zebur’un aşk temalı en meşhur bölümü.
#25010
+ athena
+ sebayidu
+ aziz yildirim (5)
◊ sozlukculerin bombay tv calismalari (2)
◊ hesabimikapatmayiniyiyimaslinda (2)
+ merve yi tavla (4)
◊ sozlukte giris yapmadan olaylari izleyen yazar kitlesi (3)
+ adnan
+ kil donmesi (2)
+ brad friedel (2)
+ plebisit (3)
+ nihat genc (13)
◊ gijon
+ festival
◊ corap giymeden ayakkabi giymek (7)
+ peynir gemisi (3)
+ asturias
◊ kumbi
+ hayatin ne kadar ibne oldugunun anlasildigi anlar (8)
◊ unlulerin medeni hallerindeki degisikliklerin yarattigi huzun (2)
+ besiktas
◊ guiza nin matematiksel degerleri
+ sincity
◊ sozum ona laf (2)
◊ mccarthy bes guiza eder (3)
+ bebelere balon (5)
◊ doritos kokusu (2)
+ heartbreaker (2)
+ turkiye nin atom bombasi hikayesi (4)
+ leni bloom as mjk (2)
+ love in portofino (3)
+ quelqu un m a dit (2)
◊ askeri desenli bebek bezi (9)
+ izmir in kizlari (6)
bölüm 1
ezg.1: 1 süleyman’ın ezgiler ezgisi.
kız
ezg.1: 2 beni dudaklarıyla öptükçe öpsün!
çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.
ezg.1: 3 ne güzel kokuyor sürdüğün esans,
dökülmüş esans sanki adın,
kızlar bu yüzden seviyor seni.
ezg.1: 4 al götür beni, haydi koşalım!
kral beni odasına götürsün.
kızın arkadaşları
seninle coşup seviniriz,
aşkını şaraptan çok överiz.
kız
ne kadar haklılar seni sevmekte!
ezg.1: 5 esmerim ben, ama güzelim,
ey yeruşalim kızları!
kedar’ın çadırları gibi,
süleyman’ın çadır bezleri gibi kara.
ezg.1: 6 bakmayın esmer olduğuma,
güneş kararttı beni.
çünkü kızdılar bana erkek kardeşlerim,
bağlara bakmakla görevlendirdiler.
ama kendi bağıma bakmadım.
ezg.1: 7 ey sevgilim, söyle bana, sürünü nerede otlatıyorsun,
öğleyin nerede yatırıyorsun?
neden arkadaşlarının sürüleri yanında
yüzünü örten bir kadın durumuna düşeyim*fa*?
d not 1:7 eski çağlarda kadının örtünmesi fahişe olduğunu
gösterirdi.
kızın arkadaşları
ezg.1: 8 ey güzeller güzeli,
bilmiyorsan,
sürünün izine çık,
çobanların çadırları yanında
oğlaklarını otlat.
erkek
ezg.1: 9 firavunun arabalarına koşulu kısrağa benzetiyorum seni,
aşkım benim!
ezg.1: 10 yanakların süslerle,
boynun gerdanlıklarla ne güzel!
ezg.1: 11 sana gümüş düğmelerle altın süsler yapacağız.
kız
ezg.1: 12 kral divandayken*fb*,
hintsümbülümün güzel kokusu yayıldı.
d not 1:12 "divandayken" ya da "sofradayken".
ezg.1: 13 memelerim arasında yatan
mür* dolu bir kesedir benim için sevgilim;
ezg.1: 14 eyn-gedi bağlarında
bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.
erkek
ezg.1: 15 ah, ne güzelsin, aşkım, ah, ne güzel!
gözlerin tıpkı birer güvercin!
kız
ezg.1: 16 ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici!
yeşilliktir yatağımız.
erkek
ezg.1: 17 sedir ağaçlarıdır evimizin kirişleri,
tavanımızın tahtaları ardıçlar.
kız
bölüm 2
ezg.2: 1 ben şaron*fc* çiğdemiyim,
vadilerin zambağıyım.
d not 2:1 "şaron" verimli bir kıyı bölgesiydi.
erkek
ezg.2: 2 dikenlerin arasında bir zambağa benzer
kızların arasında aşkım.
kız
ezg.2: 3 orman ağaçları arasında bir elma ağacına benzer
delikanlıların arasında sevgilim.
onun gölgesinde oturmaktan zevk alırım,
tadı damağımda kalır meyvesinin.
ezg.2: 4 ziyafet evine götürdü beni,
üzerimdeki sancağı aşktı.
ezg.2: 5 güçlendirin beni üzüm pestiliyle,
canlandırın elmayla,
çünkü aşk hastasıyım ben.
ezg.2: 6 sol eli başımın altında,
sağ eli sarsın beni.
ezg.2: 7 dişi ceylanlar,
yabanıl dişi geyikler üstüne
ant içiriyorum size, ey yeruşalim kızları!
aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye,
gönlü hoş olana dek.
ezg.2: 8 işte! sevgilimin sesi!
dağların üzerinden sekerek,
tepelerin üzerinden sıçrayarak geliyor.
ezg.2: 9 sevgilim ceylana benzer, sanki bir geyik yavrusu.
bakın, duvarımızın ardında duruyor,
pencerelerden bakıyor,
kafeslerden seyrediyor.
ezg.2: 10 sevgilim şöyle dedi:
"kalk, gel aşkım, güzelim.
ezg.2: 11 bak, kış geçti,
yağmurların ardı kesildi,
ezg.2: 12 çiçekler açtı,
şarkı mevsimi geldi,
kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.
ezg.2: 13 incir ağacı ilk meyvesini verdi,
yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta.
kalk, gel aşkım, güzelim."
erkek
ezg.2: 14 kaya kovuklarında,
uçurum kenarlarında gizlenen güvercinim!
boyunu bosunu göster bana,
sesini duyur;
çünkü sesin tatlı, boyun bosun güzeldir.
ezg.2: 15 yakalayın tilkileri bizim için,
bağları bozan küçük tilkileri;
çünkü bağlarımız yeşerdi.
kız
ezg.2: 16 sevgilim benimdir, ben de onun,
zambaklar arasında gezinir*fç* durur.
d not 2:16 "gezinir": ibranice "sürü otlatır".
ezg.2: 17 ey sevgilim, gün serinleyip gölgeler uzayana dek,
engebeli dağlar üzerinde bir ceylan gibi,
geyik yavrusu gibi ol!
bölüm 3
ezg.3: 1 gece boyunca yatağımda
sevgilimi aradım,
aradım, ama bulamadım.
ezg.3: 2 "kalkıp kenti dolaşayım,
sokaklarda, meydanlarda sevgilimi arayayım" dedim,
aradım, ama bulamadım.
ezg.3: 3 kenti dolaşan bekçiler buldu beni,
"sevgilimi gördünüz mü?" diye sordum.
ezg.3: 4 onlardan ayrılır ayrılmaz
sevgilimi buldum.
tuttum onu, bırakmadım;
annemin evine,
beni doğuran kadının odasına götürünceye dek.
ezg.3: 5 dişi ceylanlar,
yabanıl dişi geyikler üstüne
ant içiriyorum size, ey yeruşalim kızları!
aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye,
gönlü hoş olana dek.
ezg.3: 6 kimdir bu kırdan çıkan,
bir duman sütunu gibi,
tüccarın türlü türlü baharatıyla,
mür* ve günnükle tütsülenmiş?
ezg.3: 7 işte süleyman’ın tahtırevanı!
israilli yiğitlerden
altmış kişi eşlik ediyor ona.
ezg.3: 8 hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı.
gecenin tehlikelerine karşı,
hepsinin kılıcı belinde.
ezg.3: 9 kral süleyman tahtırevanı
lübnan ağaçlarından yaptı.
ezg.3: 10 direklerini gümüşten,
tabanını altından yaptı.
koltuğu mor kumaşla kaplıydı.
içini sevgiyle döşemişti yeruşalim kızları.
ezg.3: 11 dışarı çıkın, ey siyon kızları!
düğününde, mutlu gününde
annesinin verdiği tacı giymiş kral süleyman’ı görün.
erkek
bölüm 4
ezg.4: 1 ah, ne güzelsin, aşkım, ah, ne güzel!
peçenin ardındaki gözlerin güvercinler gibi.
siyah saçların gilat dağı’nın yamaçlarından inen
keçi sürüsü sanki.
ezg.4: 2 yeni kırkılıp yıkanmış,
sudan çıkmış koyun sürüsü gibi dişlerin,
hepsinin ikizi var.
yavrusunu yitiren yok aralarında.
ezg.4: 3 al kurdele gibi dudakların,
ağzın ne güzel!
peçenin ardındaki yanakların
nar parçası sanki.
ezg.4: 4 boynun davut’un kulesi gibi,
kakma taşlarla*fd* yapılmış,
üzerine bin kalkan asılmış,
hepsi de birer yiğit kalkanı.
d not 4:4 "kakma taşlarla" ya da "silahhane olarak". ibranice sözcüğün anlamı kesin olarak bilinmiyor.
ezg.4: 5 sanki bir çift geyik yavrusu memelerin
zambaklar arasında otlayan
ikiz ceylan yavrusu.
ezg.4: 6 gün serinleyip gölgeler uzayınca,
mür* dağına,
günnük tepesine gideceğim.
ezg.4: 7 tepeden tırnağa güzelsin, aşkım,
hiç kusurun yok.
ezg.4: 8 benimle gel lübnan’dan, yavuklum,
benimle gel lübnan’dan!
amana doruğundan,
senir ve hermon doruklarından,
aslanların inlerinden,
parsların dağlarından geç.
ezg.4: 9 çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum,
bir bakışınla,
gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü!
ezg.4: 10 aşkın ne güzel, kızkardeşim, yavuklum,
şaraptan çok daha tatlı;
esansının kokusu her türlü baharattan güzel!
ezg.4: 11 ey yavuklum, bal damlar dudaklarından,
bal ve süt var dilinin altında,
lübnan’ın kokusu geliyor giysilerinden!
ezg.4: 12 kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum,
kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.
ezg.4: 13 fidanların nar bahçesidir;
seçme meyvelerle,
kına ve hintsümbülüyle,
ezg.4: 14 hintsümbülü ve safranla,
güzel kokulu kamış ve tarçınla, her türlü günnük ağacıyla,
mür ve ödle, her türlü seçme baharatla.
ezg.4: 15 sen bir bahçe pınarısın,
bir taze su kuyusu,
lübnan’dan akan bir dere.
kız
ezg.4: 16 uyan, ey kuzey rüzgarı,
sen de gel, ey güney rüzgarı!
bahçemde es de güzel kokusu saçılsın.
sevgilim bahçesine gelsin, seçme meyvelerini yesin!
erkek
bölüm 5
ezg.5: 1 bahçeme girdim, kızkardeşim, yavuklum,
mürümü* topladım baharatımla,
gümecimi, balımı yedim,
şarabımı, sütümü içtim.
kızın arkadaşları
yiyin, için, ey dostlar!
mest olun aşktan, ey sevgililer!
kız
ezg.5: 2 ben uyuyordum ama yüreğim uyanıktı.
dinleyin! sevgilim kapıyı vuruyor.
"aç bana, kızkardeşim, aşkım, eşsiz güvercinim!
sırılsıklam oldu başım çiyden,
kaküllerim gecenin neminden."
ezg.5: 3 entarimi çıkardım,
yine giyinmeli miyim?
ayaklarımı yıkadım,
yine kirletmeli miyim?
ezg.5: 4 kapı deliğinden uzattı elini sevgilim,
aşk duygularım kabardı onun için.
ezg.5: 5 kalktım, sevgilime kapıyı açayım diye,
mür* elimden damladı,
parmaklarımdan aktı
sürgü tokmakları üzerine.
ezg.5: 6 kapıyı açtım sevgilime,
ama sevgilim yoktu, gitmişti!
kendimden geçmişim o konuşurken.
aradım onu, ama bulamadım,
*
bap 1’den :
"ne kadar haklılar seni sevmekte!
esmerim ben ama güzelim,
ey yeruşalem kızları!
kedar’ın çadırları gibi,
süleyman’ın çadır bezleri gibi kara.
bakmayın esmer olduğuma,
güneş kararttı beni.
çünkü kızdılar bana erkek kardeşlerim,
bağlara bakmakla görevlendirdiler beni
ama kendi bağıma bakmadım.
ey sevgilim, söyle bana, sürünü nerede otlatıyorsun
öğleyin nerede yatıyorsun?
neden arkadaşlarının sürüleri yanında
yüzünü örten bir kadın durumuna düşeyim!"
(çeviri: ismail hakkı ünsal)