Son 400BugünDünRastgele

tanri yanilgisi

 

1.

cağımızın en ünlü ateistlerinden prof. richard dawkins’in yazdığı ve yayınlandığı ilk günden itibaren amerika, kanada ve ingiltere listelerinden inmeyen, çok tartışma yaratan kitabı ’tanrı yanılgısı’ adıyla türkçeye çevrildi. daha önce insan davranışları, canlılar ve genetik hakkında çok ilginç çalışmaları olan richard dawkins’in bu eseri yurtdışında olduğu kadar türkiye’de de ses getirecek gibi görünüyor. kitap kuzey yayınları tarafından yayınlandı.

   spitneygonzalez   06.06.2008 - 20:24
  #939535
2.

yazarının fare kıza dönüştüğü kitap. yoksa karıştırdım mı?

edit: karıştırmışım. götüne dinazor kaçmış bunun. düzelten arkadaşlara teşekkür ederim.

   mira des   06.06.2008 - 20:25 ~ 06.06.2008 - 20:27
  #939538
3.

kitap önce teizmi yıkmakla başlıyor işe.sonra ateizmin kanıtlarına geçiyor.sonra biraz sosyolojik biraz da evrimsel bir bakış açısıyla dinlerin kökenine göz atıyor.neden ahlaklı olmalıyız sorusuna da aynı çerçevede yanıt arıyor.kutsal kitaplardaki absürdlüklerden de bahsetmiş.zaman zaman kendisine sataşanlarla dalga geçiyor.
dawkins kör saatçi ve gen bencildir kitaplarında bilimsel takınırken,bu kitapta "şu kitabımda şundan bahsettim" gibi referanslar vererek fazla bilime girmiyor.güzel faideli bir eser.hediyesi 19ytl.

   less is more   06.06.2008 - 20:30 ~ 06.06.2008 - 20:35
  #939546
4.

bilim dünyasının yakından ilgilendiği ve hala varlığınıve yoklğunu kanıtlayamadığı, kanıtlayamayacağı yanılgı.

tanrı konusunda ki çelişkilerin ana nedeni türün tanımlamsının yapılamamış olmasıdır biyoloji biliminin dünyasında.
türü tanımlayan insanlardan ilkidir darwin. darwin ise kapitalist devletler ve liderlerinin örnek insanıdır.
bu insaların temel felsefesi doğada güçlü olan kazanır ve güçsüz olan yenilmeye mahkumdur’ dur.
daha fazla da söze gerek yoktur.

   lain evrah   06.06.2008 - 20:33
  #939554
5.

sira geldi kucuk aklimizin onemli bir yerini kaplayan tabularimizi sorgulamaya... buna da tanriyla baslamanin; yani hemen hemen her seyin ozune inmenin en saglikli baslangic oldugunu dusunuyorum. kisacasi mevzu dinler degil de, tanri.kaldi ki tanriyi burada cozersek; bir dinin gecerliligi de o noktada devam edecek veya bitecektir.

sozlerime baslamadan once, siz inanirlarin en muhtemel onyargili cevabina bir karsilik vermek istiyorum. "sizin kafaniz basmaz.". evet arkadaslar, tanri hakkindaki tum dusunce ve duygularini, bir kalemde bu sozlerle silen inanirlar, aslinda sadece inanmak icin inandiklarini da bize kanitlamis olurlar. siz bana tanrinin varliginin insanin kafasinin basmayacagi bir sey olarak lanse ederseniz, ben de size dunyamizda ucan filler var diye gelirim.ucan fillere de sizin kafaniz basmaz; onlar dunyanin insandan irak bolgelerinde yasarlar ve farkedilmeleri hemen hemen imkansizdir.fizik kurallarinin otesinde muhtesem bedenleri ve gelecegi her turlu varyasyonuyla hesaplayabilecek kadar iyi zekalari vardir.hatta ve hatta insanlari ucan filler yaratmistir.ne kadar sacma degil mi ? ucan fillermis...salak bu adam ya!

peki bu adam sizin tanriniz hakkinda soyle dese ayni sey olur mu ?
ne kadar sacma degil mi ? tanriymis...salak bunlar ya!

kisacasi sizin tanriniz ne kadar gecerliyse; benim de ucan fillerim o kadar gecerli veya mitolojinin zeus’u,hintlilerin inekleri.oyle yani.

simdi size tanrinin neden insan mantigina gore ucan filler kadar sacma oldugunu anlatacagim.buna oncelikle bir tane klasik nihilist sorusuyla; ardindan kendi dusuncelerimle gosterecegim. sizi dusundurmesi dilegiyle.

1-tanri, kaldiramayacagi bir tas yaratabilir mi ?

cok populer bir soru; degil mi ? biraz uzerinde dusununce, gercekten tanrinin kendisiyle ne kadar celistigini gozler onune suruyor. mantigi cok basit. eger yaratabilirse, gucunun erisemeyecegi bir seyler vardir anlamina geliyor. eger yaratamazsa, bu sefer yaratamayacagi seylerin oldugu anlamina geliyor. bu noktada tanrinin her seye gucu yeter sifati, bir anda devriliveriyor; ayaklar altinda surunup gidiyor...

2-tanri, zamani yaratabilir mi ?

isleri biraz karistirmanin vakti geldi.aslinda cok basit bir mantigi var, fakat otesini dusununce bize tanri ve sonsuzluk hakkinda oldukca iyi bilgiler verebiliyor bu soru. evet, mantigi basit: tanri eger zamani yaratmissa, zamani yaratmadan once ki zaman ne oluyor ?

şimdi arkadaşım, zamanla varlik, ic ice iki kavramdir. hic bir seyin olmadigi bir boslukta 1 saniye ilerisi ile 1 saniye gerisi arasinda bir fark yoktur. cunku o 2 saniyelik dilimi belirleyecek hic bir sey yoktur.

tanrinin zamani yarattigini dusunelim, bu noktada 2 bolum olusuyor. tanri, tanri ve henuz yeni yaratilmis zaman. kisacasi iki farkli bolum var, ve bunlarin arasinda gecen, olusumu saglayacak bir zaman. artik ne kadar kucukse kimse bilemez ama, sonucta var (eger hic yok derseniz yaratilmis olmuyor direk olay tanri ve zamanla basliyor, yani zaman yaratilmamis oluyor). bu noktada sunu cikarabiliriz; madem zamanla varlik birbirine yapisik kavramlar ve zaman yaratilmiyor, o zaman varligin da yaratilmadigini iddia edebilir miyiz ?

afferim, kapiyorsunuz yavas yavas.
bir saniye bir saniye... hala anlamayanlar mi var ? arkadaşım, iki gözüm; soyle bir misal vereyim ki, sizin de engin bilginiz arasina varligin aslinda yaratilmadigini, zamanla birlikte sonsuzluktan beri var oldugunu ve var olacagini anlayin.

simdi tum varliklari dusunun, gezegenleri yildizlari insanlari her varligi. simdi onlarin hepsini durdurun, hepsi oldugu yerde, hic bir sey yapmadan dursunlar; bakin ne oldu ? zamanda durmus oldu. bazilariniz diyebilir; e dursun varliklar banane, hala zaman gecmiyor mu ? hayir gecmiyor efendim, cunku zamanin ne kadar ilerledigini gosterecek hic bir varlik su an hareket halinde degil. kisacasi 1000 yil gecse de, 1 salise gecse de hic bir sey degismiyor. varlikla beraber zaman da durmus oluyor.

elimden geldigince basit anlatmaya calistim, anlamayan kardeşime bir daha okumasını salık veririm.durmak yok, yola devam!

3-tanri, kendi varliginin farkina varabilir mi ?

bunu da; tekrar akliniz alabilsin diye bir ornekle anlatacagim. kendinizi dusunun;kac yasindasiniz ? 20 mi ? 20 yil geriye gidin, bi de 5 ay ekleyin bakayim, siz 4 aylikken nasildiniz ? tipla bir alakam olmadigi icin tam ismini bilmiyorum o anki halinizin. fakat cevrenizde olan bitenden bir haberdiniz. ne gorebiliyor, ne duyabiliyor, ne dokundugunuz seyi hissedebiliyor ne de dusunebiliyordunuz. dogru mu ? tanri da bunun gibi bir sey olmaliydi iste. ne gorecek ? kendi kolunu mu ? ne duyacak ? kendi agzindan cikan sesi mi ? ne hissedecek, cevresindeki olmayan seyleri mi ? ne dusunecek, sahi ne dusunecek, ne dusunebilir ki ? bosluktasin iste. aklina ne gelebilir ki tanri bey ? henuz yaratmadigin galatasaray’in transfer politikasi mi ? yoksa su an ictigim taze sikilmis portakal suyun icindeki birazcik greyfurtun eksi tadi mi ? kisacasi tanrinin kendi varliginin farkina varmasi olanaksiz. bir kaya gibi olmaliydi o iste; bilincsiz, cunku bilinc olusturacak hic bir cevresel sart yok. neyse bunu anladiginizi umarak, bunla alakali olarak sonra ki maddeye gecelim.oynatalım uğur’cuğum!

4- ne oldu da, tanri "aha ! iste simdi bir seyler yaratmam lazim." dedi ?

tanriyi boslukta, oyle tek basina takildigini varsayalim. oyle sonsuz bir zamandan beri varoldugunu dusunursek, gayet sikici bir is olsa gerek... ehehehe... tanrinin ilk o seyi yarattigi zamana gidelim, peki madem o zaman o seyi yaratti, ondan once niye yaratmadi ? ne degisti ki tanri yaratmasi gereken seyi 1 gun once yaratmadi da tam o anda yaratmaya karar verdi ? bir farklilik olmali, eger yoksa 1 gun once yaratmaliydi. ayni seyi 1 gun once icin de diyebiliriz. yani o zaman da 2 gun once yaratmaliydi hic bir fark yoksa. kaldi ki bir farkin olmasi da olanaksiz cunku bosluktaki tek sey o, olabilecek baska hic bir olay veya hareket onun "aha, iste simdi yaratmam lazim." dedirtemez. dolayisiyla tanrinin yaratmadan once ki o zamani niye gecirdigini kendisi dahil kimse bilemez. eger farzedelim direk bir seyler yaratmakla ise basladi, o zaman sonsuz zamandan beri var olan tanri icin sonsuz zaman geriye gitmek gerek eger varligin ilk baslangicini bulmak istiyorsak. fakat burada biz baslangic diyoruz, ama sonsuz zamanda baslangic olmaz ki ? hey hey bir saniye, bir yerlerde bir seyler celisiyor tanri bey. yoksa yok musunuz ? he ? ses yok mu ? tanri bey niye cevap vermiyorsunuz ya, gorende orada kimse yok sanacak.

   spitneygonzalez   06.06.2008 - 20:36
  #939558
6.

hala kitap yazılıyor, hala incelemeler, araştırmalar sürüyor. ya ben çok malım ya da bu konu yüzyıllarca daha deşilecek.

bence tanrı vardır ya da yoktur. ben inanımyor gibiyim ama böyle inşallah falan diyebiliyorum; ağız alışkanlığı galiba. neyse. tanrı ya vardır ya yoktur. bunun tartışması niye ki? sonuçta inançla ilgili bi olgu bu. inanan inansın sana ne. bilimsel olarak böyle bir gücün olmasının imkanız olduğu çok açık. mantıklı olunca da yok, ya da toplumun yönetilmesindeki optimum özellikler (eşitlik, özgürlük gibi) sayesinde ben öyle düşünüyorum.

şu özelliklerden konu açılmışken, eşek değiliz ya soruyoruz kendimize: neden tanrı insanlara eşit yaklaşmıyor? muhammed’in ne üstünlüğü var? vay efendim ne dedi, sen de kimsin bunu sorguluyorsun gibi şeyler duymak çok olağan tabi ama yine de yazmalıyım. nerde kalmıştık ha muhammed. cennetin bir kapısında allah bir kapısında muhammed yazıyormuş. peygamberler nasıl peygamber oluyor ki? doğuştan mı yoksa sonradan mı hak ediyorlar? belki de önceden böyle bir baskı oluşmasa zevkine insanlığa düşman olanlar böyle olmayacaktı.

işte sorun da bu. hak etme diye bir şey yok. öyle oluyor, sorgulayamazsın. özgürlük olayına gelince. islamda kadının ne kadar ezildiğini göremeyenler var hala. diretenler var. çok sıradan ama; örümcekler var.

böyle işte. tanrı vardır ya da yoktur. beğenirsen ya da korkuyorsan cehennemin sıcağından inanırsın. çoğu korkuyor tabi.

   andjustice4all   06.06.2008 - 20:40
  #939572
7.

spitneygonzalez’in yazdıklarını tam okumadım(kitabı da henüz okuyamadım) ama itirazım tanrının kaldıramayacağı taşı yaratma mevzuuna o kadar:

bir kere bunu ortaya atanlar bilsinler ki; bu üstesinden gelinemeyecek bir paradoks değil, en başta paradoks değil. sorun da çok basit ateler, dinleyin. dil gerçeğe nazaran biraz farklıdır, dil üzerinden mantık yürütüp gerçeğe dair çıkarımlar yapmak sizi her zaman doğru bir sonuca ulaştırmayabilir. yani tanrının kusursuzluğunun; her şeye gücünün yeten olması öne sürülen bu seçenekler(taşı yaratabilmek veya yaratamamak) dahilinde bu vasıflarına halel getirmesi sadece dil içerisinde kurgulanabilir. pratikte mantıksızdır; tanrı herşeye gücü yetendir ve kaldıramayacağı taşta yoktur(evelallah) yani kaldırılamayacak taşın varlığı diye bir durum söz konusu olamaz. çünkü sistemin kurgusu bunun üzerinedir, aynı sistem içerisinde hem kaldıramayacağı taşı yaratabilen hem de herşeye gücü yeten tanrı olamaz; şunun gibi: asla alınamayan bir kale ve alamayacağı kale olmayan bir ordu. bunlardan yalnızca birisi vardır her ikisi birden aynı evrende var olamaz. yani hacılar olmayan bir durumdan bahsediyorsunuz, tanrının kaldıramayacağı taş pratikte zaten yoktur.

edit: bu arada spitney’in yazdıklarını okudum da kayda değer bir şey söylememiş aslında. birbirinden kopuk cümleler ile zaten ne anlattığı belli değil, kendisi mirrored alan sokal gibi duruyor daha çok.

   serdumen kuzu   06.06.2008 - 21:10 ~ 19.06.2008 - 16:21
  #939610
   Spatzle   06.06.2008 - 21:13
  #939617
 
 

yazdır

etiket bulutu