s b d h i k r

organsiz beden

1.

organsız beden, bir et olarak gövdenin anatomik yapısındaki bütünsel ve parçalanmaz şekiliciliğin değil anatominin aslında bir yer değiştirme ve kolajlanabilir halini ifade eden, ilk olarak fransız filozof-tiyatrocu antonin artaud tarafından imgeselleştirilip vahşet tiyatrosunda uygulanmaya çalışılmış, daha sonra ise bir başka fransız filozof gilles deleuze tarafından ontolojik bir kuram olarak kavramlaştırılmıştır.

bakthin, sovyetler birliğinin pek fazla üzerinde otorite ve denetim uygulamadığı, ve bunun nedeninin hala pek şaibeli olduğu biriydi. bakthin nasıl ki grotesk bedenlerin dağılan ve moleküllerin manyetiğinin ve parçalanışının toplu olarak bir karnaval modelinde yeniden biraraya gelmesini kurguladıysa, organsız beden artaud tarafından vahşet tiyatrosunda pratiğe geçirilmeye çalışılmıştır.


organsız beden, varlığın ontolojisinde, yani varlık olarak kendiliğinde belirdiği alanda ve uzamda sıkıştığı, biriktiği ve katlandığı mekanizmaların iç ve dış tahakkümlerinden kurtulmanın bir yönelimidir. tıpsal enformasyonun ve pratiğin sağlık uygulamaları ve iktidarların beden odakları üzerindeki denetimlerinin sağaltılması, toplumsal bir tımarhane- hastane olarak işlev gören kamusal alan içerisinde kafkaesk bir bürokratizmin daha da analitikleştirilmiş ve daha da ağ haline getirilmiş yapısında oynamalar yaratacak mikro odaklardır organsız bedenler.

basitleştirilmesi belki de olanaksız olduğu için bu denli kavramsal ve retorik konuşmak zorunda kalıyorum. şöyle bir metanomiye başvurulabilir daha yakın parçaları otopsiye alabilmek adına:

beden, bir bütün olarak sıkıştırılmış çeşitli odaklarla çevrelenerek mekan haline gelen bir hacim ve kütledir. etten bir mekanın tabiatta yer edinmesi, hayvansal yığından farkı olmadan hareket-zaman ekseninde bulunmasıdır. bu beden hali, bedenin organlarıyla hareket halinde olan durum, hem arketip olarak ilkel hem de önümüzde açık bir fenomen olarak modern insanın en büyük zaafı ve problemi olmuştur. zira beden ölüme, doğurganlığa, üreye, maraza, hastalığa, temasal propagandaya daima açıktır. bunun da sağlanması onun onotlojik olarak varlıksallaştırılıp tabiatta üstün olarak konumlandırılması ve nihayetinde de mükemmel uyumun ve bütünlüğün örneği olan anatomisine kavuşmasıdır.

oysa anatomi kısıtlayıcı bir et duvarıdır. anatomi, alt ve üst birimleri ayrılmış, tasnife dayalı bir ayrıştırmadan başka birşey değildir. kadavranın anatomisi nasıl tıpın çalışma alanıysa, canlı organlarıyla beden iktidarın-denetimin kadavrasıdır. bu sebeple genel ve bilindik anatomi hem imgesel hem de gerçek anlamda kısıtlamaya, denetime, otoriteye maruz kalır.

bu izlekte ve noktada organsızlaştırılmış, son defa yaratıma sokulmuş ve kendi organlarından kurtulmuş bağımsız vücutlar, tıpkı franciz bacon un çizmekten oldukça hoşlandığı dağılmış beden figürlerindeki hayvansallığın doğallığı ve özgürlüğü içinde evrimin dış terörünü, tabiattaki salt oluşun narkozuna bırakarak özgürlüğe kavuşabilir.

herkesin tanrısından ve kendi tabiatından sipariş etmesi gereken bir organsız bedeni mevcuttur zaten.

   Absurd Bey   03.04.2008 02:21
   #885391
2.

ruh.

   BiKalkGitYaa   03.04.2008 02:45
   #885404
 

yazdır