. can, mal güvenliğine ve vergilerin belirlenmesine ait yasalar böyle hazırlanacaktır.

askerlikle ilgili konular bab-ı seraskeri dar-ı şurası'nda görüşülüp karara bağlandıktan sonra sonsuza dek uygulanmaları için tasdik edilmek üzere tarafıma gönderilecektir. söz konusu yasalar sırf din, devlet, ülke ve milleti kalkındırmak amacı ile çıkarılacaklarından, bunlara tam uyacağımıza yemin ederiz. bu konuda, hırka-i şerife odasında, tüm din adamları ile bakanların hazır bulunacakları bir sırada yemin edecektir.

din adamı ve vezirlerden yasalara aykırı hareket edenlerin, kanıtlanacak suçlarına göre, rütbelerine ve hatır ve gönüle bakılmaksızın cezalandırılmaları için özel ceza yasası çıkarılcaktır.

memurlara yeterli maaş bağlanmış olup, henüz bağlanmış olanlarınkiler de belirlenecektir. bu yolla da, şeriata aykırı olan ve ülkenin gerilemesinde başrolü oynayan rüşvet belası güçlü bir yasa ile ortadan kaldırılmış olacaktır.

bütün bu sayılan hususlar eski hükümlerin tümden değiştirilmesi demek olacağından işbu fermanımız istanbul halkına ve ülkemiz halkına duyurulacaktır. bundan başka, dost devletlerin de bu yönetimin sonsuza dek uygulanmasına tanık olmaları için fermanımız, istanbul'daki tüm büyükelçilere resmen bildirilecektir.

allah hepimizi başarılı kılsın; yasalara uymayanlar allah'ın lanetine uğrasın ve ömürleri boyunca rahat yüzü görmesin. amin.

*

   phoneix   08.02.2008 02:54
   #856938
7.

osmanlı'da anayasal hareketlerin başlangıcı sened i ittifak sayılır genelde.tanzimat fermanı ikinci hareket olarak değerlendirilir.

   tekerleksiz araba   01.05.2008 23:46
   #909699
8.

türk aydının tamamen batılılaştığı,bağımsız düşünmeyi anglo-sakson çıkarlarına yeğleyen çıkar gruplarının çıkmasını sağlamış ferman.

   ufurukten teyyare   24.02.2009 08:21
   #1211733
 
reklamı kapat

yazdır

Paylaş