s b d u i k r

bir de bunlar var

· sevan nisanyan

· nisanyan com

· sevan bicakci

sevan nisanyan

1.

sevan nişanyan, 1956 yılında istanbul'da doğdu. orta öğrenimini ışık lisesi ve robert kolej'de tamamladı. ardında abd'ye giderek yale üniversitesi ve columbia üniversitesi'nde tarih, felsefe ve güney amerika siyasal tarihi üzerine eğitim gördü. çalışma hayatına büyük şirketlerde yöneticilik yaparak başladı. daha sonra hayatını kendi kendine sürdürmenin yollarını aradı. dünyanın birçok farklı bölgesini gezerek seyahat kitapları kaleme alma yolunu seçti. ingiliz ve amerikan şirketleri için seyahat kitapları kaleme almaya başladı. 1998 yılında küçük oteller kitabını ilk kez yayınladı. bu kitapla türkiye için yayınladığı seyahat kitapları serisi başlamış oldu. küçük oteller kitabı her sene yenilenerek bir referans kitabı haline geldi. sonrasında izmir'in selçuk ilçesinin şirince köyüne yerleşerek, otelcilik yapmaya başladı. şirince'nin tanıtımı için çalışmalar yürüttü. özellikle eski ev restorasyonunda uzmanlaştı. şirince'de yıkılmakta olan evleri yapı ve iskan ruhsatı olmadan restore ettiği gerekçesiyle 2002 yılında 10 ay hapis yattı. bu dönemde türkçe'nin etimolojisi üzerine sözcüklerin soyağacı : çağdaş türkçenin etimolojik sözlüğü ve elifin öküzü ya da sürprizler kitabı adlı kitapları yazdı. halen seyahat kitapları yazmaya devam etmekte ve şirince köyünde eşi ve üç çocuğu ile yaşamaktadır.

eserleri
•küçük oteller kitabı 2006
•sözlerin soyağacı çağdaş türkçenin etimolojik sözlüğü
•elifin öküzü ya da sürprizler kitabı

   witchorexia nervosa   20.10.2007 19:39
   #683252
2.

sevilesi tek ermeni.

   Akis   19.01.2008 01:03
   #823215
3.

karısının suratına dışkısını atmış bu zat. ıykkkk ne insanlar var !tiksinç ötesi , nasıl bir intikam bu anlayamdım ben. tuhaf , cok tuhaf...

   neseytannemelek   27.06.2008 23:13
   #959227
4.

<bkz: nisanyan com>

   nemepiyel   27.06.2008 23:16
   #959229
5.

karısına dışkı fırlatma mevzusunu ilk okuduğumda uzun süre bir yalanlama beklemedim değil açıkçası. zira entelektüel birikimine hayranlık duyulan birinden böyle bir şeyi beklemek çok zor. özellikle "yanlış cumhuriyet" kitabının ardından bu konunun gündeme gelmesi benim de aklıma "acaba komplo mu?" sorusunu getirmedi değil. keşke öyle olsaydı ama değilmiş. üstelik sevan efendi bu hareketi "benim orda anlatmak istediğim şey başkaydı" diye savunmuş. ne diyelim, bambaşkaymışsın sevan nişanyan.

   exnihilo   01.07.2008 10:08 ~ 01.07.2008 10:10
   #962161
6.

12 dil bildiği iddia edilen "çağdaş türkçenin etimolojik sözlüğü" adı altında çok önemli bir yapıta imzasını atmış kişi.

http://www.nisanyansozluk.com/

ilginç olan bir diğer nokta da arapçaya hakimiyeti sayesinde hapiste geçirdiği günlerde oradaki mahkumlara "gavur hoca" lakabıyla kuran ı kerim okumayı öğretmiş olmasıdır.

şimdi bu adam "karısına bok atma" eylemiyle gündemde.

   kaizer99   01.07.2008 10:43 ~ 01.07.2008 10:49
   #962203
7.

agos'ta çalışan 17 kadın tarafından agos'tan istifası istenmiştir.

   master of pipets   01.07.2008 10:47
   #962208
8.

feministler dile düşünce/markar esayan

bir erkegin, olasi iyi niyetine ve gayretine ragmen 'kadin' konusunu ne kadar anlayabilecegi ve erkegi merkeze alan, kadini da oteki kilan, ama ozellikle de su mahrem sayilan 'iki kisi arasindaki ozel mesele' battaniyesiyle ortulen avantajli tahakkum iliskilerinden ne kadar siyrilabilecegi supheli. sahsim adina bir erkegin kadinin 'yaninda' aldigi pozisyonun, en az 'karsisinda' aldigi pozisyon kadar sorunlu oldugunu kesfedeli cok olmadi. nasil kesfettigimi de anlatayim: esimin ve bazi kadin arkadaslarimin takip ettikleri bagimsiz feminist bir olusum olan amargi'nin toplantilarina erkek katilimci alinmiyordu. bu toplantilarin bazilarina –o zaman biraz daha cahildim ve kendimi feminist zannediyordum- ben de katilmak istemis ve bu kurali duydugumda ne yalan soyleyeyim 'erkeklik' gururum kirilmisti. dusunsenize, ben butun erkeklik heybetimden ve ayricaliklarimdan siyrilip tenezzul ediyor, ama bu yuce gonullulugum 'hosgorusuz ve
cinsiyetci' bir duvara carpip tuzla buz oluyordu. hani feminizmi oncelemesi gereken "once insan ol" teranesi var ya, erkek dunyasinin tekelindeki demokratlik damarim boyle bir engeli reddediyor, kendini feminist zanneden bu kadinlara gercek feminizmin ne oldugunu tarif ettikten sonra yuzlerine "once ahlakli ve demokrat olun ulayyn" diye haykirmak istiyordum.

eh, ben erkektim, buna hakkim vardi…

oysa feministlerin de hâlâ kullanmak zorunda olduklari dil, bir erkek hegemonyasini ima ediyor, o dilin icinde debelenen kadin, yabansi ulkelerin gocmenleri gibi, her zaman haklarindan pesinen vazgecen bir edilgenlige hapsoluyordu. dunun kadina yonelen acik siddeti bugun gundelik dilin ve aile mahremiyeti ile kutsanmis alaninda varligini surduruyordu. bu yetmezmis gibi, feministlerin kendi dillerini kurma ve direnis alanlari yaratma cabalarina biz once insan ve once demokrat olmayi dustur edinmis pek duyarli eksper erkekler olarak destek pesrevlerine cikiyor, boylelikle kendi erkek alanimizdaki kiyasiya rekabetin ve babalarimizin devasa penislerinin golgesinde yeterince erekte olamamis pipilerimizi kanla sisirmek icin bu alanlara da goz dikiyorduk.

kadinlarin feministligini sorguluyorduk ama, once insan ve once demokrat olma dusturumuzun kendi ailelerimizden ve isyerlerimizden baslamasi gereken bir ahlaki talep ettigini hic dusunmuyorduk. kadinlara feminizmin nasil olmasi gerektigini anlatmaya curet ederken, bir demokratin kendi ozel alaninda, kendi hayatindaki kadina demokratca davranip davranmadigi pek mevzu bahis degildi. feministlerin, magdur edilmis bir kadina sahip cikma telaslarinin maksadini asmasi elestirilebilirdi ama, kendine demokrat diyen nice universite hocasinin, nice yazar cizer ve entelektuelin kadinlara yonelik asagilikca davranislari onlarin demokratliklarinin kaduk olmasi icin yeterli degildi. bunca yildir sozde demokrat erkekler dunyasi icerisindeyim ama, daha ne kendi kadinina, ne de diger kadinlara bu imtiyazli ve hiyerarsık erkek bakisini asabilmis, bu zelil imkani elinin tersiyle iterek esitlikci bir iliskiyi kotarabilmisine pek rastlamadim. hatta solcu, demokrat ve
entelektuel dunyasinda kadina uygulanan indirgemeci tutum ve sembolik siddetin, egitimsiz kesimdeki acik siddetten cok daha yaygin ve ikiyuzlu oldugunu rahatlikla soyleyebilirim.

mujde ve sevan nisanyan hadisesinde feministler maalesef ciddi hataya dustuler. zaten baska turlusu pek mumkun degildi. erkeklere ait olan dunyada, erkeklerin diliyle konusmaya calisirken, neyin dogru neyin yanlis oldugunu tayin edenlerin erkekler oldugunu unuttular. sevan'in bir ermeni ve bir muhalif olarak, kadinlar gibi 'oteki'ler grubuna dâhil oldugunu, medyadaki firsatci kalemlerce hemen hedef yapilacagini, cocuklarinin zarar gorecegini, bu durumun mujde nisanyan'in uzerindeki manevi yuku daha da arttiracagini, ustelik boyle kurulmus bir duzende sevan'in kisa surede kahramanlasacagini hesap edemediler.

feministler gercekten de hata yaptilar; en buyuk hatalari da, hata yapma tekelinin erkeklerde oldugunu ongorememis olmalari oldu.

   elaijsa   08.07.2008 22:06
   #969210
9.

taraf gazetesinde yazmaya başlamış. geç kalmıştı zaten. kelimebaz isimli köşesinde kelimelerin kökenine iniyor.

   laura   07.12.2008 15:01
   #1106203
10.

hakkında entry girilince gene birinin kafasından aşağı bok şelalesi akıttı sandığımının yazarı.

   hamdolsun faysal   07.12.2008 15:05
   #1106208
 

yazdır