polemik gibi bi kelimeden bahsetmem gerekiyordu bu insanı tanımlamak için. tabi bu da beni geriyor. ciddi ciddi şeyler yazmam gerekli. insanlara, makalevari bir üslupla dediğimi kabul ettirmeliyim. onları ıslak kullanılan jole kıvamına getirip istediğim şekle sokabilmeliyim.(ıslak - wet) o yüzden başlıyorum ve ciddiyete davet ediyorum. bu arada nasıl "giriş yaparım lan" gerginliğini de attım üstümden. ohh be! kıvıl kıvıl kıvrandım camel'ına yandığımının yerinde.
polemik sözcüğünü türkiye kimden öğrendi bilir misin? yaklaş o zaman... bu sözcük çok kanallı rejime geçene kadar yoktu piyasada. şükür demokrasiye geçti türk televizyonculuğu da vizyonumuz genişledi. bazı radikal islamcı yobazlar gerzek kanalların ebleh yayın politikalarını laikliğin arsızlaştırma projesi ile bağdaştırdı ama onları böyle kabullenmek gerekli. bizim yaramaz çocuklarımız onlar. polemik sözcüğü yerine eskiden fikir teatisi kullanılırdı. ancak ne zaman gülben ergen ilyas atak'la deneysel filmler çekip haddinden fazla bir ün kazandı işte o zaman hülya avşar'ın jakoben popülaritesi sallanmaya başladı.
bu raddeden sonra olayları basından takip ettik. iyi bastılar. ara sıra sibel can kameraları gördğü halde götünü dönerek yakalandı falan, güzel oldu. polemiklerin renkleri oldu bu kareler. polemik sözcüğü televolevari programların türk gençliğine armağanıdır. polemiğe giren insan "vetere" kelimesini de sıklıkla kullanır diikat edin. "veterelerde var izleyelim görelim" der misalen. polemik iki veya daha fazla insanın(tek başınıza yaparsanız deli derler) birbirine giydirmesi, laf sokuşturması böyle bi açılımlar, güzellikler, tangayla yakalanmalar, estetik ve moral değerlerdir kısaca.
polemiği doğru koyduktan sonra biraz avama, halk arasına dergaha, çarşı pazara yani farklı mahfillere inmek lazım olayın özünü yakalayabilmek için. bahsettiğim muz ortaya omuzla vuran insan profosyonel topçu değil. o adam bu işin pezevengi olmuş zaten. hem kurallar belli. vurursa gol olur. olmazsa sikime... daha da aşağılara inin demek geliyor içimden ama öküzler var aranızda tek tük de olsa. aşağı in derim tutar altyapıdaki veletlerden dem vurur şimdi. en iyisi kendi göbeğini kesmek hacı. aşağıyı oku türk evladı, aşağıyı.
ben de ortalara kafa vuran sağlıklı bir çocuk olarak geçirdim gençlik yıllarımı ve çocukluğumu. maç yaparken sorun olmaz bu adam. ama bazı oyunlar vardır. futbolu sevdiren oyunlar bunlardır esasen. mesela sayı indirmece derdik biz. yöreye göre değişir isimler, takılmayın çok. topu sürekli havaya kaldırıp atılırdı goller. direk yerden vurursan, auta atarsan kaleye geçiyosun. öyle. neyse efenim atılan her artistik golün bir değeri vardır. apış; üçlük, kafa; beşlik, vole; üçlük, röveşata dokuzluk(hiç görmedim). zaten 21 de bitiyo oyun.
neyse ortalar yapılıyo, kafalar vuruluyo futbol adına güzellikler sergleniyo, sol ayağını raket gibi kullananlar mı ararsın, orta sahadan kafa ile gol atan gerçek anlamda koca kafalılar mı ararsın, resitaller, görsel şovlar... hepsi mevcut. ancak bir saftirik var ki işte o polemikçi. oyun kurallarındaki mevzuat boşluğundan istifade eden bir puşt bu. saffet... bu adam muz ortalara asla kafa vuramıyor. becereiksiz ya da tam bi provokatör. orta geliyor tam kafa vuracakmış gibi geriliyor it ama omzuyla vuruyor topa. sonra her kafadan bir ses çıkıyor. tabi omuzun kaçlık olduğu yönetmeliklerce belirlenmemiş hamınako. biri diyor ikilik bu, öbürü çıkıyor birlik olmalı diyor, kaleci; kaleye geçsin artık top uzağa kaçtı almaktan iflahım sikldi diyor, saffet bağıra bağıra aslında omuzla vurmak daha zor kafalıktan bile değerli olmalı diyor...
işte polemik bu. al sana polemik. bundan alasını hiçbir sözlükte bulamazsın. ben bizzat her gün arıyorum. saffet diye diye nicesine sarılıyorum. sonuç hüsran. hiçbir sözlük kullanıcısı muz ortayı omuzla gol yapan bir saffet kadar polemik yaratamaz ben bunu bilir bunu söylerim arkadaş. boşuna götünü yoruyorsun koca gün plastik sandalyende. saffet oğlum sen misin? geldiysen üç kere şukelaya bas.
#1045724