Son 400BugünDünRastgele

nesideler nesidesi

 

1.

zebur’un aşk temalı en meşhur bölümü.

   exnihilo   21.08.2006 - 23:44
  #25010
2.



bölüm 1



ezg.1: 1 süleyman’ın ezgiler ezgisi.



kız



ezg.1: 2 beni dudaklarıyla öptükçe öpsün!

çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.



ezg.1: 3 ne güzel kokuyor sürdüğün esans,

dökülmüş esans sanki adın,

kızlar bu yüzden seviyor seni.



ezg.1: 4 al götür beni, haydi koşalım!

kral beni odasına götürsün.



kızın arkadaşları



seninle coşup seviniriz,

aşkını şaraptan çok överiz.



kız



ne kadar haklılar seni sevmekte!



ezg.1: 5 esmerim ben, ama güzelim,

ey yeruşalim kızları!

kedar’ın çadırları gibi,

süleyman’ın çadır bezleri gibi kara.



ezg.1: 6 bakmayın esmer olduğuma,

güneş kararttı beni.

çünkü kızdılar bana erkek kardeşlerim,

bağlara bakmakla görevlendirdiler.

ama kendi bağıma bakmadım.



ezg.1: 7 ey sevgilim, söyle bana, sürünü nerede otlatıyorsun,

öğleyin nerede yatırıyorsun?

neden arkadaşlarının sürüleri yanında

yüzünü örten bir kadın durumuna düşeyim*fa*?

d not 1:7 eski çağlarda kadının örtünmesi fahişe olduğunu

gösterirdi.



kızın arkadaşları



ezg.1: 8 ey güzeller güzeli,

bilmiyorsan,

sürünün izine çık,

çobanların çadırları yanında

oğlaklarını otlat.



erkek



ezg.1: 9 firavunun arabalarına koşulu kısrağa benzetiyorum seni,

aşkım benim!



ezg.1: 10 yanakların süslerle,

boynun gerdanlıklarla ne güzel!



ezg.1: 11 sana gümüş düğmelerle altın süsler yapacağız.



kız



ezg.1: 12 kral divandayken*fb*,

hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.

d not 1:12 "divandayken" ya da "sofradayken".



ezg.1: 13 memelerim arasında yatan

mür* dolu bir kesedir benim için sevgilim;



ezg.1: 14 eyn-gedi bağlarında

bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.



erkek



ezg.1: 15 ah, ne güzelsin, aşkım, ah, ne güzel!

gözlerin tıpkı birer güvercin!



kız



ezg.1: 16 ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici!

yeşilliktir yatağımız.



erkek



ezg.1: 17 sedir ağaçlarıdır evimizin kirişleri,

tavanımızın tahtaları ardıçlar.



kız



bölüm 2



ezg.2: 1 ben şaron*fc* çiğdemiyim,

vadilerin zambağıyım.

d not 2:1 "şaron" verimli bir kıyı bölgesiydi.



erkek



ezg.2: 2 dikenlerin arasında bir zambağa benzer

kızların arasında aşkım.



kız



ezg.2: 3 orman ağaçları arasında bir elma ağacına benzer

delikanlıların arasında sevgilim.

onun gölgesinde oturmaktan zevk alırım,

tadı damağımda kalır meyvesinin.



ezg.2: 4 ziyafet evine götürdü beni,

üzerimdeki sancağı aşktı.



ezg.2: 5 güçlendirin beni üzüm pestiliyle,

canlandırın elmayla,

çünkü aşk hastasıyım ben.



ezg.2: 6 sol eli başımın altında,

sağ eli sarsın beni.



ezg.2: 7 dişi ceylanlar,

yabanıl dişi geyikler üstüne

ant içiriyorum size, ey yeruşalim kızları!

aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye,

gönlü hoş olana dek.



ezg.2: 8 işte! sevgilimin sesi!

dağların üzerinden sekerek,

tepelerin üzerinden sıçrayarak geliyor.



ezg.2: 9 sevgilim ceylana benzer, sanki bir geyik yavrusu.

bakın, duvarımızın ardında duruyor,

pencerelerden bakıyor,

kafeslerden seyrediyor.



ezg.2: 10 sevgilim şöyle dedi:

"kalk, gel aşkım, güzelim.



ezg.2: 11 bak, kış geçti,

yağmurların ardı kesildi,



ezg.2: 12 çiçekler açtı,

şarkı mevsimi geldi,

kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.



ezg.2: 13 incir ağacı ilk meyvesini verdi,

yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta.

kalk, gel aşkım, güzelim."



erkek



ezg.2: 14 kaya kovuklarında,

uçurum kenarlarında gizlenen güvercinim!

boyunu bosunu göster bana,

sesini duyur;

çünkü sesin tatlı, boyun bosun güzeldir.



ezg.2: 15 yakalayın tilkileri bizim için,

bağları bozan küçük tilkileri;

çünkü bağlarımız yeşerdi.



kız



ezg.2: 16 sevgilim benimdir, ben de onun,

zambaklar arasında gezinir*fç* durur.

d not 2:16 "gezinir": ibranice "sürü otlatır".



ezg.2: 17 ey sevgilim, gün serinleyip gölgeler uzayana dek,

engebeli dağlar üzerinde bir ceylan gibi,

geyik yavrusu gibi ol!





bölüm 3



ezg.3: 1 gece boyunca yatağımda

sevgilimi aradım,

aradım, ama bulamadım.



ezg.3: 2 "kalkıp kenti dolaşayım,

sokaklarda, meydanlarda sevgilimi arayayım" dedim,

aradım, ama bulamadım.



ezg.3: 3 kenti dolaşan bekçiler buldu beni,

"sevgilimi gördünüz mü?" diye sordum.



ezg.3: 4 onlardan ayrılır ayrılmaz

sevgilimi buldum.

tuttum onu, bırakmadım;

annemin evine,

beni doğuran kadının odasına götürünceye dek.



ezg.3: 5 dişi ceylanlar,

yabanıl dişi geyikler üstüne

ant içiriyorum size, ey yeruşalim kızları!

aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye,

gönlü hoş olana dek.



ezg.3: 6 kimdir bu kırdan çıkan,

bir duman sütunu gibi,

tüccarın türlü türlü baharatıyla,

mür* ve günnükle tütsülenmiş?



ezg.3: 7 işte süleyman’ın tahtırevanı!

israilli yiğitlerden

altmış kişi eşlik ediyor ona.



ezg.3: 8 hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı.

gecenin tehlikelerine karşı,

hepsinin kılıcı belinde.



ezg.3: 9 kral süleyman tahtırevanı

lübnan ağaçlarından yaptı.



ezg.3: 10 direklerini gümüşten,

tabanını altından yaptı.

koltuğu mor kumaşla kaplıydı.

içini sevgiyle döşemişti yeruşalim kızları.



ezg.3: 11 dışarı çıkın, ey siyon kızları!

düğününde, mutlu gününde

annesinin verdiği tacı giymiş kral süleyman’ı görün.



erkek



bölüm 4



ezg.4: 1 ah, ne güzelsin, aşkım, ah, ne güzel!

peçenin ardındaki gözlerin güvercinler gibi.

siyah saçların gilat dağı’nın yamaçlarından inen

keçi sürüsü sanki.



ezg.4: 2 yeni kırkılıp yıkanmış,

sudan çıkmış koyun sürüsü gibi dişlerin,

hepsinin ikizi var.

yavrusunu yitiren yok aralarında.



ezg.4: 3 al kurdele gibi dudakların,

ağzın ne güzel!

peçenin ardındaki yanakların

nar parçası sanki.



ezg.4: 4 boynun davut’un kulesi gibi,

kakma taşlarla*fd* yapılmış,

üzerine bin kalkan asılmış,

hepsi de birer yiğit kalkanı.

d not 4:4 "kakma taşlarla" ya da "silahhane olarak". ibranice sözcüğün anlamı kesin olarak bilinmiyor.



ezg.4: 5 sanki bir çift geyik yavrusu memelerin

zambaklar arasında otlayan

ikiz ceylan yavrusu.



ezg.4: 6 gün serinleyip gölgeler uzayınca,

mür* dağına,

günnük tepesine gideceğim.



ezg.4: 7 tepeden tırnağa güzelsin, aşkım,

hiç kusurun yok.



ezg.4: 8 benimle gel lübnan’dan, yavuklum,

benimle gel lübnan’dan!

amana doruğundan,

senir ve hermon doruklarından,

aslanların inlerinden,

parsların dağlarından geç.



ezg.4: 9 çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum,

bir bakışınla,

gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü!



ezg.4: 10 aşkın ne güzel, kızkardeşim, yavuklum,

şaraptan çok daha tatlı;

esansının kokusu her türlü baharattan güzel!



ezg.4: 11 ey yavuklum, bal damlar dudaklarından,

bal ve süt var dilinin altında,

lübnan’ın kokusu geliyor giysilerinden!



ezg.4: 12 kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum,

kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.



ezg.4: 13 fidanların nar bahçesidir;

seçme meyvelerle,

kına ve hintsümbülüyle,



ezg.4: 14 hintsümbülü ve safranla,

güzel kokulu kamış ve tarçınla, her türlü günnük ağacıyla,

mür ve ödle, her türlü seçme baharatla.



ezg.4: 15 sen bir bahçe pınarısın,

bir taze su kuyusu,

lübnan’dan akan bir dere.



kız



ezg.4: 16 uyan, ey kuzey rüzgarı,

sen de gel, ey güney rüzgarı!

bahçemde es de güzel kokusu saçılsın.

sevgilim bahçesine gelsin, seçme meyvelerini yesin!



erkek



bölüm 5



ezg.5: 1 bahçeme girdim, kızkardeşim, yavuklum,

mürümü* topladım baharatımla,

gümecimi, balımı yedim,

şarabımı, sütümü içtim.



kızın arkadaşları



yiyin, için, ey dostlar!

mest olun aşktan, ey sevgililer!



kız



ezg.5: 2 ben uyuyordum ama yüreğim uyanıktı.

dinleyin! sevgilim kapıyı vuruyor.

"aç bana, kızkardeşim, aşkım, eşsiz güvercinim!

sırılsıklam oldu başım çiyden,

kaküllerim gecenin neminden."



ezg.5: 3 entarimi çıkardım,

yine giyinmeli miyim?

ayaklarımı yıkadım,

yine kirletmeli miyim?



ezg.5: 4 kapı deliğinden uzattı elini sevgilim,

aşk duygularım kabardı onun için.



ezg.5: 5 kalktım, sevgilime kapıyı açayım diye,

mür* elimden damladı,

parmaklarımdan aktı

sürgü tokmakları üzerine.



ezg.5: 6 kapıyı açtım sevgilime,

ama sevgilim yoktu, gitmişti!

kendimden geçmişim o konuşurken.

aradım onu, ama bulamadım,



*

   exnihilo   21.08.2006 - 23:44
  #25011
3.

bap 1’den :

"ne kadar haklılar seni sevmekte!
esmerim ben ama güzelim,
ey yeruşalem kızları!
kedar’ın çadırları gibi,
süleyman’ın çadır bezleri gibi kara.
bakmayın esmer olduğuma,
güneş kararttı beni.
çünkü kızdılar bana erkek kardeşlerim,
bağlara bakmakla görevlendirdiler beni
ama kendi bağıma bakmadım.
ey sevgilim, söyle bana, sürünü nerede otlatıyorsun
öğleyin nerede yatıyorsun?
neden arkadaşlarının sürüleri yanında
yüzünü örten bir kadın durumuna düşeyim!"

(çeviri: ismail hakkı ünsal)



   septimus   13.05.2008 - 11:34 ~ 13.05.2008 - 12:35
  #919520
 
 

yazdır

etiket bulutu