içeriğin orjinalini görmek için buraya tıklayınız.

lafmacun.org - yazdırılabilir versiyon

onsuz yasamayi ogrenmek

1.

tek ba$ına da nefes alabileceğini kabullenmek, doğanın bu tutumunu benimsemektir.

öyle zor gelir ki bazen insana; vurur ensede biyerlerden, ba$ ağrısına çevirir kendisini uzun ve sarho$ bir gecenin sabahında. sersem sersem uyutur günler boyunca, haftalar boyunca, aylar boyunca.. belki de yıllar; bilinmez.. ama yorar, yıpratır.

birgün alacağınız "ni$anlandı", ne bileyim "evlendi" haberinin bilincinde, kabullenirsiniz o'nsuz ya$amayı.

o'na $iirler yazarsınız, hiçbir zaman okuyamayacağınız. bu $iirleri o kadar çok tekrar edersiniz ki kendi kendinize, bir süre sonra melodik okumaya ba$lar, $arkı bile yaparsınız o'na. lakin hiçbir zaman duymayacağını bilirsiniz.

yine sarho$ olduğunuz bir gecede, o'nun için yaptığınız $arkılardan birini $ehir manzaralı yüksek bir tepede kendi kendinize mırıldanırken, esen rüzgarı; "bu sesleri o'nun kulağına götür" diye tembihlersiniz.

sonra birgün kendinize gelir, silkinirsiniz. hayatın devam ettiğini hatırlar, raydan çıkan tek ayağınızı, yine rayına sokar; yolunuza uzarsınız.

hayat, o'nun size bıraktıklarıyla kalır. kokusuyla, sesiyle, gözleriyle.. ve siz artık, onsuz ya$amayı öğrenmi$sinizdir..

2.

kaybetmeyi öğrenmek,kazanılacakları beklemek gibi...

3.

sanrıdır, bildiğin sanrı. bazen yürürken, bazen uyurken sanarsın onsuz yaşadığını ama sadece sanarsın. sonra birden fark edersin ki seni yaşatan bir gün tekrar onunla beraber olabilme umuduymuş da sen farkında değilmişsin.

<bkz: bana böyle sanrılarla gelmeyin>

4.

imkansızlıkdır.

5.

diğer rakamlarla yetinebilmeyi öğrenmektir bir nevi.''onu''her gördüğümde;dilini ancak hatırladığım bir dilden şiirler okuyor gibiydim.

kırık ve titrek sonsuz rakamlar arasında ''onun''yeri bende her zaman ayrı olacak.

6.

bak bak espriye bak ÅŸimdi ;

<bkz: donsuz yaşamayı öğrenmek>

du bi de şu şekil yapayım da anlaşılsın

<bkz: donsuz yaşamayı öğrenmek>*

mükemmel.

7.

ölüme çalışmaktır. harıl harıl, masanın başında kısık bir mum ışığıyla aydınlanan terli bakışlarınızla. onsuz yaşamak, ölüme çalışmaktır.

8.

<bkz: onun vedası>**

9.

çaresizliğin getirdiği bir güç vardır bir toparlanma süreci.

10.

<bkz: susuz yaşamayı öğrenmek>
<bkz: bir içim su>

*

11.

<bkz: yalnız geldik yalnız gidiyoruz>

12.

üçüncü tekil şahısların çok önemli olduğunu gözümüze sokan bir konudur bu. ama neden üçüncü tekil şahıs bu birincil sevgili uuu beybe olması gerekmez mi? yani sensiz yaşamayı öğrenemedim gibi bir şey desek. ha yoksa bir ikinci var da onu metres mi aldık ve sonradan birinciden daha mı çok sevdik, ne yaptık?

13.

her insanın bir şekilde, bir gün tecrübe edeceği durumdur. kötüdür, adamı fena çarpar, rezil eder, yerden yere vurur v.s. ama insanoğlunun alışamayacağı bir şey değildir.

14.

lincoln'e razı olmaktır. ah be hagi, gelmedi senin gibisi.