1.
ses sanatçisiydi.kötü bir kaza sonucu hayatını kaybetti.kaza ise şöyle gelişmiş;
ünlü zatın oğlu kırmızı ışıkta durmadan geçiyor, peşine takılan ekipten kurtulmak için hızlanırken ilerde ünlü bir sanatçıya çarpıyor...
ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan sanatçı 6 gün sonra ölüyor.
karakola götürülen delikanlıya polislerin ehliyet sormaması sanatçının eşinin dikkatini çekiyor.
polislere hatırlattığında; siz ukalalık etmeyin biz ne yapacağımızı biliriz gibi bir cevap alıyor.
kazadan sonra belediye arazözleri kazanın olduğu mahalleye gelip caddeyi baştan asağı yıkıyor ve 35 metrelik fren izini tamamen siliyorlar.
delikanlıya kazadan sonra, üç ay önce verilmiş gibi ehliyet düzenleniyor.
sanatçının kocası hakime çocuğun ehliyeti olmadığını, düzmece ehliyet verildiğini söylediginde adam:
- ne siz koskoca belediye başkanını sahtecilikle mi suçluyorsunuz, diye azar işitiyor...
olayı gören tanıkların hepsi tehdit edilip korkutuluyor.
sanatçının kocası aile meclisini topluyor.
bakıyorlar ki polis, adalet, belediye hep birlikte olmuş üzerlerine geliyor.
mecburen olayın peşini bırakıyorlar.
sonuçta mahkeme trafik canavarı genci 3 ay hapse mahkum ediyor ve 1998 'in fiyatıyla 540 bin lira cezaya çevriliyor.
sen sağ, ben selamet; güzide sanatçı sevim tanürek gitti gider...
bu olayı sevim tanürek 'in eşi, emin çölasan 'a yukarıdaki satırlarla anlatmış ...
sözü geçen katil delikanlı istanbul 'un o zamanki belediye başkanı recep tayyip erdoğan 'ın oğlu...
ve son olarak:
başbakan recep tayyip erdoğan 'ın, ses sanatçısı sevim tanürek 'e otomobiliyle çarparak ölümüne neden olan oğlu burak erdoğan için "tamamen kusursuz" raporu vererek beraatini sağlayan adli tıp trafik ihtisas dairesi başkanı eyüp çakmak, türkiye denizcilik işletmeleri 'ne (tdi) genel müdür yardomcısı olarak atandı. (21.10.2004)
bakman 20.01.2007 15:26
#186735
2.
nedense hakkinda hicbir aciklama yapilmamis olaydir. biri basbakanin ogluna alenen bok atacak, basbakan da hakli olduklari halde adam gibi savunma yapmayacak...
<bkz: bu iste bir ibnelik var>
witchorexia nervosa 14.01.2008 20:44
#817416
3.
sevim tanürek, türk sanat müziği'nin özellikle 1960'lı yıllarında parlayan isimlerinden biriydi. bünyesinde zeki müren ve nuri sesigüzel gibi dönem starlarını barındıran grafson plak adına bir dolu plak yapmış ve herkesçe bilinen sanat müziği şarkılarına hayat vermişti.hatta, 1962 yılında yayınladığı taş plak olan sesinde şarkısı aşkın, onun sayesinde popüler olmuş bir şarkı haline gelmişti. tanürek, 1970'lerin sonlarına doğru stüdyo şarkıcılığını bıraktı ve yalnızca sahne sanatçılığı yapmaya başladı. 1990'lara gelindiğinde ise nostaljik müzik sevenlerin zevkle dinlediği, jübilesini yapmış onurlu bir sanatçı olarak hayatını sürdürüyordu. ta ki 1998 yılında karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı o elim güne kadar.
aynı gün, 19 yaşında bir genç, arabasıyla hız sınırını aşarak yol katediyordu. bir süre sonra delikanlı, kırmızı ışığa denk geldi ama durmadı, o durmayınca peşine sirenler eşliğinde polis ekibi takıldı. genç telaşlandı, kendisine çok önemli bir zararın gelmeyeceğini bile bile polisten yine de kaçmaya başladı. hızını iyice arttırdığı bir anda da karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir kadının hayatını aldı. yaya geçidine daha 5 metre kala kadına çarptı ve onu tam 30 metre sürükledi. bu talihsiz kadının adı sevim tanürek'di ve tanürek, 6 gün sonra hastanede hayatını kaybetti.
ardından genci karakola götürdüler. tanürek'in yakınları da oradaydı. eşi ahmet tanürek ve oğlu mustafa tanürek bir yandan sevim hanım'ın hayatından endişeleniyor bir yandan da katili tanımaya çalışıyorlardı. ilginç olaylar o andan itibaren dönmeye başladı. polis, arabayı kullanan genci tanımış ve kendisine ehliyet sormamıştı.duruma itiraz eden tanürek ailesini de kendilerine işlerini öğretmemeleri konusunda uyarmışlardı. ertesi gece kaza mahallinin olduğu yere yıllar sonra belediye arazözleri gelip caddeyi baştan aşağı yıkadılar. cadde, hiç bu kadar temiz görünmüyordu. tabii ki amaç temizlik değildi. arabanın sürtünmesinden oluşan fren izleri de, tanürek'in bedeninin parçaları ve kanları da o arada yok edilmiş olacaktı.
delikanlının ehliyetinin olmadığı anlaşıldı ama 2 gün içerisinde sanki 3 ay önce alınmış gibi bir ehliyet düzenlendi. mahkeme başladı ama sanık mahkemeye uğramadı bile. çünkü o sırada abd ve japonya'yı içeren kısa bir yurtdışı gezisine çıkmıştı. çocuğun ailesi, onu her şekilde korumaya başlamışlardı. mahkemede onun yerine bir avukat ordusu bulunuyordu. konudan basının haberi olmuş, özellikle emin çölaşan, olayın üzerine gitmeye başlamış ama davalılardan hiçbir açıklama alamamıştı. birçok basın organı da bu olayın üzerine özellikle gitmiyor, türkiye cumhuriyeti'nin saygıdeğer bir sanatçısının öldürülmesine sessiz birer tanık olarak katılıyorlardı.
aile, mahkemede adeta çırpınmıştı. çocuğun ehliyetinin olmadığı, sonradan düzenlendiği konusundaki çıkışmalarına “önemli bir adamın sahtecilikle suçlanması” suçlanmasıyla karşılık verilmişti. tanıklar, tehditler alıyor; ikna edilen tek tanığın da güvenlik sorunundan dolayı aile tarafından şehadetinden vazgeçiliyordu. bu arada görevlerini yerine getirmeyen polis memurların aileleri de tanürek ailesine ricaya gidiyorlardı. memurların bunu mecburen yapmak zorunda olduklarını, işini bu şekilde savsaklamayan bir memurun ertesi gün önemli merciilerce işten atılacağını söyleyip af diliyorlardı. aile, bu polislere olan şikayetini de geri almak zorunda kalmıştı.
sonunda, aile de ciddi bir hata yapıp çocuğun babasının, sevim hanım'ın hastane masraflarını karşılaması şartıyla dava dilekçesini geri çekmeyi kararlaştırdı.1999 yılında dava bir kamu davasına dönüştü ve 2 haziran 2000 tarihinde mahkeme kusurun tamamının merhum tanürek'e ait olduğuna ve sanığın hiçbir suçu olmadığına kanaat getirip beraat kararı verdi.
tanürek ailesinin karşısında bulduğu kişiler dönemin istanbul büyükşehir belediyesi'ydi ve tüm emirler bugünün başbakanı recep tayyip erdoğan'dan alınıyordu. bugün “gemicik” sahibi olan mahdum burak erdoğan, tanürek'e çarpıp ölümüne sebep olduğu halde mahkum olmaktan kurtulmuştu.
türkiye'de işler böyle yürüyor. vatandaş rıza filminde cüneyt arkın'ın canlandırdığı rıza karakteri devlerle savaşını pasif direnişi sonucunda kazanıyordu ama bugün ne kazanmaya niyetli suçsuzlar var ne de kaybetmeye meraklı devler.
son bir bilgi: 21 ekim 2004 tarihli birgün ve 22 ekim 2004 tarihli vatan gazetelerinden bir haber: adli tıp trafik ihtisas dairesi başkanı eyüp çakmak, türkiye denizcilik işletmeleri'nin genel müdür yardımcılığına getirildi.
eyüp çakmak, tanürek davasında kusurun sevim tanürek'de olduğuna dair raporu veren kişiydi ve jestinin karşılığını 4 yıl sonra erdoğan ailesinden bu şekilde almıştı.
bu anlattıklarım, bilinmeyen şeyler değil. bu anlattıklarım, benim araştırmalarımın sonucu değil. bu anlattıklarım, kimsenin bilmediği şeyler de değil. üzerinde cesur kalemler çok yazıp çizdi. fakat bu anlattıklarım; “unutulan” şeyler.
estar abi 13.06.2009 16:01
#1438850