bir erkek ismi.
#381503
+ uzerinde allah yazan et (2)
+ ideal penis boyu (11)
+ faysal
+ turkcell
+ seckin
◊ yusuf halacoglu nun gorevden alinmasi
◊ usta binici at secmez (2)
◊ sozluk darbesi (9)
+ mors alfabesi (2)
◊ yaran msn diyaloglarindaki aptalca muhabbetler
◊ bir kadinin agzina bosalmak (2)
+ since i ve been loving you (2)
◊ gecenin bir yarisi alarmi calisan mekan (3)
+ istemiyorum baba (3)
◊ gecenin bir yarisi birbirine vuran cisim sesi duymak (7)
+ papaz
+ yilan
+ iphone 3g (2)
◊ columba livia (2)
kahramanmaraş’ın bir ilçesi.
grup yorum un bir parçasıdır. ilkay akkaya nın mükemmel sesiyle dinleyince insanın içine işler.
sözleride şu şekildedir;
dört bir yana haber salsam
öldü desem inanır mı
dağlar bana geri verin
kadir’imi, sinan’ımı
jandarma kurşunu çaldı
canımı tenimden aldı
nurhak’a abide kaldı
dağlar aldı selamımı
nurhak sana güneş doğmaz
uçan kuşlar yuva kurmaz
dökülen kan, yerde kalmaz
soracağız hesabını
böyle kalır sanma devran
yola devam eder kervan
öldü sinan, doğdu sinan
omuzladı silahını.
jandarma ile catismaya giren thko’cularin neredeyse hepsinin ölümüne sahne olmus dag.
ondandir adina yakilmis türkü.
burda gerceklesen catismada köylüler de iki demeden vurmuslardir gencleri.
kimine göre "ohh" iken, kimi icinse ciger yakan bir "ah..." olmustur...
genclerin sansina, kendilerini gören, ihbar eden köy de o civarlarin en ipne köylerinden biridir. baska köye denk gelselerdi...
neyse, gerilla savasi bir ütopyaydi zaten türkiye icin. bir yerde, diyeti olmus yapilan stratejik hatalarin.
yazik olmus civan gibi delikanlilara.
eserin söz ve müziği anonimdir... başındaki şiir ise, hasan hüseyin üstada aittir.
eski duvar diplerinde karanlık sular
ay vurmuş gölgelenmiş kuytular
canım oğul, güzel yiğit
al gel kanlı gömleğini, sana nasıl kıydılar?
ben bu yürek yarasını bir gece elbistan’da duymuştum
akşamlar bir karakuş gibi sağılıp inerdi tenha yollara
yıldızlar dut kokardı, iğdeler ay kokardı
öflez ışıkları, yol boylarında osmanlı karakolları
tilkiler üşüşünce akşam yıldızıyla bağlara
kelepçemin karasına bir ak güvercin
nazlı nazlı canım yiğit, süzüm süzüm canım oğul
gelip konardı
ben bu yürek yarasını bir gece elbistan’da duymuştum
ekmek yedim, su içtim ben nasıl yadsıyayım?
ya nasıl yadsıyayım ishaklı selvilerde ayışığını
ya bu kanlı gömleği ben kime giydireyim?
sen ne zaman büyüdün de
ne zaman kaptırdın gönlünü o nurhaklar’a?
sen daha bebek bebek, sen daha baba baba
canım oğul, o kıraç toprakların yabangülü, yiğidim
sen ne zaman büyüdün de düştün yollara
yolunu mavi kargalardan, toylardan sorar oldum
hala duruyur mu tellerinde
o mavi kargaları maraş topraklarının?
o karamuk çalıları, o çoban döşekleri
o müslüman kayalar?
beni sordun mu gözüm
o kanlı toprakların menekşeli sabahlarından?
çıkınımda kara zeytin bile yok
kara alman kelepçesi bileklerimde
bileklerim canım oğul yeni yeni başladı sızlamaya
sen büyüdün de demek
düştün de demek o damar damar kınalı topraklara
tüketmişim yirmi yılı canım yiğit bir salkım üzüm gibi
canım oğul, güzel yiğit
al gel kanlı gömleğini, sana nasıl kıydılar?
<bkz: sinan cemgil>
<bkz: ibrahim kaypakkaya>