harflerle yazılmıs metni anlamak .. deşifre etmek..
#27353
◊ gunes gozlugunu yakaya asmak (7)
◊ fatih portakal (2)
◊ fruko portakal (4)
+ manavgat (2)
◊ esinden siddet goren kadinlarin genelde cirkin olmasi
◊ cocuguna meslegi ile ilgili isim veren ebeveyn (12)
+ michael jackson (3)
◊ al gavat dercesine pas atmak
+ al da at dercesine pas atmak (2)
+ telefonu titresime alip bacak arasina koyan bakire (2)
+ istanblue (16)
+ okkes (3)
◊ ac bellinzona (2)
◊ nayi
◊ katil zanlisi (5)
+ umit ozat in sahada kalp krizi gecirmesi
+ emre aydin (2)
+ hubede (2)
+ entry girmekse mesele gel beni kesele (7)
◊ 2 subat (6)
◊ dunyanin en kotu esprisi (2)
◊ dunyanin en kotu esprisini yapmadan once yuzun aldigi sekil (2)
+ elvan abeylegesse nin disleri
+ of dedirten turk dizisi kliseleri (2)
◊ fas on
◊ hayvan eti yiyen (2)
◊ 30 agustos 2008 zafer bayrami
◊ trabzon of rize (2)
tahsil bitirmek. okulları sıra sıra geçmek.
bu fiili gerçekleştirip adam olabilmek meseldir.
bilgisayar literatüründe birbirine bağlanan iki cihazdan herbiri için, bir diğerine veri transferinin olduğunu söylemek maksatlı kullanılan sözcük.
örnek : bilgisayar, barkod cihazını okudu.
her derde devadır.
önceleri sadece bilgi toplama amacıyla olsa da şimdilerde büyük eğlence kaynağım.
çevremdeki insanlara asosyal imajı çizdirse de hiç bir zaman vazgeçemeyeceğim.
asosyallik derken ; kendilerince süper muhabbetin (!)ortasında çantamdan çıkardığım sabah akşam yanımda gezdirdiğim kitabımı okumam...
gülüp ,eğlenilecek,sohbet edilecek nice şey varken kitaba gömülmek asosyalliğe adını altın harflerle yazdırır.
belki de sadece öyle görünüyordur.zira , o kitabın içinde ben defalarca gülüp eğleniyorum , yazarla sessiz sohbetlerimi , altı çizili cümlelerle nasıl defalarca konuştuğumu anlamalarını beklemiyorum.
birinin yanına gelip , üf oku oku adam olucan ha-ha diye alaylarına maruz kalmak utanç verici olmaktan çok ona acımama vesile oluyor.sadece gülümseyerek yanıtladığımdan bu sonucu çıkaramaması bile acı...
artık sadece yüzeysel olduğumuzun kanıtı resimli birsürü okunacak şey göz tembelliğine vesiledir;
-valla resimlerine bakarım ilgimi çekerse iki cümlesini okurum
diyen bireyden pek birşey beklememekte fayda var.
- ya uykum geliyor okudukça , elimde kitap uyuyakalıyorum
yatakta gayet uyku pozisyonu almışken kitaba odaklanmanın zor olduğunu bilememektir bu da.
okumak ciddi iştir.
kendisine özel mekan , özel bir ruh hali ister.
-ama ben de tuvalette şampuan arkalarını okuyorum,ne var
evet ,müthiş kimyasal karışımlar bekliyoruz bu kişiden.
-başı sarmazsa kapatıyorum okumuyorum valla
hayatta da eminim ilk görüşte aşka inanıyordur.
okudukça bir millet yükselip medeni bilmem ne seviyelerine gelicek kadar büyük laflar etmek çok basmakalıp.ama okudukça gerçekten görmeye başlıyacağımıza imzamı atarım.bakmak değil ardını görebilmek.
hayatta kendisini bir türlü beğenemeyen , yaptığı işleri hiç yeterli bulamayan biri olarak sadece iyi okurum diyebilmenin , bari bunu başarabilmenin gururu bile tutunma dalıdır.aynı şeyi yazmak için söyleyemesem de okumanın ardından gerisinin de geleceği şüphesiz.sadece insan okuduğu adamın hayal dünyasına hayret edip aynı zihinden kendisininde olmasını arzulayıp iki karalayabiliyor.adına yazmak denmese de okudukça yazmanın da hevesi geliyor.okumak bir çok diğer yeteneğe vesile oluyor neticede.
belki gerçekte sevdiklerinle gül bahçelerinde sonsuz mutlulukla yaşamak hayaldir ama okudukça sanki o istediklerinin ; elindeki kitabın sayfaları arasında gerçekten yaşıyormuşcasına verdiği haz için bile okumaya değerdir...
okuma eylemi...
garip bir ülkede yaşıyoruz değil mi? hobilerini sorduğunuz yüz kişiden doksanı okuma edimini hobi olarak sayar, fakat kitap satış oranlarımıza bakınca dehşet bir uçurum çıkar ortaya.ya bizim okumaktan anladığımız tabela ve mağaza kampanyalarından ibaret, yahutta anketçi kişilerin bok yemesi bu uçurum olayı.
okumama hali ile övünen bir nesil yetişiyor ki evlerden ırak. ne okuycam lan, bi tane bile kitap okumadım allama tarzında başlayan övünme psikolojisi, okuyana saldırıya kadar varıyor kimi.
ilginç değerlendirmelerimiz de var hani okuma üzerine; ne lan fransız aristokratlarının hatunlarla nasıl yattığından banane den, sıçayım komünizmine de faşizmine de, hatun varmı olum a kadar bir çok muhabbete girizgah oluyor okumak, sonrası allah allah. ulen götünü yırtarcasına okuma ama e bi kitabın kapağı nasıl açılır en azından ondan haberdar ol di mi? yok şeyimden aşağa kasım paşa diyosan e allah seni bildiği gibi eylesin...
yazmak için gerekli olan eylemdir...
yazmak tümevarım, okumak tümdengelim gibi gelir bana. günlük yaşamda iç sesimizi dinlemeden, düşünmeden yaşarız genelde, alışkanlıklarımızın yönettiği şekilde. düşündüğümüz şeyler anlık olaylar, geçmiş ya da gelecektir çoğu zaman. tefekkür edip, konular üzerine analiz yapmayız pek.
yazarken, özellikle bir şeyler paylaşmak adına yazıyorsak, düşünürüz, dünyadan, çevremizden topladığımız, beynimizdeki konu hakkındaki tüm verileri toplar, değerlendirir, birbirine bağlar, düzenler ve ortaya koyarız.
tüme varmak için, tümden gelmeliyiz önce...
oku...
allah ın ilk emridir. şöyle ki:
oku. yaratan rabbinin adıyla oku,
insanı (rahim cidarına) yapışan bir hücreden yaratan,
3. oku! rabbin sonsuz kerem sahibidir,
4. kalemle yazmayı öğretendir,
5. insana bilmediklerini öğretendir.
<bkz: alak suresi>
<bkz: ikra>