dinleyecilerini hiç yarı yolda bırakmadan, sahip oldukları değerlere bağlı olan sick of it all - değişmeden, kalan underground müziğe ışık tutmaya devam ediyor. 20 yıldan beri hardcore dinleyicisi; izlanda’dan japonya’ya, arjantin’den, ingiltere’ye kadar hep ticari bir gözlem altında kaldı. bugüne kadar ticari müzik piyasası, yüzbinlerce çocuğu ya kasten umursamadı ya da kazara gözden kaçırdı. sadece kendi inançları, doğruları için yaşayan bu çocuklara, kimse; hedef kitlenin içine sokulmuş, sterotip edilmiş, sahte kokan bir şeyi satamazdı ve satamadıda! ancak sick of it all, hiç zorlamadan şarkıların onlarla beraber söyledi. çünkü hepsi aynı dili konuşup aynı duyguları paylaşıyordu. sick of it all, onların yabancılaşmasını anlatan şarkı sözleri, öfkelerini yansıtan müzik ve duygusal boşalmalarını sağlayan, enerjyle dolu ve komün halde geçen konserleriyle ihtiyaçları olan her şeyi onlara verdi ve vermeye devam ediyor….
sick of it all’un kalpleri yeniden feth eden son albümü “outtakes for the outcast”i piyasaya çıkardı. 15 şarkıdan oluşan bu albüm; sick of it all’un b-side’ları, piyasaya sürülmemiş ve zor bulunan şarkılarından oluşuyor. san francisco çıkışlı indi-punk plak şirketi fat wreck chords’dan çıkan “outtakes for the outcast” sick of it all’un 5. full-length albümü. klasik full length albümleri; scratch the surface and blood, sweat, and no tears, soıa’na ilave olarak fat wreck’ten call to arms, yours truly, live ın a dive, ve life on the ropes adlı dört albüm daha çıkardı. toplamda 8 albüm ve farklı tarzlarda saysız underground gruba ilham kaynağı oldu.
yıllarca indie plak şirketlerden albümlerini yayınlayan sick of it all, zaman içinde büyük plak şirketleriyle anlaşma yaptı. sonra tekrardan ait olduğu yere - indie plak şirketlerine geri döndü. bu değişim, dünya hardcore forumlarına ateşli tatrışmalara yol açtı…ancak her zamanki gibi son sözü yine grup söyledi!
grup durmadan - hiç durmadan dünyayı turladı. dünyanın en uç köşelerine kadar gidip, oralarda hardcore ateşini yaktı… top 100 listesine giren tek gerçek hardcore grubu oldu. amerika dışında dev müzik festivallerinde çaldı.. şimdi, sick of it all; en iyi şarkılarını onlarla aynı ruhu, ideolojiyi sahiplenmiş indie plak şirketinden çıkartıp punk/hc seyircisiyle buluşuturuyor.
tabii ki çıkan bu yeni albüm sick of it all için retrospektif bir yaklaşım ya da hazırdan yiyielim, yeni bi şey üretmeyelim durumu değil. çünkü grup, müzik kariyerinde hala tam gaz ilerlemekte. ve meyvelerini: life on the ropes adlı albümde topluyor. fakat grup, bu albümün kayıtları için bir karar değişikliğiyle, kendi kayıtlarını ve prodüksiyonlarını yapma kararı aldı.
bu, sick of it all’un albüm kayıtları içinde eşi görülmemiş bir olay. çünkü özlerine geri dönüp, kayıtlarını do- ıt – yourself felsefesine uygun yapmaya başladılar.
… ki zaten, stüdyoda geçirdikleri sayısız saatten ve turne yollarında geçen yıllardan sonra sick of it all, kendi kayıtlarını yapabilmek için gerekli tüm malzemeye sahip oldu.
bu albümün d.ı.y ruhu içinde yapılmasının yanısıra, dikkate değer bir gelişmede; “paper tiger” adlı şarkıda konuk vokal olarak; john joseph’i davet etti. bu gelişme gerçekten sınır taşı gibi önemli bir olay. çünkü john joseph new york hard core ortamınnın en önemli isimlerinden biri ve ny’lu cro-mags’in frontman’i. sick of it all’un bu albümünü dinleyenler, grubun hem kabileyetlerini hem de sound’larını geliştirdiğini söylüyor.
outtakes for the outcast , life on the ropes albümleri arasında terror adlı grupla, muazzam bir amerika turnesine çıkıp, ortamı kopartan sick of it all, yavaşlayacak gibi durmuyor. her zaman onlardan agresif konserler ve güçlü albümler duyabileceğinize emin olabilirsiniz..*
rock republic konserlerinde, slayer fanlarını sola in flames fanlarını sağa toplayıp, şarkının başlamasıyla birlikte yüzlerce kişilik kalabalığı birbirine sokan grup.. hayatımda öyle bir pogo gördüğümü hatırlamıyorum..
#387650