bir seyleri oldurmanin tek kosulunun sevmek olmadigi gerceginin sakadanak yüze vuran hali. realist insanin bas belasi.
etrafinizda cok sevdiginiz, yaninizda olmasini istediginiz; ama is sevgili olmaya gelince kirk düsünüp bin tartmaniz gerektigini farkettiginiz insanlar oldu mu sizin? benim oldu efendim...cogunda düsünmedim. düsünülür müymüs hic diye soru sordum kendime ve olayi kapattim...sonu ne? hüsran. caliniz bir kürdil-i hicazkar ve devam edelim...
bir insanla birlikte olmak icin sadace sevmek yetmez. yetmiyor...saygi maygi diye girmeyecegim olaya. ona amenna...her sevdiginizi sayamiyorsunuz...cidden böyle. yaptiklarina saygi duydugunuz bir insana "sunu yapma, bundan hazzetmiyorum" der misiniz? demezsiniz...ama "sunu yapma yahu" diyorsunuz, naber?
ödün giriyor devreye...insan birini seviyor diye ödün verir mi? verir...buraya kadar güzel her sey. peki ya sonra? ödün veren x den geriye ne kalir vere vere? peki ya y farkinda midir x in gözleri önünde sevdigi insandan cok baska birine dönüstügünün? x bir gün cikip da "yahu ben ne ediyorum ki kendime?" dediginde, isler nereye varacaktir? nereye olacak? boka saracaktir. x mutsuz olacaktir...y, x in neden mutsuz oldugunu anlayamayacak kadar kendi dünyasiyla mesgul olacaktir. ona göre her yol paris zaten...(isterseniz y ödün versin, benlik sorun yok)
sadece sevmek yetmez efendim...sadece sevmek, yalniz basina öylece durur bir kösede. iki ciplagin bir hamama yarasmasi da bundandir...davulun dengi dengine calmasi da...canim cicim demek en kolay is haci..."senin ak dedigine ben kara derken hala beni kabulleniyor olabilecek misin?" sorusunun cevabi aslinda o kadar kesin ve nettir ki...
gercekci olmak...zor is be!
#953656