duyulan/okunan cümlenin insanın aklına getirdiği hedelerdir. kişiye göre değiştiği için serbest çağrışım denmiştir. mesela balon sizde yeşil bir alanda keyifli keyifli gökyüzüne balon salmak çağrıştırıp bana prezervatifi çağrıştırabilir.**
#38981
◊ gunes gozlugunu yakaya asmak (8)
+ cana gelecegine mala gelsin (2)
◊ fatih portakal (2)
◊ fruko portakal (4)
+ manavgat (2)
◊ esinden siddet goren kadinlarin genelde cirkin olmasi
◊ cocuguna meslegi ile ilgili isim veren ebeveyn (12)
+ michael jackson (3)
◊ al gavat dercesine pas atmak
+ al da at dercesine pas atmak (2)
+ telefonu titresime alip bacak arasina koyan bakire (2)
+ istanblue (16)
+ okkes (3)
◊ ac bellinzona (2)
◊ nayi
◊ katil zanlisi (5)
+ umit ozat in sahada kalp krizi gecirmesi
+ emre aydin (2)
+ hubede (2)
+ entry girmekse mesele gel beni kesele (7)
◊ 2 subat (6)
◊ dunyanin en kotu esprisi (2)
◊ dunyanin en kotu esprisini yapmadan once yuzun aldigi sekil (2)
+ elvan abeylegesse nin disleri
+ of dedirten turk dizisi kliseleri (2)
◊ fas on
◊ hayvan eti yiyen (2)
◊ 30 agustos 2008 zafer bayrami
◊ trabzon of rize (2)
duyulan/okunan cümlenin insanın aklına getirdiği hedelerdir. kişiye göre değiştiği için serbest çağrışım denmiştir. mesela balon sizde yeşil bir alanda keyifli keyifli gökyüzüne balon salmak çağrıştırıp bana prezervatifi çağrıştırabilir.**
düşünce özgürlüğüdür.ifade özgürlüğünü de yanında getirir zaman zaman.ayrıca çok eğlenceli çağrışımlar da çıkabilir.
<bkz: direk cagri$im>
deniz kenarında yürüdüm, kenarından soğuk suya düştüm, soğuk suyu içerken buzdolabının kapısını ayağımla kapadım, dışarı çıkmak için kapılar içeri açılıyordu, içeriye girmek için önce dışarı çıkmak gerekiyordu, gereklilik olduğu için meli malı eki kullanılması da gerekiyordu, ekleri birbirine ekleyerek ilerlemek mümkündü, mümkün olan imkansız değildi, imkansız insan büyük ağlıyordu, tabi her ağlayana meme verilmiyordu, sevişirken memesini biraz fazla acıttım diye temkinli davranıyordu kadın, elinde kırık kahve fincanıyla her falında haklı çıkamıyordu, fal bakan diğer kadının elinde bir papatya dalı; sevgilisini özlüyordu, sevgilisinin kendisini sevip sevmediğini papatyalar söyleyemiyordu, söylemek istediklerini kadın da söyleyemiyordu, söyleyemediği için kalbi sıkışıyordu, kalbi sıkışmak değil sevişmek istiyordu, sevgiyle sevişmek her babayiğidin harcı dağildi, zaten kimse kimsenin harcı betonarmesi olmak istemiyordu, betonlar soğuktu, soğuk ten yalnızlıktı, yalnızlık tek başına çekilmiyordu, çekilmeyin diyenler gemiyi ilk terkedenlerdi...
gibi...
mesela her psikoloji kelimesini duydugumda benim aklima ilk gelen sey teton sovalyeleri** olur. benim serbest cagrisimdan anladigim budur.*
adını deliye kıçını çalıya yaslayıp serbest çağrışımın affına sığınıp aklına gelen herşeyi söyleme gafleti. bunu bazı yazarlar sırf komik olsun diye yazıp sonra serbest çağrışım diyor.